Akvaryum

Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip ediyormuş. Temel sormuş: - Ula bu nası olur? Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler demiş. Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne görsün? Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir kapıyor.

Kocalar

Gazeteci sık sık evlenip boşanmasıyla ünlü sarışına sormuş: - "Altıncı kocanızla nerede tanıştınız?" - "Beşinci kocamı arabasıyla ezdiği yerde."

Çakmak

20'şeryıl hapis yiyen iki mahkuma her onar yıl için ne istedikleri sorulur, birinci mahkum ilk on yıl için yetecek şekilde kitap ister.ikinci mahkumda on sene yetecek kadar sigara ister. on yıl sona erince ikinci on yıl için ne istediklerini sorarlar.ilk mahkum onyıl yetecek şekilde kitapla birlikte birde gözlük ister.ikinci mahkumun koğuşuna girince bakarlarki sigaralar aynı şekilde kaldığını anlarlar ve ikinci on yıl için ne istediğini sorarlar adam da feryatla çakmaaaaaaaaaaaaaaaaakkkkkkk !

Saat Kaç

Acemi boksör daha ilk rauntta yediği yumrukla ringe serilince, hakem saymaya başlamış: - Bir... İki... Üç... Tam o sırada antrenörü boksöre yaklaşıp, kulağına fısıldamış: - İyice dinlen, sekizden önce kalkma... Genç boksör güçlükle mırıldanmış: - Peki şimdi saat kaç!

Kocamaz Gönül

Abdülhak Hâmid'in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamid'e döner ve: - "Efendim, gönül kocamaz!" der. Hamid cevap verir: - "Kocamaz tabii ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez."

duh

Adamın biri bara girmiş, masaya çıkarak bağırmış:
- "Ey ahali ben adamın cinsel organını dah deyince kaldırır, duh deyince indiririm." Herkes gülmüş ama adam iddialı. 18 yaşında bir çocuk bulmuşlar, adam dah demiş çocuğun aleti dimdik, duh demiş hemen inivermiş.
- "Bu gençtir her zaman organı kalkabilir " diyerek 80 yaşında bir dedeyi ileri itmişler.
- "Hadi sıkıyorsa bunu kaldır" demişler. Adam dah demiş dedenin aleti dimdik, dede hışımla silahını çekerek bağırmış:
- "Duh diyeni yakarım laaaaan!"

Koca Bir Yalan

Dil Bilgisi dersinde bayan öğretmen zamanları anlatıyordu ve örneklerle açıklamasını sürdürdü: - "Eğer 'Ben güzeldim' dersem, bu geçen zamandır." - "Eğer 'Ben güzelim' dersem, bu ne olur çocuklar?" Öğrencinin biri arkadan bağırdı: - "Koca bir yalan!"

Kıyamet Ne Zaman kopacak

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar: - "Kıyamet ne zaman kopacak?" Hoca: - "Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopacak" demiş.

İçki öldürür

Albay askerlerin içki içmelerine engel olmak için kantinin duvarına bir yazı asmıştır. Yazıda:
- "İçki öldürür" diye yazıyormuş. Ertesi gün oradan geçen albay ne görsün? Biri yazının altına şunları ilave etmiş:
- "Asker ölümden korkmaz!"

Joe

Amerika`da yaşayan ünlü bir mafya babasının karısı doğum yapacakmış. Hastaneye kaldırmışlar. Doktorlar, hemşireler etrafında pervane. Kadını doğumhaneye almışlar. Kadın ikiz doğuracakmış. İlk çocuk gelmeye başlamış. Çocuk kafasını çıkarınca etraftaki kalabalığı görür görmez hemen bağırmış:
- "Hey Joe, ön kapıyı tutmuşlar, arka kapıdan kaçalım."

Uçakta

Temel ile annesi uçakta gidiyorlarmış, pilot motorlar durdu çalışmıyor demiş. Temel'in annesi: "Tüh gene mi burda kalduk" demiş.

Hıyar Tarlası

Amerikan askerleri, Türk askerlerine saldırmak üzereydi. Bunu gören komutan şöyle seslenir:
- "Askerler, çabuk donunuzu indirin ve eğilin, burayı kabak tarlası zannetsinler" Amerikan uçakları transit devam eder. Az sonra bir Türk askeri Amerikan uçaklarının geri döndüğünü görür ve şöyle der:
- "Komutanım, komutanım şimdi de önümüzü dönelim de burayı hıyar tarlası zannetsinler."

Evli Değilim

Asker, komutanın karşısına çıktı, izin istedi. Komutan sebep sordu:
- "Efendim, karım çocuğumuzun çok hasta olduğunu yazmış da"
- "Yalan söylüyorsun. Çünkü karından gelen mektubu ben de okudum, hiç öyle bir şeyden bahsetmiyordu." Asker selam verdi, tam kapıdan çıkarken döndü ve samimiyetle:
- "Komutanım, ikimiz de yalancıyız anlaşılan. Çünkü ben evli değilim."

Kıtlık Sebebi

İki adam ışıklarda karşılaşmış. Birisi çok şişman, diğeri de çok zayıfmış. Şişman adam zayıfa dönerek: - "Seni görende kıtlık var sanır" demiş. Zayıf adam da: - "Seni gören de kıtlığın sebebini anlar" demiş.

Yorgan Gidince

Gecenin bir yarısında Hoca'nın evinin önünde iki kişi kavgaya tutuşunca Hoca meraklanmış. Karısının itirazını dinlemeden dışarı çıkmış. Üstüne de serinlikte üşümemek için yorganını almış. Adamlara: - "Yahu durun, neden kavga ediyorsunuz?" demeye fırsat kalmadan biri Hoca’nın sırtındaki yorganı kaptığı gibi kaçmış. Öteki de başka bir yöne sıvışmış. Hoca eve eli boş dönmüş. Karısı sormuş: - "Eee Hocam kavgayı ayırabildin mi?" Hoca: - "Hayır hanım. Yorgan gitti, kavga bitti" demiş.

Kurşunsuz

Askerin biri, komutanını evine bırakırken yolda arabanın benzini biter, asker arabayı durdurur. Askerin de çok fena çişi gelmiştir. Fırsat bu fırsat deyip başlar arabanın deposuna işemeye. Bunu gören komutan askere sorar:
- "Oğlum şimdi senin yaptığın normal mi?" der. Asker de cevap verir:
- "Hayır komutanım kurşunsuz."

Başçavuşum

Başçavuş, karargahtaki erlerin teftişiyle meşguldür, aniden üçüncü katın penceresinde hava almakta olan bir çift iri kalça gözüne çarpar. Merdivenleri dörder dörder çıkar, hışımla odanın kapısını açar ve bağırır:
- "Hangi sersem kıçını pencereye çıkardı!" Genç bir asker:
- "Ben başçavuşum, hava o kadar sıcaktı ki"
- "Ulan eşşoğlueşşek, ya general yoldan geçseydi. Ne olurdu?"
- "Geçti ki başçavuşum."
- "Peki, bir şey demedi mi ulan!"
- "Dedi başçavuşum"
- "Ne dedi?"
- "Günaydın Başçavuşum dedi."

Neden Zehirledim

Temel ölüm döşeğindedir. Karısını yanına çağırır: - "Bak Fadime, artık ölmek üzereyim sana söylemek istediğim birkaç şey var." - "Dinliyorum." - "Ben seni birçok kere aldattım." - "Biliyorum." - "Nasıl yani? Bunca zamandır biliyor muydun?" - "Seni neden zehirledim sanıyorsun?"

Merak ettim

Temel tıraş olmak üzere banyoya girer. Kocasının uzun süre çıkmadığını gören Fadime merak edip içeri girer. Kocasının aynanın karşısında gözleri kapalı halde görünce merak edip sorar: - "Uşağum telurdun mi yoksa? Napayisun?" - "Ula ne telurması, uyurçen nasıl olduğumu meraç ettum da ona bakayrum"