-->

Komikler Burada

En Komik ve En Eğlenceli Fıkralar, En komik Videolar, En komik Resimler, En Güzel Hazır Mesajlar.

Kayserili Fıkraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayserili Fıkraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2017 Pazar

Satılık Toyota

Satılık Toyota - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Kayserili'nin eşi ölmüş. Gazeteye gitmiş ve en ucuzundan, standart bir ilan vermek istemiş.
Önüne konan kağıda istediği ilanı yazmış:
- "Ayşe'yi kaybettim. Üzgünüm."
İlan görevlisi ilanı görünce uyarmış:
- "İsterseniz 6 kelimeye kadar uzatabilirsiniz, üç kelime daha hakkınız var."
Kayserili:
- "Aynı paraya mı?" diye sormuş.
Görevli:
- "Evet aynı paraya" deyince, Kayserili üç kelime daha eklemiş:
- "Satılık Toyota var!"

18 Temmuz 2017 Salı

Pastırma

Pastırma - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Kayserilileri kızdırmak için, eşek etinden pastırma yaptıklarını her fırsatta söyleyen biri, yine bir Kayseriliye bunu sormuş:
- "Sizde eşek etinden pastırma yaparlarmış doğru mu?"
Kayserili:
- "Kayseri'ye gidecek misin?"
Adam:
- "Yok, gitmeyeceğim."
Kayserili adamı rahatlatmış:
- "O halde merak etme, senden pastırma yapmazlar."

14 Temmuz 2017 Cuma

Siyaseti Öğren

Siyaseti Öğren - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Kayserilinin biri ilahiyat okumak için Mısır'a EL-Ezher Üniversitesine gitmiş. Yedi senelik okulu memleketine hasret kaldığı için, altı sene sonra bırakmak istemiş. Hocası buna üzülmüş ve ona:
- "Oğlum gel, bir sene daha oku da, İslam'da Siyaseti öğren." demiş.
Kayserili ısrar etmiş ve:
- "Bana Siyaset miyaset lazım değil" demiş.
Kayserili, köyüne geldikten sonra camiye gitmiş ve hocanın vaazını dinlemeye başlamış. Duydukları öğrendiklerinin tam tersiymiş. Hoca kafirlerden dinsizlerden bahsediyormuş ki, bizim Kayserili ayağa kalkmış ve hocaya:
- "Hocam anlattıklarınızın hepsi yanlış." demiş.
Bunun üzerine hoca:
- "Aha kafirin teki de bu." demiş.
Bunun üzerine bütün cemaat bizim Kayserilinin üstüne yürümüş.
Canını zor kurtaran Kayserili, hemen Mısır'a geri dönüp başından geçenleri hocasına anlatmış ve son senesini de okuyup, tekrar köyüne dönmüş. Yine Camiye girmiş ve aynı Hocayı dinlemeye başlamış. Bir müddet sonra ayağa kalkmış ve:
- "Hocam, kusura bakmayın. Geçen sene size karşı çok büyük bir hata yaptım. Mısır'da hocamla konuştum ve siz haklıymışsınız. Hatta, sizden bir kıl koparan, Cennete gidecekmiş." deyince bütün cemaat ayağa kalkıp, hocanın üstüne yürümüşler.

9 Temmuz 2017 Pazar

Kayserilinin Prensibi

Kayserilinin Prensibi - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Kayserili bir genç, yeni işe başlamış. Bir aylık çalışma sürecinin sonunda, ilk maaşını almak için bankamatiğe gittiğinde, anlaştıkları maaşın 300 TL üzerinde bir ücret yatırıldığını görmüş. Hiç sesini çıkartmadan, sevinerek maaşı çekmiş. Aradan bir ay daha geçmiş. Tekrar maaşını çekmeye gitmiş, bakmış bu sefer de 150 TL eksik yatmış. Hemen muhasebeye gidip itiraz etmiş ve:
- "Neden maaşım eksik yattı?" diye sormuş.
Bunun üzerine muhasebeci:
- "Neden geçen ay 300 TL fazla para yatırdığımızda itiraz etmediniz de, şimdi eksik yatınca itiraz ediyorsunuz?" diye sormuş.
Kayserili genç, sakince cevap vermiş:
- "Prensibimdir, ilk hatayı her zaman affederim."

19 Nisan 2017 Çarşamba

Müsrif Kadın

Müsrif Kadın - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Kayserili iki arkadaş aralarında konuşurlarken, biri diğerine karısından dert yandı:
- "Yahu bizim hanım çok müsrif. Para yetişmiyor. İnanmazsın, Pazartesi 100 lira istedi, Salı 200 lira, Çarşamba 400, dün de 700 lira."
- "Acıdım sana vallahi, nereye harcıyormuş bu parayı?"
- "Ne bileyim ben, verdiğim yok ki."

19 Mart 2017 Pazar

Sahte Para

Sahte Para - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Oğlu, Kayserili babasından para ister:
-"Baba bana 500 lira verir misin?" der.
Baba:
- "400 Lira mı? Ne yapacaksın lan 300 Lirayı? 200 Lira neyine yetmiyor. Al sana 100 Lira." der ve çıkartıp 50 Lira verir.
Oğlu pişkin pişkin güler:
"Bana zaten 50 Lira lazımdı." der.
Babanın yanıtı :
- "Bak kerataya, sahte para vermesem beni kazıklayacaktı."

3 Kasım 2016 Perşembe

Yanlış ata bindin

Kayserili ve Trabzonlu iki aile at yetiştirirlermiş. Bir tanesi beyaz at, diğeri siyah at yetiştirirmiş. Günlerden bir gün aralarındaki gizli rekabet öyle bir hale gelmiş ki, bir engelli yarış düzenlemeye ve kozlarını paylaşmaya karar vermişler. Kaybeden ailenin insan içine çıkması mümkün değil. Neyse, yarış günü gelmiş herkes orada. Atlardan beyazına Kayserili jokey, siyahına Trabzonlu jokey biniyor. Yarış başlamış, müthiş bir heyecan. Son engele kadar başa baş gitmişler ve tesadüf bu ya son engelde iki at da takılmış ve jokeyler yere düşmüş. Daha çabuk toparlanan Trabzonlu jokey hemen ata binerek bitiş çizgisini geçmiş ve sevinç içinde ailesine doğru ilerlemiş, fakat ailede suratlar asık. Trabzonlu jokey buna bir anlam verememiş ve sormuş: - "Niye öyle bakıyorsunuz, yarışı kazandık işte?" - "Salak! Yanlış ata bindin!"

20 Ekim 2016 Perşembe

Mühendis Getirdik

Kayseri'nin bir köyünde imece yöntemiyle yol yapılıyor. Bunun için de eşekten yararlanılıyor. Eşek hangi yolu izlerse, orası genişletilip araba yoluna dönüştürülüyor. Köye gelen Amerikalı Barış Gönüllüsü, ne olup bittiğini kavrayamadığı için sorar:
- "Ne yapıyorsunuz öyle?"
- "Yol yapıyoruz."

Kayseriye Liman

Mecliste Kayseri Milletvekilinin hafif yollu şekerlediği bir sırada Trabzon Milletvekili konuşmasını yapıyormuş. Kayserili vekil, uyanmış ki Trabzonlu vekil kürsüden Trabzon'a bir şeylerin yapılmasını istiyormuş. Bizimki ne istediğini anlayamadığı için sıkıntıya girmiş. Trabzon'a bir şey yapılacaksa Kayseri'ye de yapılmalı diye düşünmüş. Söz alıp:
- "Sayın vekilin Trabzon'a yapılacaklar hususundaki açıklamalarını takdirle karşılıyoruz, lakin bu konuda
Kayseri'nin de ihmal edilmemesini istiyoruz."
Mecliste bir gülüşmedir başlamış. Vekil şaşırmış, ne oluyor gibisinden bakınırken Meclis Başkanının sesi duyulmuş:
- "Sayın vekil, Kayseri'ye denizi getirdiğiniz gün söz veriyoruz, Kayseri'ye de bir liman yapılacaktır."

2 Ekim 2016 Pazar

Erciyes

Yıllarca Kayserililer ile ermeniler birlikte yaşamışlardır. Birbirleriyle sıkı münasebetlerinin fazla olduğu yıllarda, bir Kayserili, ermeni arkadaşından borç para ister. Ermeni arkadaşı ne zaman ödeyeceğini sorar. Kayserili: -"Şu Erciyes Dağı'nın karı eriyince borcumu öderim. " Ermeni, bir yıl bekler. Kayseriliden ses yoktur. Gider yanına ve alacağını ister. Kayserili, Erciyes'i gösterir ve daha üzerinde kar olduğunu söyler. Bir süre sonra ermeni, Kayserilinin oyununa geldiğini anlar. Bunu içine sindiremez. Artık karar vermiştir ve o da bir başka Kayseriliyi kandıracaktır. Gider bir arkadaşına ve borç ister. Kayserili ne zaman ödeyeceğini sorar ve o da aynı cevabı verir: -" Erciyes'in karı eriyince" "Pekiyi" der Kayserili. Aradan bir yıl geçer ve Kayserili hemşerim alacağını istemek için ermeniye gider. Ermeni vatandaşımız bu durumu beklediği için çok rahat bir tavırla Erciyes'i gösterir ve hâlâ karın erimediğini söyler. Kayserilinin de cevabı hazırdır: -"O gördüğün kar, bu yılın karı. Geçen yılın karı çoktaaaan eridi" Ermeni ne yapacağını şaşırır ve çaresiz borcunu öder.

22 Mart 2012 Perşembe

Araba

Biri Adanalı, diğeri Kayserili iki çiftçi sohbet ederken tabi haliyle zenginlikleriyle övünecekler.Adanalı: "Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya çiftliğin bir ucundan, akşam oluyor biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoruz" Kayserili de hazır cevapmış: "Bizim de vardı öyle bir arabamız, geçenlerde satıp yeni modelini aldık."

5 Şubat 2012 Pazar

Yakın Lan

Kars tren garinda Istanbul'a hareket etmek üzere Dogu Ekspresi hazir beklemektedir. Kayseri'li is için geldiği Kars'tan dönmek üzere trene biner ve kompartmanini bulur. Içeride iki tane 45-50 yaslarında adam ve birde 20 yaslarında genç vardir. -"Selamun Aleyküm" diyerek Kayseri'li içeri girer.Içerdekiler; -"Aleyküm Selam" derler. Kayseri'li yerine oturur ve bir süre sonra tren hareket eder.Yolculugun basinda hiç kimse konusmamaktadir.Yalniz genç çocuk biraz sikintilidir.Orta yaslilardan birisi çocugun bu halini görür ve laf atar. -"Hayrola genç senin bir derdin mi var?" Çocuk dayanamaz baslar anlatmaya: -"Ya abi ben Istanbul Üniversitesinde öğrenciyim.Yari yil tatili için köyüme geldim. Zavalli anam beni okutabilmek için kötü yola düsmüs. Kadini o halde görünce çok canim sikildi. Üzüldüm" der. Bu sefer soruyu soran adam çocugu teselli etmek için söze baslar. -"Bak aslanim ananla iftihar et kadincagiz seni okutabilmek için nelere katlaniyor. Ben falanca yerin genel müdürüyüm. Anacigim beni okutabilmek için her gece pavyonlarda konsomatrislik yapardi. Üzülme" der.B u sefer öteki orta yasli adam lafa karisir. -"Yavrum gördün iste analik hakkı ödenmez. Beyefendi doğru söylüyor ben ki filanca şirketin patronuyum anam beni okutabilmek için her gece kendini satardi. Bosver" der. Tabiki Kayseri'nin de konusmasi lazım. Elini cebine atar ve bir uzun Samsun paketi çikartir. Diğerlerine ikram ederek söyle der: -"Yakin lan orospu cocuklari birer tane...."

30 Ocak 2012 Pazartesi

Kayserili Çocuk ve Yahudi

Kayseri'deki Kale Çarşısında eskiden Yahudilerin de dükkanları varmış. Bir gün Kayserili bir çocuk, elinde ortası delik irice bir altın, içerisinden lastik geçirmiş sallayarak oynuyor. Yahudi esnaf bu çocuğu görür de yerinde durabilir mi? Hemen çocuğun yanına gider; - Oğlum elindekini bana ver, ben de sana şeker vereyim. - Hayır vermem. - Bir kutu şeker vereyim, - Hayır. - Daha ne istersen veririm. - Her istediğimi de yapar mısın? - Evet yaparım. - Öyleyse sırtına bineyim. Ben 'deh!' deyince koşup 'çüş!' deyince durasın. Ben ne zaman sana anır dersem avazın çıktığı kadar anıracaksın. Yahudi bu teklife yanaşmayacak gibi olmuşsa da altının kıymetini bildiği için dayanamamış, çocuğun bütün istediklerini yapmaya razı olmuş. Bizim Kayserili küçük binmiş yahudinin sırtına, çarşıda dolaştırıp her yerde anırtmış. Yahudinin sesi az çıkacak olsa daha fazla bağırtmış. Dönmüşler dolaşmışlar Yahudinin dükkanının önüne gelmişler. Yahudi: - Ben sözümde durdum, şimdi sıra sende, hadi ver bakalım şimdi onu. Kayserili çocuk biraz mesafeyi açıp şöyle demiş: - Eee Sen bu eşekliğinle bunun kıymetini bileceksin de ben Kayserili olup bilmeyeceğim, öylemi!..

22 Ocak 2012 Pazar

Eşşekbaşı

Bilindiği gibi Kayserililer ticaretci bir ruha sahip insanlardır. Mal almak için istanbula giden bir Kayserili çok güzel ve geniş, hemde köşe başı bir dükkanı görünce burada çok güzel ticaret yapılır düşüncesiyle dükkanın içine gayri ihtiyari uzun uzun bakar.
Bunu gören dükkan sahibi:
- Ne bakıyorsun?
- Hiç burada ne satılıyor diye baktım.
- Eşşekbaşı.
- Belli oluyor hepsi satılmış, bir tane kalmış.

Bilmece

Kayserili, trende yolculuk etmekte... Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuşurlarken:
- Gel seninle birbirimize bilmece soralım, der. Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm.
- Tamam, der. Sor bakalım.
- Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar?
Öteki yolcu düşünür, bilemez:
- Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar?
Kayserili, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir:
- Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.

Kayserili Yüzü

Kayserili tıraş olacaktı. Berber buyurun deyip döner koltuğu gösterince koltuğu çevirdi, sırtı aynaya gelecek şekilde oturdu. Berber şaşırdı:
- Beyefendi, neden ters oturdunuz?
Kayserili, telaşsız:
- Sabah sabah, dedi, Kayserili yüzü görmek istemem de...

Buradan girilir

Kayserili Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir köşede üç beş kuruş da biriktirebiliyordu.
Günün birinde sağındaki dükkan boşaldı, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet başladı, işleri
kötüye gitti.
Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :
Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı.
Solundaki, en büyük tuhafiye mağazası, yazılı bir bez asmıştı.
Bizimki, ikisinin ortasına şu yazıyı koydurdu :
Mağazaya buradan girilir.

Otelin Sahibi

Birgün adamın biri bir otele gitmiş. Otelde akşam yemeği yerken garson yanına yaklaşmış sormuş.
- Bir emriniz varmı dır? diye.
Garson okadar güzel sormuş ki adamın dikkatini çekmiş. O anda adam sormuş garsona;
- Nerelisin?
Bizim garson hemen cevap vermiş;
- Kayseriliyim.
- Kaç senedir bu otelde çalışıyorsun?
Bizim Kayserili hemen cevap vermiş;
- Onsenedir.
- Onsenedir bu otelde çalışıyorsun oteli hala üzerine geçiremedin mi?
Bizim Kayserili derin bir nefes çekmiş;
- Ah sorma dayı sorma... Bu otelin sahibi de kayserili de ondan geçiremedim demiş.

Pazarlık

Küçük Kayseriliye hocası sormuş:
- "Altı kere altı?"
- "Otuz dokuz."
- "Otur, sıfır."
Arkadaşı sorar :
- "Bildiğin halde neden otuz dokuz dedin?"
- "Pazarlık edecektim, anlamadı"

iki kilo yeter

Adamın biri, Kayseriliye sormuş :
- Bir eşeği boyamak için kaç kilo boya gerek!
Adamı baştan ayağa süzen Kayserili :
- Senin boydaki bir eşek için iki kilo yeter!