Google Translate

Son Yorumlar

Beni Gördün mü?

Beni Gördün mü - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Soyguncunun biri, bir bankaya girmiş. Silahını çekip havaya bir el ateş etmiş ve herkesin yere yatmasını istemiş.
Kısa sürede veznedeki paraları çantaya doldurmuş ve kapıya yönelmiş. Kapıya doğru giderken, yerde yatan adamlardan birine sormuş:
- "Beni gördün mü?"
Yerde yatan adam korku ve şaşkınlıkla cevap vermiş:
- "Evet, gördüm."
Bunun üzerine soyguncu, tek el ateş edip, adamı alnından vurmuş.
Soyguncu tam kapıdan çıkmak üzereyken, kapının yanında duran kadın ve kocasını fark etmiş.
Adama sormuş:
- "Beni gördün mü?"
Adam gayet soğukkanlı bir şekilde cevap vermiş:
- "Valla ben hiç bir şey görmedim, ama benim hanım gördü galiba!"

Zeytin

Zeytin - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş. İki üç sokak ileride oturan, az buçuk tanıdığı bir kadın gelmiş ve:
- "Zeytinin iyi mi?" diye sormuş.
Hoca:
- "Tadına bak." demiş.
Kadın:
- "Ben orucum." demiş.
Hoca:
- "Madem oruçlusun zeytini al git, parasını sonra ver." demiş.
Tam bu sırada, Hocanın aklına birden Ramazan Ayında olmadıkları gelmiş ve kadına sormuş:
- "Tuttuğun oruç ne orucu ki?"
Kadın:
- "Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum." demiş.
Bunun üzerine Hoca zeytinleri vermekten vazgeçmiş.
Kadın:
- "Biraz önce al git dedin, ne oldu da vazgeçtin Hoca?" diye sormuş.
Hoca cevap vermiş:
- Git anam git. Allah'a olan borcunu üç senede veriyorsan, bizim borcu ne zaman getirirsin kim bilir."

Nerede O İbne?

Nerede O İbne - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Çok zengin bir adam, evindeki havuzun kenarında verdiği meşhur sosyete partilerinden birinde, partiye heyecan katmak için, bir yarışma düzenlemeye karar vermiş. Bunun için akvaryumundaki pirana balıklarını havuza atmış ve mikrofonu eline alıp:
- "Kim içinde pirana balıklarının bulunduğu bu havuza atlayıp, karşıdan karşıya yüzerek geçerse, sarışın bir bayanla sabaha kadar eğlenecek." demiş. Kalabalıktan ses seda çıkmamış.
Bunun üzerine zengin adam ödülü artırmaya karar vermiş ve:
- "Kim havuzu yüzerek karşıdan karşıya geçerse, bir sarışın ve bir de esmer kadınla beraber eğlenecek." demiş. Yine kimseden ses çıkmamış.
Bunun üzerine zengin adam:
- "Ödül, bir sarışın kadın, bir esmer kadın ve yanında da bir tane ibne." deyince "şlaaps" diye bir ses duyulmuş. Bir de bakmışlar ki bizim Temel, havuzda çırpına çırpına yüzerek, karşı taraftan çıkmış. Temel havuzdan çıkar çıkmaz hemen koşarak, tekrar havuzun öbür kenarına gelmiş ve:
- "Nerede o ibne?" diye bağırmış.
Bunun üzerine ev sahibi:
- "Beyefendi ne kadar sabırsızsınız, sarışın ve esmer kadınlar varken, ibneyi ne yapacaksınız?" diye sormuş:
Bunun üzerine Temel cevabı yapıştırmış:
- "Sizin vereceğiniz İbne değil, beni havuza iten ibne nerede?"

12 ile 14 Arası

12 ile 14 Arası - Deli Fıkraları - Komikler Burada

Doktor akıl hastasına sorar:
- "Neden saat 12 ile 14 arası çölü geçemezsin?"
- "Çünkü gökten fil düşer."
- "Peki değiştirelim konuyu, neden timsahlar yassıdır?"
- "Çünkü saat 12 ile 14 arası çölü geçmeye kalkmışlardır."

Yönetici Kursu

Yönetici Kursu - Komik Diyaloglar - Komikler Burada

* Kendi yapabileceğiniz, fakat astlarınıza da yaptırabileceğiniz ufak tefek işleri, mutlaka astlarınıza yaptırın. (Yaptığı işi yine beğenmeyin.)

* Onları yanınıza çağırıp acil iş vereceğiniz vaktin, mesai bitimine 5 dk. kala veya öğle arası olmasına dikkat edin.

* Fırça atacak bir bahane bulduğunuzda fırsatı sakın kaçırmayın.

* İşiniz icabı firmada olmayacağınız günlerde, gitmeden onlara zor görevler verin ve geldiğimde tamamlanmış olsun deyin. Gittiğinize sevinemesinler.

* Her ofise bir yazıcı değil, her kata bir yazıcı tahsis edin.

* İşinize yaramasa bile astlarınızdan hazırlaması zor raporlar isteyin.

* Size sunulan rapor ne kadar özenle hazırlanmış olursa olsun eksik tespit edin ve beğenmediğiniz kısımlarına çizik atın.

* Asla astlarınıza özel hayatınızdan bahsetmeyin. Onların yanında sürekli işten bahsedin.

* Günaydın, iyi akşamlar derken bile ses tonunuz donuk olmalı.

* Astlarınızın yaptığı işleri beğenmeme yönünde tavır alın.

* Size espiri yapıp da havayı yumuşatmak isteyenlere tebessüm etmeyin.

* Onlara zor görevler verin ve gerçekleşmesi için kısa vakit tanıyın.

* Bir işi bitirmeden başka bir iş daha vermeye çalışın.

* Şikayetlenirlerse yaptığı işin basit birşey olduğunu ima edin.

* Toplantılarınızda bitirilmiş işlerden değil bitirilmemiş işlerden bahsedin.

* Pazartesi günü öğleden önce toplantı yapın, bitiremedikleri işler için neden cumartesi pazar bitirmediniz diye sorarak ücretsiz fazla mesaiye alıştırın.

* Firma dışında olduğunuz zamanlarda telefonla hesap sorun.

* Onlara verdiğiniz işin daha pratik çözüm yollarını bilseniz bile onlara söylemeyin. Kendileri uğraşıp bulabiliyorlarsa bulsunlar.

* Doldurmasını istediğiniz tablo türünden boş raporları kağıt olarak verin, elektronik ortamda geri isteyin. Uğraşıp aynı tabloyu bir daha çizsinler.

* Astlarınız "müsaitseniz felan iş konusunda görüşecektim" gibi birşey sorduğunda müsait olsanız bile meşgulmüş gibi onu biraz bekletin.

* Hediye vermek isterlerse kabul etmeyin.

* Sizden izin isterlerse sebebini sorun ve izin verseniz bile zorluklar çıkartın ki bir daha izin isterken iyice bir düşünsün.

* İzin isteme sebebine göre mümkünse izin kağıdına yazdığı tarihten başka bir tarihe izin verin ki belki başka bir firma ile randevulaşıp iş görüşmesine gidiyordur.

* İzin isteme sebebi belgelenebilecek bir şeyse (para çekme, doktora reçete yazdırma gibi) izin dönüşü o belgenin fotokopisi isteyin.

* Satışlar iyi gitse bile sürekli kötüymüş gibi bir hava verin.

* Zam verme konusunda yetkiniz varsa zam isteyenlere vasıflarındaki eksikliklerden (ileri düzey ing.sertifikası vs.) bahsedin. Önce o vasfı kazanması gerektiğini söyleyin.

* Astlarınızdan birine verdiğiniz bir işi bazen ötekine de verin ki, aynı işi ayrı ayrı yaptıklarını anladıklarında sizin onlara pek güvenmediğinizi anlasınlar.

* Astınızı oturuyor gördüğünüzde "felan iş ne oldu bak ta gel gibi" bir soruyla onu yerinden kaldırın.

* İki astınızı iş dışında konuşuyor olduğunu hissettiğinizde yanınıza çağırıp "felan acil iş sonuçlandı mı?" gibi sorularla onu rahatsız edin.

* Boş kadro oluştuğu zaman yeni eleman hemen almayın. Diğer personel işleri yürütüyorsa gözlemleyin ve sessiz kalın. İşler  yürüyorken niye bir kişi alıp maaş veresiniz ki. Bırakın boş kadroya rağmen işleri yürüten diğer personel belki kendilerinin makamı
arttırılır diye idealist çalışsınlar. Ümitvar olmaları, çalışmaları için güzel birşeydir.

* Eğer boş kadroya eleman alma zorunlu hale geldiyse yine de aceleci olmayın. Biriken işleri yeni eleman iş bulmanın sevinci içinde yapar nasıl olsa.

* Eğer boş kadro müdür veya şef pozisyonunda ise yeni aldığınız kişiyi "sorumlu" sıfatıyla işe alın ama müdür veya şefin tüm sorumluluklarının hesabını ona sorun. Böylece aynı görevi yapan kişiye hem daha az maaş verirsiniz. Hem de haddini ona bildirmiş olursunuz.

* Eğer sorumlu sıfatındaki kişi kendisinin neden sorumlu diye geçtiğini sorarsa daha yeni işe girdiğini hemen aceleci davranmaması gerektiğini zamanı gelince yapılacağını söyleyin. O zaman belki hiç gelmeyecektir ama bırakın ümitvar olsun.

* Zam dönemi geldiğinde işi ağırdan alın. 2 veya üç ay sallayın. Soranlara konunun henüz görüşülmediğini, geçmiş ayların farklarını sonradan alabileceklerini ima edin. Ama geçmiş ayların farklarını vermeyin.

* Firmanızın araç park bölgesi varsa astlarınızın arabalarını oraya park etmelerini yasaklayın. Bunu direk siz söylemeyin. Güvenlik görevlisine talimat verin.

* Firma içerisinde yapılmaması gereken davranışları yazılı olarak tebliğ edin ve imza alın.

* Astlarınızla telefon görüşmelerinde telefonu siz kapatmadığınız sürece onların kapatmaması gerektiğini prensip edinin. Belki o söyleyeceklerinizi bitirdiniz sandı ama sizin aklınıza başka bir konu geldi. Ya da başka bir talimat daha vermesin diye kasıtlı yaptı.
Eğer sizden önce kapatırlarsa tekrar arayıp neden önce kapattığının hesabını sorun.

* Bir astınıza bir talimat vereceğiniz zaman telefonla görüşüyorsa telefonu "sonra tekrar ararım" deyip kapatmasını, sizi bekletmemesini sağlayın.

* Mesai bitiş saati bile olsa ayrılmadan size haber vermeleri gerektiğini prensip edinin. Haber verdiğinde ise felan iş ne oldu gibi rahatsız edici sorular sorun.

* Haftasonu tatilinde siz firmada iseniz, astınızın evini veya cebini arayacak bir bahane bulunuz. Direk siz görüşmeyin başkasına aratın ve hemen firmaya gelmesi gerektiğini kendisine bildirin. Ya gelecektir ya gelemeyecektir yada kasten gelmeyecektir. Ama her halukarda keyfi kaçacaktır.

* Astınız senelik izinde iken siz çalışıyorsanız onu rahatsız etmenin vakti gelmiş demektir. Onu arayarak falan dosyayı nereye kaldırdın veya nereye kaydettin gibi sorularla hedefi vurunuz.

* Arada bir "ekibimden memnun değilim" gibi sözlerle egolarının damarına basınız.

* Elemana ihtiyacınız olmadığı zaman gazeteye "eleman alınacaktır" ilanı veriniz ama ilanda firma adı olmasın. Müracaatlar felan nolu posta kutusuna yapılacaktır diye yazdırın. Sizin elemanlardan müracaat edenleri tespit edip, yanınıza çağırın ve başvurusunu kendisine iade edin.

* Telefonlara 1 dk. dış hat sınırı koyun. Vakti aşınca otomatik kesilsin.

* Firmanızın muhtelif yerlerine kamera döşetin. Uygunsuz davranışları ekrandan tespit ettiğinizde telefonla anında arayıp uyarın ki gözlemlendiklerini anlasınlar.

* Sizden önce firma personele ikramiye veriyor idiyse önce ikramiyeleri maaşlara eşit dağıtın. Sonra maaşlar yüksek diyerek zam döneminde zam yapmayın.

* Firmanızda bilgisayar ağının server'ından kim hangi sitelere girdiğini kontrol ettirin. Uygunsuz sitelere girenlere uyarı yazın.

* Faks cihazından kim nerelere ne çekmiş raporu alın.

* Santralden hangi iç hat nereleri ne kadar aramış raporu alın.

* Bant, makas, kağıt gibi malzeme alım talep fişlerindeki öğeleri çizin veya miktarı azaltın. Sonra imza atın.

* Fazla mesai yapan büro personeline ücret zaten vermiyorsunuz ama devamsızlık veya mazeret izinlerinin ücretini maaşından kesin.

* Avans zaten vermiyorsunuz ama zaruri isteyenler olduğunda dilekçe ile başvuru isteyin.

* Tarafınıza yazılan dilekçelerde imla hataları bulun ve iade edip tekrar yazdırın.

* İşyerinde kahvaltıyı yasaklayın.

* Mesai başlama saatinde ortalıkta dolanın ve bakışlarınızla vaktinde işe başlayıp başlamadıklarını kontrol edin.

* Aynı şeyi mesai bitimine yakın herkesin gevşediği zamanlarda da yapın.

* Yemek saatinde yemekhaneye biraz erken girin. Erken yemek almak isteyen uyanıklar karşılarında sizin ekşi suratınızı görsünler.

* Kendinize sekreter mutlaka alın ama ayrıyeten firmaya santralci almayın. Bekçi boş boş oturuyor nasıl olsa o bağlasın telefonları.

* Bekçi demişken aklıma geldi. Arabanızı bekçiye yıkatın, sildirin. Nasıl olsa canı hep sıkılıyor. Ne diye yıkama servisine para veresiniz.

* Firmaya giriş ve çıkışlarınızda bekçiye asker selamı verdirerek egonuzu okşayın.

* Sigorta primlerini eksik gösterin, hatta bazı dönemler hiç yatırmayın.

* Hesapta para olsa bile maaşları gününde yatırmayın. Bırakın biraz repoda değer kazansınlar.

* Vergi iadesi, nema gibi paraları personele geç ödetin. Bırakın onlar da değer kazansın.

* Herşey yolunda giderken bile ortamı gerecek bir konu veya bir kurban bulun.

* Mesai bitiminde servislerin tamamı birden talimat almadan kalkmasın. Servisleri vaktinde kaldırmamak için servise binmesi gereken birilerini oyalayın ve servislere birazdan geliyor deyin. Servis araçlarını bir süre beklettikten sonra oyaladığınız kişi gelemeyecek diye servisleri gönderin. Hem servisler geç kalksın hem oyalayıp iş verdiğiniz personel servise binemesin.

* İş başvurusu görüşmelerinde işe almaya karar verdiğiniz personele o an için çok iyi davranın. İşe girince de feleği şaşsın.

* İşe almamaya karar verdiğiniz görüşmeciye ise kök söktürün. Ama biraz ümit verin. Sonradan ise başvurunuz kabul edilmemiştir diye bir bildirim yapmayın. Ümit içinde bekleyip dursun. Eğer o kişi sizi ararsa görüşmeyin. Değerlendiriliyor deyin.

* Astlarınıza önemli tecrübelerinizi anlatmayın ki size alternatif olmasınlar.

* İşe alacağınız astınızın özgeçmişi kabarık ise işe almayın ki o da size alternatif olmasın.

* Çözebileceğiniz sorunlar çoksa ve tecrübelerinizle kısa sürede çözebilecek olsanız bile bunu zamana yayarak yavaş yavaş çözün. Çünkü varlık sebebiniz sorunlardır. Onları çabuk çözerseniz artık size ihtiyaç yokmuş fikri oluşabilir.

* Sorunlar biterse kendiniz sorun yaratın ve onu çözün.

Evlilik Ağacı

Evlilik Ağacı - Yaşanmış Hikayeler - Komikler Burada

Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa da, evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi. Ama şimdilerde, küçük bir söz, ufak bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu. Bir akşam oturup ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler. Her ikisi de, boşanmayı istememekle beraber, işlerin böyle gitmeyeceğinin farkındaydılar.
Erkek:
- "Aklıma bir fikir geldi. Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer bu ağaç üç ay içinde kurursa boşanalım. Kurumaz da büyürse bunu bir daha aklımızdan geçirmeyelim. Bu süre içinde de ayrı ayrı odalarda kalalım." dedi.
Bu ilginç fikir hanımının da hoşuna gitti. Ertesi gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve birlikte bahçeye diktiler. Aradan bir ay geçti. Bir gece bahçede karşılaştılar. Her ikisinin de elinde, içi su dolu birer bidon vardı.

Toplu Sözleşme Pazarlığı

Toplu Sözleşme Pazarlığı - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Toplu sözleşme pazarlığından yeni çıkmış sendika başkanı, salonda toplanmış işçilere ateşli bir söylev çekmektedir:
- "Yoldaşlar! Yönetimle yeni bir sözleşme yaptık. Bundan böyle haftanın dört günü daha çalışmayacağız!"
Kalabalık:
- "Yaşasııın!" diye bağırır.
- "Çalışma saatimiz beşte değil, dörtte bitecektiiir!"
- "Yaşaaaaaa!"
- "Çalışmaya dokuzda değil, onbirde başlayacağııızz!"
- "Helaaallll!"
- "Maaşlarımız yüzde 150 artacaktııırr!"
- "Vaaaaaauuuuuvvvv!"
- "Yalnızca çarşambaları çalışacağıııız!"
Bu sözün ardından derin bir sessizlik olur. Derken arkalardan bir ses duyulur:
- " Her çarşamba mı?"

Kaçak Elektrik

Kaçak Elektrik - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Bir gün Temel ile Dursun çay bahçesinde buluşmuşlar ve sohbete başlamışlar. Temel durup durup offff çekiyormuş.
Dursun dayanamamış ve sormuş:
- "Ula Temel ne oldu? Niye oflayıp duruyorsun?"
 Temel:
- "Of ula of, Fadime'den hiç elektrik alamıyorum."
Dursun:
- "Evlendiğinden beri mi yoksa yaşlandığından beri mi alamıyorsun?"
Temel:
- "Evlendiğimden beri alamıyorum."
Dursun:
- "Ula Temel, bunca yıldır nasıl dayandın?"
Temel:
 - Kaçak elektrik kullanıyorum daaa!"

Hata Edersin

Hata Edersin - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Delikanlı, kompartımanda karşısında oturan genç ve güzel kadından gözlerini bir türlü ayıramıyormuş. Kadının kucağında da güzel bir köpek varmış.
Delikanlı bir ara:
- "Ah, hanımefendi, kucağınızdaki köpeğin yerinde olmayı ne kadar çok isterdim. Kim bilir ne kadar mutlu olurdum." demiş.
Kadın, delikanlıya alaylı bir şekilde bakıp cevap vermiş:
- "Hata edersiniz. Çünkü köpeğimi hadım ettirmek üzere, baytara götürüyorum."

Çeki Elden Bozdurduk

Çeki Elden Bozdurduk - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel, şehirler arası seyahatinde treni tercih etmiş ve yataklı olan kompartımana yerleşmiş. Az sonra kompartımana çok güzel bir kadın gelmiş ve tanışmışlar. Kadın İş Bankasında çalışıyormuş.
Uzun bir sohbetten sonra gece olmuş ve yatmak üzere kompartımandaki ranzayı açmışlar. Kadın üst kata, Temel de alt kata yerleşmiş.
Yatmalarından 10 dakika sonra, kadın pijamasının üstünü çıkartıp yere atmış. Temel bunu görünce, kadının kendisinden bir şeyler beklediğini düşünerek kadının yatağına alttan hafifçe vurmuş:
- "Handan Hanım."
- "Buyrun Temel Bey."
- "İş Bankasının kapıları açıldı mı acaba?"
- "Ne münasebet Temel Bey. Teessüf ederim, bu davranışınız çok çirkin."
- "Özür dilerim Handan Hanım. Ben sanmıştım ki !!!"

Yaklaşık on dakika sonra, kadın pijamasının altını çıkarmış ve yere atmış. Temel bunu görünce çıldıracak gibi olmuş ve kendini tutamayarak yeniden kadının yatağına hafifçe vurmuş:
- "Handan Hanım."
- "Buyrun Temel Bey."
- "İş Bankasının kapıları açıldı mı acaba?"
- "Temel Bey, lütfen kendinize gelin, çok ayıp."

Temel, olanlar karşısında çok zor durumdaymış ama dayanacak durumda da değilmiş. Yine de sabretmiş. Ancak 5 dakika sonra kadın bu defa çamaşırının üstünü çıkarmış ve atmış. Sabredemeyecek durumda olan Temel yeniden ranzaya vurmuş:
- "Handan Hanım."
- "Buyrun Temel Bey."
- "İş Bankasının kapıları açıldı mı acaba?"
- "Temel Bey, bu son olsun lütfen, bir daha aynı şey olursa güvenliği çağıracağım."

Temel büyük bir hayal kırıklığı ile yeniden yatmış. 5 dakika sonra kadın çamaşırının altını çıkartıp yere atmış. Bu defa kadın da istekliymiş. Aradan 10 dakika geçmesine rağmen Temelden ses gelmeyince kadın Temel'in uyuduğunu sanarak endişelenmiş ve dayanamayarak seslenmiş:
- "Temel Bey."
- "Buyrun Handan Hanım."
- "Temel Bey, İş Bankasının kapıları açıldı da !!"
- "Gerek kalmadı Handan Hanım, biz çeki elden bozdurduk !!"

Kadın Genlerindeki Kodlar

Kadın Genlerindeki Kodlar - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Kadınların erkekleri avuçlarında oynatmak için programlanmış bir toplumsal bilinç altları var. Bu kurallar her kadına, kadınlık hormonlarıyla birlikte geçiyor ve genetik olarak devam ediyor.
Kadın genlerindeki kodların şifrelerini çözdüğünüzde karşınıza çıkan liste şöyle:
1. Asla gerçekten düşündüğün şeyi söyleme. Asla!
2. Her zaman anlaşılmaz ol.
3. Aylar evvel tartışılmış bir konuyu gündeme getir, hır çıkar. Yıllar evvelki bir olayı gündeme getirerek devam et.
4. Erkeğin her şey için özür dilemesini sağla.
5. Ağla ve "Hep senin yüzünden" de.
6. adamın çantasına, elbisesinin cebine, arabasının torpido gözüne üzerinde "Seni seviyorum" yazan notlar bırak.
7. Erkeğin gözlerinin içine bak, sonra bir kahkaha at, adam ne olduğunu anlayamasın, bir kahkaha daha at.
8. Ağla.
9. Adam "güzel gözlerin var" dediğinde "O kadar mı?" diye sor.
10. Her yere ve her şeye geç kal. Adam gecikecek olursa bas bas bağır.
11. Regl döneminin cinayeti affettirici unsur olabileceğini anlat.
12. "Bilmem anlatabiliyor muyum?" de adamın gözlerine bak, sonra adamın söyleyeceği her şeye "anlamamışsın" cevabını ver.
13. Babanın silah koleksiyonundan, abinin kara kuşak karateci olduğundan bahset.
14. Ailedeki herkes bana "Prenses" der diye anlat.
15. Eski erkek arkadaşının göbeğinin olmadığını her fırsatta söyle.
16. Tuvalete gruplar halinde git. Asla yalnız başına bir şey yapma.
17. Bağımsızlık bir zaafiyet işaretidir, anne baba evinde oturmaya devam et.
18. Ağla.
19. "Bil bakalım canım ne istiyor?" diye sor, bilemediğinde azarla.
20. Her şeyi dakikası dakikasına planla, sonra asla o plana uyma.
21. Kız arkadaşlarını eve çağır, balkonda avaz avaz "Kapı açık, arkanı dön ve çık" diye şarkı söyle.
22. Adamın konuşmasını "E leri açık söyleme" diye kes.
23. "Kilo mu aldım"? diye sor, cevabı beklemeden "Tereyağlı ekmeği" yemeye başla.
24. Ağla.
25. Fıkraların sonunu unut.
26. Sadece arkadaş grubundaki erkeklere merhaba de ve "onları" birbirlerine düşür.
27. Adamın giyimine sürekli karış, üç dakikada bir "dik yürü" diye uyar.
28. "Neyin var senin?" sorusuna "Madem anlamıyorsun ben de söylemiyorum." cevabını ver.
29. Adamla ilgileniyor gibi görün, o sana ilgi duyduğu anda azarla.
30. Beş saniyelik bir sessizlik olduğu anda "Ne düşünüyorsun?" diye sor.
31. Saçlarının uçlarını düzelttirdiğinde, adam fark etmezse bütün gece somurt.
32. İnsanların sürekli kafasını karıştır.
33. "Meclis'te kadın kotası" fikrini aç, bütün gece bu konuyu anlat, başka konuya geçmek isteyenleri "Maço" ilan et.
34. Ağla.
35. Kızarmış patatesleri erkeğin tabağına koy, bunun bir sevgi gösterisi olduğunu söyle, sonra "Sen biraz kilo aldın" de.
36. Tuzluğa bak ve adama "Bu tuzluk sana neyi hatırlatıyor?" diye sor. Adam bilemediğinde "daha doğru dürüst tanışmıyorduk bile. Ben senden tuz istemiştim, tuzluğu verdiğinde küçük parmağın küçük parmağıma değmişti" diye anlat ve "Aramızdaki elektrik bitti" de, tuvalete git. Döndüğünde masada şampanya yoksa olay çıkar.
37. Ağla.
38. Kulağında kaç delik olduğunu sor, bilemezse eski sevgilinin bunların hepsini bildiğini anlat.

Müşteri Memnuniyeti

Müşteri Memnuniyeti - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Günün birinde bir adamın, akşam, patronla yemeği varmış. Adam takım giysisine çok güzel ve görkemli bir kravat almak istiyormuş. Bir mağazaya gitmiş. Yanına bir kadın yaklaşmış ve sormuş:
- "Ne arzu etmiştiniz efendim?"
Adam:
- "Bir kravat alacaktım."
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır kravatlarımız 2. kattadır."
Adam 2. kata çıkmış ve kadına:
- "Bir kravat istiyorum." demiş.
Kadın sormuş:
- "Kravatınız renkli mi olsun, yoksa siyah beyaz mı?"
Adam:
- "Renkli olsun" demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Lütfen bir kat yukarı çıkın." demiş.
Adam 3. kata çıkmış ve kadına:
- "Ben renkli bir kravat istiyorum." demiş.
Kadın:
- "Kravatınız renkli ve üstünde çizgiler mi olsun, yoksa renkli ve üstünde çiçekler mi?" demiş.
Adam:
- "Çiçekler olsun" demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Lütfen bir kat yukarı çıkın." demiş.
Adam 4.kata çıkmış ve kadına:
- "Renkli ve desenleri çiçekli olan bir kravat istiyorum." demiş.
Kadın:
- "Kravatınızdaki çiçeklerin fonu koyu renk mi, açık mı olsun?" demiş.
Adam:
- "Açık renk olsun." demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Lütfen bir kat yukarı çıkın." demiş.
Adam renkliydi, açıktı, koyuydu, çizgiliydi, fonu açıktı, maviydi, sarıydı derken 36. kata ulaşmış ve sinirli bir halde istediği kravatın özelliklerini saymış.
Kadın:
- "Alacağınız kravat bu giysinizin üstüne mi olacak, yoksa başka bir giysinizin üstüne mi?" diye sormuş.
Adam:
- "Evdeki bir takımımın üstüne" demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır, eğer vereceğimiz kravat takımınızın üstüne olmazsa, bu bizim disiplin kurallarımızı uymaz. Lütfen evdeki giysilerinizi getirin." demiş.
Adam sinirli bir halde asansöre doğru yürürken, asansörün içinden yarı çıplak bir adam çıkmış ve demiş ki:
- "Bu popom, bu da klozet kapağım. Lütfen verin artık şu tuvalet kağıdını."

Bilgi Yarışması

Bilgi Yarışması - Karadeniz Fıkraları - Komikler Burada

Karadenizlinin biri, TV'de bir bilgi yarışmasına katılır. (Ödül 1.000.000 TL.)
Siz de kendinizi bir deneyin bakalım.

Sunucu aşağıdaki soruları sorar:

1.  Tarihteki Yüzyıl Savaşları ne kadar sürmüştür?
A)  116 Yıl          B)  99 Yıl          C)  100 Yıl          D)  150 Yıl
* Karadenizli bu soruda pas geçme hakkını kullanır.

2.  Panama Şapkası hangi ülkede keşfedilmiştir?
A)  Brezilya          B)  Şili          C)  Panama          D)  Ekvador
* Karadenizli seyircilerin yardımını ister.

3.  Rusların Bayramı olan Ekim direnişi hangi aydadır?
A)  Ocak         B)  Eylül          C)  Ekim          D) Kasım
* Karadenizli telefon hakkını kullanır ve başka bir Karadenizliyi arar.

4.  Kral IV. George'un doğru adı nedir?
A)  Albert          B)  George          C)  Manuell          D)  Jonas
* Karadenizli, iki yanlışı götürme hakkını kullanır.

5.  Kanarya Adaları'nın ismi, hangi hayvandan gelmiştir?
A)  Kanarya         B)  Kanguru          C)  Fare          D)  Fokbalığı
* Karadenizli oyundan çekilir.

Not: Okurken güldüyseniz doğru cevaplara da bir göz atın:

1.  Yüzyıl Savaşları 116 Yıl sürdü. (1337 ile 1453 arası)
2.  Panama şapkası Ekvador'da keşfedilmiştir.
3.  Rus bayramı "Ekim direnişi" 7 Kasım'da kutlanır.
4.  Kral IV. George'un asıl adı Albert. Kral 1936 yılında ismini değiştirmiştir.
5.  Kanarya adalarının Latince adı "Fokların adasıdır" ve bu isim Fokbalığından gelmiştir.

Ne oldu? Bir an kendinizi Karadenizli'den daha mı zeki sanmıştınız?

Tuvalet Kağıdı Kalmamış

Tuvalet Kağıdı Kalmamış - Sarışın Fıkraları - Komikler Burada

Amerika'daki küçük bir kasabada, tenha bir barda, hayli çarpıcı bir sarışın, bara doğru yaklaşır ve barmene doğru eğilir. Barmen hemen karşılık verir ve o da barın üzerinden sarışına doğru eğilir. Sarışının hareketleri de, sesi de iç gıcıklayıcıdır.
Sarışın elini uzatır ve parmaklarını barmenin sakallarının içinde gezdirirken barmene sorar:
- "Buranın yöneticisi sen misin?"
Sarışın, barmenin yüzünü iki eli ile okşarken barmen yanıt verir:
- "Pek sayılmam."
Kadın ellerini barmenin sakallarından, saçlarına kaydırırken gene kısık sesle fısıldar:
- "Bana hemen yöneticiyi çağırabilir misin? Ona söyleyeceklerim var."
Tahrik olduğu artık iyice anlaşılan barmenin nefesi kesilir ve:
- "Şu anda çağırmama imkan yok. Bana söyleyin, ben yardım edebilirim belki." der.
Bu sırada sarışın kadın, parmaklarını barmenin ağzına uzatmış, adamın onları emmesine de izin vermiştir.
Sarışın kadın iyice kısıklaştırdığı sesi ile barmene cevap verir:
- "Tabi ki yardım edebilirsin hayatım, Ona deki; bayanlar tuvaletinde, tuvalet kağıdı kalmamış."

Eve Gitme Zamanı

Eve Gitme Zamanı - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Bir işadamı tavernaya girer, bara oturur ve bir duble martini sipariş eder. İçkisini bitirdikten sonra, gömleğinin cebine bir göz atar, ardından barmene bir duble martini daha hazırlamasını söyler. Bunu da bitirince, yine gömleğinin cebine bir göz atar, sonra barmene dönüp bir duble daha martini siparişi verir. Barmen:
- "Bakın bayım, size bütün bir gece boyunca martini getirebilirim. Fakat, bardağı her doldurmamı istemenizden önce, niçin gömleğinizin cebine baktığınızı söylemek zorundasınız." deyince adam cevap verir:
- "Karımın fotoğrafına bakıyorum. Ne zaman gözüme güzel gözükecek, işte o zaman eve gitme zamanı gelmiş olacak."

İhtiyar Kızılderili

İhtiyar Kızılderili - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Film ekibi, sahra çölünün kızgın güneşi altında çekim yapmaktadır. Zor şartlar altında çalışırlarken, ihtiyar bir Kızılderili sete doğru yaklaşır ve yönetmenin yanına giderek:
- "Yağmur, yarın!" der ve gider.
Şaşıran yönetmen, ertesi gün yağan yağmuru hayretle izler. Bu sırada ihtiyar Kızılderili yine gelir ve:
- "Fırtına, yarın!" der ve aniden uzaklaşır.
Gerçekten de müthiş bir fırtına çıkar ve çölü birbirine katar.
Yönetmen emreder:
- "Çabuk bana o Kızılderiliyi getirin! istediği parayı verin. O olmazsa biz bu filmi bitiremeyiz!"
Adamlar, Kızılderiliyi bulur ancak yaşlı Kızılderili bir türlü razı olmaz. En sonunda teklif edilen bir milyon doları reddedemez ve adamlarla birlikte kampa gelir.
1 ay boyunca, ihtiyar Kızılderilinin söylediği her şey tutar. Yağmur der yağmur, çöl fırtınası der, çöl fırtınası, kavurucu sıcak der, kavurucu sıcak.
Yönetmen gayet memnun, mesut durumda filmi çekmeye devam eder.
Derken bir gün, yaşlı Kızılderili susar ve hiçbir şey söylemez.
Yönetmen:
- "Nasıl olsa geçer." diye düşünerek beklemeye başlar. 1 gün, 2 gün, 1 hafta, 1 ay derken yönetmenin sabrı taşar ve Kızılderiliyi bir kenara çekerek öfkeyle sorar:
- "Bana bak! Sana bu iş için dünyanın parasını ödedim. Bir an önce marifetlerini göstermeye başlamazsan seni buradan atacağım."
Kızılderili omuzlarını silker:
- "Radyo, kırıldı!"

İlaçlı Pamuk

İlaçlı Pamuk - Asker Fıkraları - Komikler Burada

Bir Amerikan Askeri Birliğinde aşçının yemekleri yüzünden millet hemoroid olmuş. Tam 107 kişi yatak yorgan yatıyormuş. Bir gün revire gezmeye gelen komutan her askerin önünde duruyor ve soruyormuş:
- "Merhaba asker, hastalığın nedir?"
- "Sağol komutanım, hemoroidim var."
- "Tedavi olarak ne yapıyorlar?"
- "İlaçlı pamuk efendim."
- "Bir arzun var mı asker?"
- "Bir an evvel iyileşip tekrar vazifeme dönmek istiyorum komutanım."
Komutan herkesin önünde durup aynı soruları sormuş ve hep aynı cevapları alınca memnun olmuş. Sıra en son sıradaki adama gelmiş. Komutan ona da aynı soruları sormaya başlamış:
- "Merhaba asker, hastalığın nedir?"
- "Bademciklerimden rahatsızım efendim."
- "Öyle mi? Peki ne ilaç kullanıyorlar?"
- "İlaçlı pamuk efendim."
- "Güzel. Peki bir isteğin var mı evladım?"
- "Var, efendim. Mümkünse sıra bana gelince pamuğu değiştirseler diyecektim de."

Dünyanın En İlginç Ölümleri

Dünyanın En İlginç Ölümleri - Komik Diyaloglar - Komikler Burada

* 1911'de Fransız terzi Franz Reichelt kendi buluşunu test etmeye karar verdi. Kendi yaptığı elbise şeklindeki paraşütle Eyfel kulesinden atladı. Ama paraşüt açılmadı.

* Avusturyalı Hans Steininger 1.4 metrelik sakalı ile meşhur olmuştu. 1567 yılında Steininger, kasabasında çıkan yangına yardıma giderken yanlışlıkla sakalına takılıp düşerek, boynu kırılarak ölmüştü.

* Amerika'da bir hayvanat bahçesinde görevli olan fil bakıcısı rutin temizliğini yaparken filin dışkısı altında kalarak can vermiştir.

* 8. yüzyılda yaşadığı düşünülen Çinli şair Li Po, Ay'ın, Yangtze Nehri'ndeki yansımasını kucaklamaya çalışırken boğularak ölmüştü.

* Hindistanlı beyzbol oyuncusu Ray Chapman bir beyzbol maçında atış sırasında öldü. 1920'de oynanan bir maçta kafasına beyzbol topu gelmesi yüzünden öldü.

* İsveç Kralı Adolf Frederick yemeği çok severdi ve bu yüzdende öldü. 1771 de 61 yaşında bir sofrada etler, ıstakozlar, çorbalar, tütsülenmiş etler, şampanya ve en sevdiği tatlıdan 14 tane yedikten sonra ölmüştü.

* Sivil savaştan sonra politikacı Clement Vallandigham çok başarılı bir avukat olarak tanınmıştı. 1871 Thomas McGehan 'in mahkemede savunmasını yaparken jüriye tabancanın pozisyonunu göstermek isterken kaza ile kendisini vurdu.Teorisi doğruydu ve müvekkili suçsuzdu ama bunu ispatlamak için yaptığı gösteride yaşamını yitirdi.

* Allan Pinkerton (1819-1884) meşhur Pinkerton detektif ajansını yaratan kişiydi.Suç tahlil teknikleri konusunda çok önemli çalışmaları vardı.Böyle bir araştırma sırasında kaptığı enfeksiyon yüzünden yürürken öldü.

* 2 Şubat 1959'da Rusya'nın Ural Dağları'nda yaşanan olay, ülkenin en ünlü çözülememiş gizemi oldu. 28 Ocak' ta Ural Politeknik Enstitüsü'nden on öğrenci kış yürüyüşü ve kısa süreli kamp için yola çıktı. Bir öğrenci kendini kötü hissedince dağda uygun bir bölgede kendini toparlayabilmek için kaldı. Diğer dokuzu ise ormanda bulundu. Terk ettikleri çadırları içeriden yırtılmış bir şekilde bulundu. İlk iki ceset ormanın içinde yalınayak ve sadece iç çamaşırları ile, sonraki üç ceset ise benzer bir durumda yakın bir yerde bulundu. Bundan iki ay sonra ise, son kurbanlar 75 metre uzaklıkta kar altında gömülü bulundu. Dört öğrencide büyük iç yaralanmalar, kırık kaburgalar ve ezilmiş kafatasları vardı. Birinin dili yoktu. Gerçek şu ki müfettişler saldırıya benzer herhangi bir bulgu bulamadı. Son dört kurbanın da başkalarına ait olduğu düşünülen ve radyasyon içeren kıyafet giydikleri belirtildi. Çığ, uzaylılar ve askeri test ölüm olaylarıyla ilgili olarak ortaya atılan teorilerden birkaçı.

* 1998'de bir Fransız oldukça karmaşık bir intihar girişiminde bulundu. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip bağladı, ipi de büyük bir kayaya bağladı. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etti! Ama devamı daha ilginç. Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam suya düştüğünde asılı kalmadı. Soğuk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttuğu zehri kusmasını sağladı. Sudan bir balıkçı tarafından çıkarılıp hastaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü.

* Meşhur viski tadımcısı Jack Daniel 1911 de bir sabah iş yerine erken geldi. Kasasını açmak istedi fakat şifreyi hatırlayamadı. Kızgınlıkla kasaya tekme attı ve ayak başparmağı yaralandı. Buradan kaptığı enfeksiyonla da öldü.

* Bobby Leach Niagara şelalelerinden bir fıçı içinde atlayan dünyadaki ikinci kişi. Bu atlayıştan başka ölüme meydan okuyan başka girişimleri de bulunuyor. Bu kadar cesur birisinin ölümü ise oldukça ironik. Leach, bir gün bir Yeni Zelanda sokağında yürürken bir portakal kabuğuna basınca kayarak düştü ve bacağını kırdı. Öylesine kötü bir kırıktı ki bacağın kesilmesi gerekiyordu. Cesur adam bir süre sonra kırıkta oluşan hastalıklar yüzünden öldü.

* I. Dünya Savaşı sırasında alınan yenilgilerle beraber Çarlık rejiminin içine girdiği kriz derinleşir. Sarayda önemli bir etkiye sahip olan Rasputin, Çariçe Alexandra Fyodorovna aracılığıyla devlet ve ordu yönetimine karışır, uzmanların önerilerinin aksine kararlar alınmasına yol açar. Zamanla rejimdeki başarısızlıkların nedeni olarak görülür. II. Nikolay' ında sırdaşı olması, kimi çevrelerce Alman yanlısı ve vatan haini olarak damgalanır. Monarşinin devamını isteyenler arasında Rasputin'in ortadan kaldırılmasıyla beraber yönetimin düzeleceğine inananlar suikast planlamaya girişir. Suikastçilerin önde gelen ismi Prens Feliks Yusupov'dur. Sarayda verilen bir yemek davetinde Rasputin'e zehir verilir. Pastalara ve kadehine siyanürün tozlaşmış hali konulur fakat Rasputin pastaları yemesine rağmen zehirlenmeyince silahla vurulur ve öldü zannedilir; ancak Rasputin ayağa kalkarak Prens'in yakasına yapışır. Sonrasında ise bahçeye kaçarken zorlukla bir kez daha vurularak karların üzerine düşer. Buzlu bir nehire atılan Rasputin, köprüden 140 metre uzakta ölü olarak bulunduğunda otopsi yapılır. Yapılan otopsi raporuna göre Rasputin kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan, yani boğularak ölmüştür.

* "Modern dansın annesi" sayılan Isadora Duncan eşarp takmayı çok severdi. New York Times gazetesinde yazılan bir yazıda anlatıldığı şekliyle 1927 de çok hızlı bir otomobille giderken güçlü bir ipekten yapılan eşarbı rüzgar yüzünden direksiyona dolaştı. Korkunç bir güçle boğazını sıkan eşarbını viyolonselcisi ve kuaförü çıkartmaya çalışsalar da başarılı olamadılar. Araba durduktan sonra hemen ilk yardım yapılmasına rağmen bayan Duncan'ı kurtaramadılar.

* Homer ve Langley Collyer obsesyon derecesinde biriktirme hastalarıydılar. İki kardeş gazete ve bir sürü şeyi evlerinde biriktiriyorlardı. Evin koridorları, odaları, her yeri bunlarla doluydu. 1947'de evlerinde öldüler. Evlerinden 100 ton çöp çıktı. Kardeşler evde birbirlerinden 15 metre uzaklıkta bulunmuşlardı. Beslenebilmek için gazetelerin arasında tünel yapıp öyle hareket ediyorlardı.

* Jerome Irving Rodale sağlıklı yiyecek konusunda bir uzmandı. Organik tarımda bir öncüydü. Organik tarım ve bahçecilik konusunda bir dergi ve gazete çıkarıyordu. Büyük bir övünçle en az 100 yaşına yaşayacağını söylerdi. Rodale 1971'de Dick Cavett Show'da bir röportaj sırasında kalp krizi geçirip öldü. Show sırasında uyuduğunu sanan sunucu hatta şaka yaparak sıkıldınız mı diye sormuştu. Öldüğünde 72 yaşındaydı. Bu röportaj hiç yayınlanmadı.

* Christine Chubbuck televizyonda intihar eden ilk ve tek haber spikeridir. 1974 de TV programının başlamasından 8 dakika sonra sunucu depresyona girip şunları söyler. "Kanalın 40 yılında polisin son haberlerini, son kanlı cinayetleri ve renkli yaşamları aktardık. Şimdi bir tanesini daha göreceksiniz.' dedikten sonra tabancasını çıkartıp başına dayadı ve ateşledi.

* Tuvalette ölüme birçok örnek verebiliriz. Ancak Elvis Presley (1935 - 1977) bunların en meşhuru. Rock 'n Roll kralı Graceland'da bir pansiyonda tuvalette oturur vaziyette ölü bulundu. Doktorların söylediğine göre kalp krizi geçirmişti. Öldüğünde çok şişmandı ve çok fazla uyuşturucu kullanıyordu.

* Robert Williams bir robot tarafından öldürülen ilk kişidir. 1979'da Williams Ford Motor da depoda malzeme katlarına tırmanırken birden bire robotun çalışmasıyla hızlıca kafasına çarpması sonucu öldü. İkinci ölüm 1981 de Kawasaki de gerçekleşti. Kenji Urada 37 yaşında bir mühendisti. Çalışırken kırılan robotun kolu aniden dönerek Urada'ya çarptı ve ölümüne neden oldu.

* Aktör Vic Morrow Alacakaranlık kuşağı dizisinin çekimleri sırasında sette öldü. Bir helikopter patlama sahnesinde fırlayan pervane aktörün kafasını kopartarak ölümüne neden oldu. İki çocuk aktörde bu sebepten öldüler. Bu olaylardan sonra Amerika'da film setlerindeki güvenlik şartları ve kanunlar çok ağır koşullar getirilerek yenilendi.

* 1982 de 27 yaşındaki David Grundman Kaktüs reklamları için çöl bitkilerine tabancasıyla atışlar yapıyordu. Fakat bir atışı sırasında kaktüsten fırlayan bir parça ona çarparak ölümüne sebep oldu. Günümüzde bir bitki yüzünden ölen tek kişi olarak biliniyor.

* Amerikalı oyun yazarı Tennessee Williams 1983'de otel odasında şişe kapağıyla boğulmuş olarak bulundu. Bulunduğunda çok sarhoş olduğu anlaşıldı.

* 1983 de Cankurtaranlar partisi kutlamalarında sezonun ilk boğulması yaşanmış. Parti sona erdiğinde 31 yaşındaki Jerome Moody rekreasyon bölümünün havuzunda ölü bulundu. Acıdır ki cankurtaranlar cankurtaranı kurtaramadılar.

* Dick Shawn (1924-1987) bir komedyendi. Sahnede bir showu sırasında geçirdiği kalp krizi sonunda öldü. Dick Shawn politikacılar ve onların seçim kampanyaları ile dalga geçen komedi programları yapıyordu. Bir gösteri sırasında şakalarını yaparken kalp krizi geçirip sahnede bayıldı. Eve götürülen komedyen öldü.

* İngiliz 'king Kong' lakaplı güreşçi Kirk 1987 de final maçında 'Belly-Splash' yaparken yani zıplayıp rakibinin üstüne düşme hareketini denerken kalp krizi geçirdi. Maçtan önce Kirk arkadaşına bir gün öleceğini ve bu ölümün ringde olmasını umut ettiğini söylemişti.

* 1991 yılında artist Christo ve Jeanne-Claude bir instalasyonlarında binlerce büyük şemsiye kullandılar. Bu şemsiyeler sarı ve mavi renklerdeydi. Bu büyük şemsiyeler 6 metre yüksekliğinde ve 8.7 metre genişliğindeydi. İki ay hazırlıktan sonra instalasyon sergilenmeye başlandı. Sergiyi gezen yaşlı bayan, çıkan bir rüzgar yüzünden üstüne düşen şemsiyenin altında kalarak öldü.

* 1991'de 57 yaşındaki Taylandlı kadın Yooket Paen çiftliğinde yürürken bir inek pisliğine basıp düştü. Düşerken tellere tutunmaya çalışırken elektrik çarpması sonucu öldü. Kısa bir süre sonra kardeşi 52 yaşındaki Yooket Pan komşusunu olay yerine göstermek için götürdü. Fakat ne şanssızlıktır ki o da aynı yerde inek pisliğine basıp aynı şekilde elektrik çarpması sonucu öldü.

* 1999'da 67 yaşındaki Betty Stobbs İngiltere'de motorunun arkasına bir koyun aldı. Fakat koyun çok açtı. Sahibin arkasında karnını doyurmak isterken dengeleri bozuldu ve 100 metreden düşerek öldüler.

* 2006 da Avustralyalı vahşi yaşam uzmanı ve TV programcısı Steve "Timsah avcısı" Irwin kalbine saplanan bir vatoz balığı iğnesi sonucu öldü.

* Mariesa Weber iki hafta ailesinden haber alamadı. Onları yatak odasında kitaplığın altında ölü buldu.

* Marko ve Roberto de Solisa adlı iki kardeş, birbirleriyle pek iyi geçinemiyorlardı. Roberto'nun sık sık kendisiyle alay etmesine dayanamayan Marko, kardeşini, kafasına sıktığı tek kurşunla öldürdü. Buraya dek her şey normal sayılabilir. Anormal olan, Marko ile Roberto'nun yapışık ikiz olması ve aynı dolaşım sistemini paylaşması. Roberto'nun ölümünden 5 dakika sonra, kan dolaşımının durması sonucu Marko da yaşamını yitirdi. Böylece işlediği cinayet, intihara dönüşmüş oldu.

* Kamboçya'da iki asker, patlamamış mayınla futbol oynamaya kalkınca mayın patladı ve yaşamlarını kaybettiler. Olayı ilginç kılan bir başka nokta, parçalanarak can veren iki askerin, Kamboçya ordusunun en iyi mayın uzmanları olmalarıydı.

* ABD'nin Alabama eyaletinde 25 yaşındaki bir asker, tükürme alışkanlığının kurbanı oldu. Pencerenin kenarına oturarak, tükürüğünü büyük bir tencere biçimindeki sokak lambasına isabet ettirmeye çalışan asker, dengesini kaybedip 11'inci kattan düştü.

* New Hempshere eyaletinde on yaşındaki bir çocuk, kolasını çiviyle açmaya çalışırken yaşamını yitirdi. Kolanın içindeki gaz basıncıyla fırlayan çivi, çocuğun boğazına saplandı ve çocuk yaşamını yitirdi.

* Japon bilim adamları, 1971 yılında bir tepelik araziyi yangın hortumları ile bol miktarda suladılar. Amaç, toprak kayması ve yağmur fırtınası efekti yaratmaktı. Tepenin aniden çökmesi ile 4 bilim adamı ve 11 izleyici kişi hayatını kaybetti. Sonuçta bilim adamı olsanız bile tedbirli olmak gereklidir.

* 1983 yılında San Diego'da bir kadın, bir alışveriş merkezinde hırsızlık yaparken polislerce yakalandı. Polislere eğer onu bırakmazlarsa nefesini tutacağını ve kendini öldüreceğini söyleyen kadın, ölünceye kadar nefesini tutarak hayatını kaybetti.

* Allan Pinkerton, 1884 yılında bir kaldırımda yürürken kayarak dilini ısırmıştı. Bu talihsiz ısırık daha sonra enfeksiyona dönüştü ve Pinkerton'ın hayatına maloldu.

* Danimarkalı astronom Tycho Brahe, 1601 yılında düzenlenen ve çok uzun süren bir ziyafette çişini tutmak zorunda kalmıştı. (Yemeğin ortasında kalkmak çok kaba bir hareket olarak yorumlanıyordu) Mesanesi gereğinden fazla dolan Brahe, bu sebeple ortaya çıkan enfeksiyon yüzünden hayatını kaybetmişti.

* Amerika'da 1995 yılında bir kola makinesinden bedava içecek almaya çalışan adam makineden fırlayan kutu kolanın kafasına isabet etmesi sonu hayatını kaybetti.

* Arjantin Buenos Aires'te gerçekleşen ölüm olayında karısını öldürmeye çalışan adam karısını, kaldıkları otelin 23. katında aşağıya atar. Kadın aşağı düşerken elektrik tellerine takılır. Karısının ölüp ölmediğinden emin olmak isteyen adam kendisini de aşağı atar, tellere tutunamaması sonucu yere çakılarak hayata veda eder.

* İtalya'da gerçekleşen bir ölüm olayında Pisa kentinde oturan Romollo Ribaldo isimli adam işsiz olduğu için intihar etmeye karar verir. 42 yaşındaki Romollo Ribaldo'ya eşi intihar etmemesi için dil döktü. İkna olan Romollo ağlamaya başladı ve elindeki silahı yere fırlattı ve kötü sürpriz! Yere düşen silah ateş aldı. Silahtan çıkan kurşun Romollo'nun eşine isabet etti ve kadın öldü.

* Khay Rahnajet isimli Iraklı bir terörist içinde bomba düzeneği olan bir paketi posta ile suikast adresine gönderdi. Paketin üzerinde yeteri kadar pul olmadığı için posta servisi paketi geri postalar. Paketi alan acemi terörist pakete bomba düzeneği kurduğunu unutarak paketi açar, bombanın patlaması sonu parçalanarak ölür.

* Eşine şaka yapmak isteyen Jake Fen isimli bir adam kendisini asmış süsü verir. Eve gelen eşi kocasının kendisini astığını görünce bayılır. Bu sırada kapıyı açık gören komşuları olan kadın içeri girer. Jake ve eşinin öldüğü zanneden kadın evi soymaya karar verir ve ne varsa toplar. Evden topladıkları ile dışarı çıkmak üzere olan kadına Jake tekme atar. Kadın cesedin canlandığını zannederek korkudan ölür.

* New York'un işlek caddelerinin birinde bir otomobil yürüyen bir yaya hafifçe çarptı. Yaya tam yerden kalkacağı sırada yoldan geçen birisi kalkmazsa sigortadan yüklü miktarda para alabileceğini söyler. Yayada yola tekrar yatar. Otomobil sürücüsü ise yayanın yerden kalktığını düşünerek gaza basar ve yaya otomobilin altında ezilerek can verir.

* Mısır'da bir çiftçilik yapan bir adam tavuklarından birinin Nil nehrine düştüğünü farkeder ve tavuğunu kurtarmak için nehre atlar. Fakat girdaba yakalanınca kıyıya dönemez ve yardım ister. Adamın yardımına yetişen oğlu başarılı olmaz ve o da girdaba kapılır. Baba oğul kurtarılmak için yardım istemeye başlarlar. Adamın karısı kızları ve diğer oğlu yardım etmek isterler fakat onlarda başarılı olmazlar. 6 kişilik aile boğularak can verir fakat tavuk kurtulur.

* Hampshire'dan Michael Toye yakın bir dostuna beyaz ispirtonun yanıcı bir madde olduğunu kanıtlamak için kendini bir bagajın içine hapsederek üstüne beyaz ispirto döktü. Şaşkın adamın bedeni bir anda alev alınca yanarak can verdi.

* Gökyüzü dalışı yapan tecrübeli hava akrobatı Ivan McGuire 1988 yılında Kuzey Carolina'da 3 bin metreden yapacağı atlayışı görüntülemek için harekete geçti. 3 bin metre yükseklikten kendini boşluğa bırakan McGuire. Kamerasını unutmamıştı ama maalesef paraşütünü unutmuştu. Doğal olarak yere çakılarak öldü.

* Kurutma makinesinin azizliğine uğrayan Ray Washbrook makinenin içine sıkışmış pamukları temizlemek için sanayi tipi kurutma makinesinin içine girdi. Yaklaşık 20 dakika 110 derece ısıda dönen zavallı adam hemen oracıkta can verdi.

* 50 yaşındaki Alex Mitchell, BBC'de yayınlanan komedi dizisine gülerken kalp krizi geçirerek öldü. 'Gülmekten öldü' deyiminin karşılığını tam olarak sergileyen Mitchell, 'Goodies' dizisinin kurbanı oldu.

* 59 yaşındaki Kaliforniyalı, havuzun drenaj borusuna kapılınca canından oldu. Havuzun boşaltım kanalındaki 300 lbs’lik çekim gücüyle bir anda neye uğradığını şaşıran talihsiz adamın ince bağırsakları dışarı fırlamış bile olabilir.

* Henri M’Bongo isimli tavuk hırsızı Kamerun’daki bir vukuatında çaldığı tavukları çiğ çiğ yemesi için zorlandı. Tavukların tüyünden ve kemiklerinden dolayı boğulan hırsız çiğ tavuktan öldü.

* Fransa’da cenaze görevlisi olan Marc Bourjade, tabutların tepesine düşmesiyle can verdi. 1982 yılında gerçekleşen olay sonrasında Bourjade’ın ölü bedeni de üzerine düşen tabutlardan birine konarak toprağa verildi.

* Hampshire’da kronik horlama sorunu yaşayan Mark Gleeson, bu kronik rahatsızlığından kurtulmak için bir gece kadın pedlerini burnuna tıkadı. Gleeson uykusunda boğularak öldü.

* Belçika’da bir hava gücü, Sudan’da yiyecek yardımı yaptığı sırada yiyecek kasalarını üç Sudanlı’nın üzerine düşürerek, 3 adamın ölmesine neden oldu. İyilik için yapılan girişim ölümle sonuçlandı.

* İran’da araba içindeki iki adam havada uçan kartalın azizliğine uğradı. Gagasındaki kobra yılanı bir anda düşünce olanlar oldu. Aracın içine düşen kobra tarafında ısırılan adamlar kartalın kurbanı oldu.


TÜRKİYE'NİN EN İLGİNÇ ÖLÜMLERİ

* Erzurum'da rahatlatır düşüncesiyle müşterisine masaj yapan berber adamın boynunu aniden sağa sola çevirirken boynunu kırar ve adam oracıkta hayatını kaybeder.

* Bir işçi 600 tonluk press makinesinin arasından emeklemek suretiyle geçerek, ucundaki 2450 santigratlık fırında sigarasını yakmaya çalıştı. Mekanı Cennet olsun.

* Kurtarmaya gelen ambulans yerde yatan yaralının suratına park etti. Yaralının toprağı bol olsun.

* Midesine kaçan sineği öldürmek amacıyla ağzına sinek ilacı sıktı. Allah kalanlara akıl fikir versin.

* Adam, yolda mutlu mesut yürürken kafasına balkon düştü. Toprağı bol olsun, iyi adamdı.

* Adam, para çekmek amacıyla girdiği bankamatik gişesinde elektrik çarpması sonucu öldü.

* Nüfus sayımı nedeniyle bom boş olan otoyolda bir sayım görevlisi bariyerlere çarptı ve vefat etti.

* Kafasında mermer kırdırmaya çalışan medyatik bir karateci, travma sonucu öldü.

* Bir arabaya 11 kişi binip viyaduğe uçmak suretiyle, 11 kişi Allah'ın rahmetine kavuştu.

* Katta olmayan asansöre binmeye çalışan adam boşluğa düştü. Başımız sağ olsun.

* Balkona 50 kişi çıktılar ve sonuçta balkon çöktü. Böylece toplu ölüm gerçekleşti.

* Ormanda zehirli mantarları mangalda bir güzel közleyip afiyetle yiyen aile bir daha evine dönemedi.

* Yatağındaki tahtakurusu ve bilumum haşaratı öldürmek için yatağını ilaçladı ve aradan iki, üç dakika geçmeden aynı yatakta derin bir uykuya daldı. Sabahı getiremedi.

* Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı çıkartmak için ayağını silkeleyen adam, o sırada yoldan geçmekte olan yardımsever bir laz vatandaşın elektrik çarptığını sanması üzerine, kafasına kürek, kalas vb sert cisimlerle vurularak vefat etti.

* Trafik kazasından yaralı olan adam, kurtarıldı. Gayet sağlıklı bir şekilde olayı atlatan adam ambulansçı amcanın "yav sen bin hele film falan çekelim" demesi üzerine hastaneye gitmeye ikna edildi. Adam yolda ambulansın kaza yapması sonucu öldü. (Ambulansçı amca hala sağ)

* Adam çok sıkışmıştı. İhtiyacını bir yerde gidermesi gerekiyordu. Müsait bir yerde pozisyon aldı ve icraata başladı. Nereden bilebilirdi ki işediği yerde elektrik tellerinin olduğunu.

* Aynı işyerinde biri gündüz bir gece vardiyasında olmak üzere çalışmakta olan baba, oğuldan; biri mobilette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobilette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılaştılar ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce Hakkın rahmetine kavuştular.

* Sarhoş bir şekilde tem otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişi radyoda çalmaya başlayan oynak bir şarkı üzerine aracı sağa çektiler ve tem'de göbek atmaya başladılar. Sonucuna katlandılar tabii. İşin ilginç yanı ise bu 5 kişiden 5'ininde ölmesi ve beşine de ayrı ayrı araçların çarpmış olması.

* Giriş katın bir kat altında olan ve üstü ahır olarak kullanılan köy kahvesinde okey oynayanlar, üstlerine, katın çökmesi sonucu inek, öküz vb. büyükbaş hayvanların düşmesi ile köy mezarlığındaki anahtar teslim çukurlarına yerleştiler.

* Eskiden anlatılan bir lunapark vakası: Parkın 2 kafadar gece bekçisi, park kapandıktan sonra, dönen salıncaklara binmeye karar vermişler. Yönetici kabinine girmişler aleti çalıştırmışlar. Makinenin ısınması için 1 dakika kadar süre gerekiyor tabii. Salıncaklara bir güzel kurulmuşlar. 1 dakikalık süre geçmiş alet çalışmaya başlamış. Ama 2 kafadar seans süresini ayarlamayı unutunca, bütün gece kusarak Hakkın rahmetine kavuşmuşlar.



DİĞER İLGİNÇ ÖLÜMLERİ

* New Orleans'ta, kimse boğulmadan geçirilen bir sezon sonucunda can kurtaranların verdiği partide boğularak ölmek: Jerome Moody, 1985

* Eyfel Kulesi'nden paltosunu paraşüt olarak kullanarak atlayıp ölmek: Franz Reichelt, 1911

* Sandalyeye bağlanmış 47 roket ile kendisini uzaya fırlatmaya çalışırken ölmek: Wang Hu, 16. Yüzyıl

* Çatıdan düşen ineğin altında kalarak ölmek: Joao Maria de Souza, 2013

* Vücuduna çorba enjekte ederek ölmek: Ilda Vitor Maciel, 2012

* Hamamböceği yeme yarışmasında çok fazla hamamböceği yiyerek ölmek: Edward Archbold, 2012

* Ayağına bıçak bağladığı dövüş horozunu kamerayla kaydederken bıçaklanıp ölmek: Jose Luis Ochoa, 2011

* Yere değecek kadar uzun olan sakallarına basarak boynunu kırıp ölmek: Hans Steininger, 1567

* Kendisini sonsuz yaşama ulaştıracağı düşüncesiyle cıva haplarını içerek ölmek: Çin'in ilk imparatoru Qin Shi Huang, M.Ö. 210

* Hayranların yolladığı hediyelerin altında kalarak boğulup ölmek: Atina meclis üyesi Draco, M.Ö. 620

* Sizi oynayan kişinin kalp krizi geçirdiğiniz anı canlandırmasını izlerken kalp krizi geçirerek ölmek: Gareth Jones, 1958

* 1 tonluk fabrika robotunun kolunun kafasına düşmesi sonucu robotların öldürdüğü ilk insan olarak ölmek: Robert Williams, 1979

* Kör bir adamın evine doldurduğu ıvır zıvır sonucu çıkış kapısını bulamaması sonucu açlıktan ölmesi: Homer Collyer, 1947

* Kendi tahta ayağı ile dövülerek öldürülmek: Sör Arthur Aston, 1649

* Atının üzerinde düşmanının kesik başını etrafa gösterirken, kesik baştaki bir dişin kendisine batması sonucu oluşan enfeksiyondan ölmek: Sigurd Eysteinsson, 1892

* Şerefine verilen ziyafette çok fazla yiyerek ölmek: Julian Offray de La Mettrie, 1751

* Savaş gazisi olduğunu kutlamak için ateşlenen top mermisinin altında ezilerek ölmek: John Kendrick, 1794

* Maktulün kendisini nasıl vurduğunu jüriye göstermek isterken kendi kendini öldürmek: Clement Vallandigham, 1871

* Evcil maymun tarafından ısırılma sonucunda ölmek: Yunanistan Kralı I. Aleksandros, 1920

* Kendi adını mezar taşında okuduktan sonra şok olup ölmek: Marcus Garvey, 1940
* Kazayla bir füzeyi kendine doğru ateşleyerek ölmek: HMS Trinidad savaş gemisi.

* Segway'ı icat edip, onunla uçurumdan aşağıya düşerek ölmek: Jimi Heselden, 2010

* Ofis camının kırılmaz olduğunu ispatlamak için bedeniyle cama vurma sonucu camın kırılmasıyla aşağıya düşüp ölmek: Gary Goy, 1993

* Aşırı dozda havuç suyundan ölmek: Basil Brown, 1974

Sevk

Sevk - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Kadın hastalıkları uzmanı doktorun odasına, bir kadın ve kocası gelir. Adam:
- "Karımın bir şikayeti var!" der ve dışarı çıkar.
Doktor kadına uzanmasını söyler ve normal muayenesini yapar. Muayene bittikten sonra kadın giyinirken, doktor masasının başına geçerek, evrakları ve reçeteyi doldurmaya başlar. Doktor hastasının SGK'lı olduğunu düşünerek sevk kağıdının olup olmadığını öğrenmek ister ve kadına:
- "Sevk aldın mı, sevk?" diye sorar.
Kadın utanır başını öne eğer ve cevap verir:
- "Biraz."

Sarışın Dedektifler

Sarışın Dedektifler - Sarışın Fıkraları - Komikler Burada

Üç sarışın, detektif olmak için polis teşkilatına müracaat etmişler. Yapılması icap eden bir sürü imtihandan birini yapmak da Komisere düşmüş. Komiser birinci kıza, beş saniye müddetle dosyadan çıkarttığı bir resmi göstermiş ve:
- "Söyle kızım, bu bir suçlunun resmi, bu adamın bariz ne özelliği var? Bunu ileride nasıl tanırsın?"
Kız şöyle bir bakmış ve:
- "Çok kolay. Adam tek gözlü."
Komiser resime bakmış ve:
- "Kızım bu resim profilden, yani yandan çekilmiş. Tabi tek göz göreceksin." demiş ve aynı resimi ikinci kıza gösterip aynı suali sormuş ve:
- "Bana bak. Doğru dürüst bir cevap ver." diye ilave etmiş.
İkinci kız:
- "Bu adamı tanımak çok kolay. Çünkü adamın tek kulağı var."
Komiser:
- "Kızım. Bu resim profilden dedik yaa! Adamın suratının öbür yanını göremiyoruz. Onun için kaç gözü, kaç kulağı olduğunu bilemeyiz." diye bağırmış.
Komiser üçüncü kıza:
- "Kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalış. Beni çıldırtma. Bu adamın bariz özelliği nedir, bu adamı ileride nasıl tanırsın?" diye sormuş.
Üçüncü Kız:
- "Bu adam lens takıyor." diye cevap vermiş.
Komiser şaşkın, şaşkın resime bakmış ama adamın lens takıp takmadığını bir türlü anlayamamış. Merak edip adamın dosyasını açıp okumuş, dosyadaki bilgiye göre hakikaten adam lens takıyormuş.
Komiser üçüncü kıza hayranlık içinde:
- "Aferin be kızım. Doğru bilmişsin. Şimdi söyle bakalım bu adamın lens taktığını resimden nasıl anlayabildin?"
Kız cevap vermiş:
- "Çok kolay. Tek gözlü, tek kulaklı bir adamın, gözlük takacak hali yok ya!"

Güzin Abla

Güzin Abla - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

- "Sevgili Güzin Abla. Ben 17 yaşında bir kızım. Kendime yeni bir erkek arkadaş edindim. Birbirimizi görür görmez aşık olduk. Onu çok seviyorum. O da beni seviyormuş. Erkek arkadaşım hem yakışıklı bir çocuk, hem de kırmızı BMW'si var. Bana "seni ailemle tanıştıracağım" dedi. Buna çok sevindim. Beni ailesiyle tanıştırmak için evine götürdü. Fakat evde kimsecikler yoktu.
"Birazdan gelirler, onları beklerken birer kola içelim. dedi. Ben de "olur" dedim. Odasına geçtik. Kolamızı içerken erkek arkadaşım birden uyumaya başladı. O kadar itip kaktım ama uyanmadı. Güzin Ablacığım, sence erkek arkadaşım hastalığı ne? Evlenmemde bir mani var mı?"

RUMUZ: Bedriye

GÜZİN ABLANIN CEVABI:

- "Ahhhh benim sevgili yavrum. Anan seni Kadir Gecesi doğurmuş."

Serinlerim Diye

Serinlerim Diye - Sarışın Fıkraları - Komikler Burada

Bir sarışın, bir kızıl saçlı ve bir esmer kadın çölün ortasında arabayla yol almaktadırlar. Hava korkunç sıcaktır.
Arabanın motoru birden stop eder. İnip baktıklarında, motoru tekrar çalıştıramayacaklarını anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüş yapmaları gerektiğinden, her biri arabadan bir şeyler alır. Esmer, bir şişe su; kızıl saçlı bir paket bisküvi ve sarışın da arabanın kapısını söküp alır.
Çölde yürümeye başlarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler. Mola sırasında sarışın ve esmer kadınlar, kızıl saçlıya döner ve:
- "Neden bir paket bisküvi aldın?" diye sorarlar.
Kızıl saçlı kadın:
- "Çölde ne kadar yürüyeceğimiz belli değil. Acıkırsam yerim, diye düşündüm." cevabını verir.
Hepsi de bunun çok mantıklı olduğunu düşünür.
Sonra sarışın kadınla kızıl saçlı olan kadın, esmere döner ve:
- "Neden yanına bir şişe su aldın?" diye sorarlar.
Esmer kadın:
- "Eğer susarsam, yanımda içecek bir şeyim olması gerektiğini düşündüm." diye cevaplar.
Evet, bu çok akıllıca bir fikir, diye düşünür diğer ikisi.
En sonunda esmer ve kızıl saçlı kadınlar sarışına dönerler ve:
- "Neden arabanın kapısını söküp aldın?" diye sorarlar.
Sarışın cevaplar:
- "Çok sıcak olursa pencereyi açıp serinlerim diye düşündüm de."

Banka Kredisi

Banka Kredisi - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

657'ye tabi bir devlet memuru araba almak istemektedir, fakat parası yetmemektedir. Düşünür ve banka kredisi kullanmaya karar verir. En düşük faizli bankayı tespit eder.
- "Ön hazırlık olsun da fazla uğraşmayayım" diye ve 2 fotoğraf, nüfus cüzdanı örneği, ikametgah, maaş bordrosu vb. tahmini gerekli evrakları hazırlar. Bankaya gelir, müdür beye kendisini takdim eder ve:
- "Sayın müdürüm, araba kredisi kullanmak istiyorum." der.
Müdür:
- "Tabi beyefendi, evraklarınız hazır mı?"
Memur:
- "Evet efendim." der ve getirdiği evrakları gösterir.
Müdür:
- "Beyefendi üzgünüm, bu evraklarla kredi vermiyoruz." der.
Adam şaşır ve:
- "Ne gerekiyor efendim?"  diye sorar.
Müdür:
- "Bakın bizim çalışma sistemimiz farklı; bizden kredi almak istiyorsanız bir gözünüzün, bir de dötünüzün resmini getirmeniz gerek." der.
Adam biçare:
- "Peki efendim." der ve gider.
Ertesi gün fotoğraflarla tekrar bankaya gelir.
Müdür bey fotoğrafları alır ve:
- "Krediyi size verip vermeyeceğimizi bir toplantı ile görüşelim. Siz biraz bekleyin." diyerek toplantı odasına girer.
Belli bir zaman sonra müdür kapıda görünür:
- "Üzgünüm bey efendi, bu krediyi size veremeyeceğiz." der.
Adam telaşlanır:
- "Ama neden müdür bey?" der.
Müdür:
- "Beyefendi bakın, incelemelerimiz sonucunda gördük ki, sizde bu krediyi alacak göz var ama ödeyecek döt yok." der.

Hazır Para

Hazır Para - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Nasrettin Hoca birinden borç istemiş. Adam sormuş:
- "Hocam, borcunu ne zaman ödeyeceksin?"
Hoca başlamış anlatmaya:
- "Senden aldığım parayla diken alacağım. Onları koyunların geçtiği yerlere dikeceğim. Dikenler büyüyecek. Oradan koyunlar geçerken yünleri dikenlere takılacak. Ben yünleri toplayacağım. Sonra onları ip yapıp pazarda satacağım. Kazandığım parayla sana olan borcumu ödeyeceğim." demiş.
Adam başlamış gevrek gevrek gülmeye.
Hoca da demiş ki:
- "Eeee, bak, hazır parayı bulunca nasıl da gülüyorsun."

Günümüz Bedduaları

Günümüz Bedduaları - Komik Diyaloglar - Komikler Burada


---------------------- EN İLGİNÇ BEDDUALAR ---------------------------------

* Uyuz olasın da kaşıyacak tırnak bulamayasın.

* Canın dondurma çeksin de, buzluktaki dondurma kabından köfte çıksın.

* Çayın içerisine batırdığın bisküvi kırılsın da çayın içine düşsün.

* Ayak serçe parmağın kanepeye çarpsın.

* Çöle düşesin de kutup ayısıyla karşılaşasın.

* Evlendirme programına çıkasın da arayan kimsen olmasın.

* En sevdiğin dizi çıka da elektrikler kesile izleyemeyesin.

* Yazın ayrana, kışın yorgana muhtaç olasın.

* En sevdiğin dizinin karşısına geçtiğinde, dizinin günü değişsin inşallah.

* On parmağından biri kala, o da dolama ola.

* Nikahında kaleminin mürekkebi bite de imzanı atamayasın.

* Yetmişine kadar kaynananla aynı evde yaşayasın.

* Düğün günü cırcır olasın.

* Yeni aldığın elbisenin üstüne çamaşır suyu döküle, hiç giyemiyesin de gözün kala.

* Ekmeğin tavşan, kendin tazı ol, koştur da yakalayama.

* Çok sıkışasın da gidecek tuvalet bulamayasın.

* Çayın üstüne döküle üfleyecek nefesin olmaya.

* Diyetisyenlerin, plastik cerrahların elinde kalasıca.

* Allah senin işini devlet dairesine düşüre.

* Tam 24 saat ola da telefonun hiç çalmaya.

* Saçını değiştiresin de kocan fark etmesin.

* Evlilik yıl dönümünü unutasın da, karın 40 yıl başının etini yiye.

* Yüzün sivilce dola da, sürecek gram fondöten bulamayasın.

* Kuş gibi uçasın da konamayasın.

* Kulağına su kaçsın da çıkarama.

* Nezle olupta peçete bulamazsın İnşallah.

* Çorbandan kıl çıksın.

* Allah ölmüşlerine kavuştursun.

* Allah seni davul etsin, beni de tokmak emi.

* Yaşam ünitelerine bağlanan fişini çekme kararları bana sorulsun inşallah.

* Sırtından sopa, kafandan bit eksik olmasın.

* Takım elbiseyle çamurlara düşesin.

* Terliğinin kenarı kopsun da yolda kal.

* Topu inşaata kaçasıca.

* Tuttuğun takım küme düşsün.

* Umarım yeni giydiğin çorap ile banyoda ıslağa basarsın.

* Maşa yaparken kulağını kıvırırsın inşallah.

* Kırık azı dişinin içine et kaçsın da onu çıkarmaya kürdan bulama. Dilin sürekli oraya gitsin. Ağzın yamuk geze.

* Fıkrana kimse gülmesin.

* Çekirdek çitlerken son cekirdeğin çürük çıksında ağzında o iğrenç tat kalıcı olsun.

* Araban yolda bozulsun da itecek birilerini bulama inşallah.

* Arabanın altında kal, jiletle kazısınlar.

* Öpüşürken sevgilinin suratına hapşurursun inşallah.

* Allah senin işini devlet dairesine düşüre.

* Heyecanla bir şeyleri ballandıra ballandıra anlatırken, adam gelsin desin ki bunu daha önce anlatmıştın.

* Hapşırman gelsin de hapşırama.

* Bütün beddualarım tutsun da iflah olamayasın inşallah.

* Araba kullanırken cep telefonuyla konuşasın, sonrada trafik polisine yakalanasın.

* Ucuza aldım diye sevindiğin araban çalıntı çıka.

* Silikonun patlasın inşallah.

* Hem fikir, hem zikir suçlusu olasın.

* Ne yersen ye asit yapa ağzında, bir "falım" çiklet bulamayasın.

* Susurluk Skandalı'na adın karışsın.

* Medyalara gelesin inşallah. Talk showlara, reality showlara çıkasın imajın sarsıla.

* Tam otomatik çamaşır makinen kireçlensin, bir gram Calgonit bulamayasın.

* Dağın başında araban bozula, kontörün bite.

* İddaa kuponun son maçtan yatsın.

* Sayısal da 5 tuttur inşallah.


 ---------------------------- BİLGİ İŞLEM BEDDUALARI ---------------------------

* Mouse'un kırılsın, tık tıklayama.

* Hatların kopsun da hiç bir yere bağlanama.

* Disk'lerin "crash" ola.

* File'larına virüs bulaşa.

* Network'lerden atılasın.

* İnternetin kopa da hiç bir yere bagῘanamayasan

* Database'in patlaya.

* Security key'lerin deşifre ola.

* Back-upların bozulsun da geçmişe dönemeyesin.

* Kartuşun bitsin.

* Bütün hatlar dolu ola da bağlanamayasın.

* E-mail'in bozula da kimseyle mesajlaşamayasın.

* Netten 500 MB'lik bir dosya indirirken, bitmesine iki dakika kala elektrikler kesile de mosmor ol inşallah!

* Chat yaparken kapı zilin çalsın.

* İçtiğin çay klavyeye dökülsün.

* Arama motorlarına giremeyesin.

* Hitin düşsün, liste sonu ol.

* Posta kutuna iki ay mail gelmesin.

* Üç vakte kadar bağlantın kopsun inşallah.

* Klavyenin sesli harf tuşları basamaz olsun da, sevgiline mektup yazamayasın.

* Windowsun çöksün, ele güne muhtaç ol inşallah.

* Kafana harddiskler kadar taş düşsün.

* Kodlarını yanlış yazasın da web sayfası yapamayasın.

* Askerliğini uzun dönem yapasın da, 12 ay nete bağlanamayasın.

* 2 senedir yazmaya çalıştığın 500 sayfalık roman dosyana virüs girsin de, edebi hayatın bitsin.

* Pes kolunda ki savunma tuşun tutukluk yapsın da ceza sahası dışından gol ye emi.

* Klavyenin space tuşu bozulur inşallah.

* Kapsama alanı dışında kalasın.

* Cep telefonun kırılsın, laptopun yansın.

* Teknolojiden mahrum kalasın.

* Modemin olur da, bilgisayarın olmaz inşallah.

* bilgisayarın geçersiz işlem yürütsün emi.

* Bilgisayarına virüs kaça da format atmak zorunda kal inşallah.

* Bilgisayarına virüsler dadansın inşallah.

* Evde kumandayı bulama.

* Parmakların klavyenin arasına sıkışa, enter tuşun bozula da bir şey gönderemeyesin.


 ---------------------------- EKONOMİK BEDDUALAR ---------------------------

* Repo'da açığa düşesin, faiz sana zarar yaza.

* IMKB 100 endeksin 1600 direncini kıramaya.

* Uygun kur bulmaya, pozisyon açığına düşesin.

* Reuters'in arızalana, rate'leri izleyemeyesin.

* Paran aracı kurumda kala, iç edile; Dövize endeksli kredi alasın.

* Merkez Bankası para piyasalarına müdahale ede. O sırada sen de orada olasın, halden anlamayan Bireysel Danışmana denk düşesin.

* Sabah seansında endeks hızla düşe, sen panik olup kağıt çıkasın, ikinci seansta endeks kendini toplaya ama iş işten geçmiş ola.

* İMF nin gazabına gelesin.

* Aldığın dolarlar sahte çıka.

* Kredi kartının şifresini unutasın da paranı çekemeyesin.


 ---------------------- ÖĞRENCİ BEDDUALARI ---------------------------------

* Sınavda kaleminin ucu bitesice.

* Tarih sınavından önce kitabını okulda unutasıca.

* Akşam servisini kaçırasıca.

* Fen projesini evde unutasıca.

Şaşırtıcı Gerçekler

Şaşırtıcı Gerçekler - Hayatın Gerçekleri - Komikler Burada

* Asansörlere ayna konmasının birincil sebebi, kravatınızı ya da saçınızı düzeltin diye değil; kapıyı açınca kabinin yerinde olduğunu görün diyedir.

* Noel Baba'nın kıyafeti aslında yeşildir. Ancak bir kola markası bunu kırmızı beyaz olarak dünyaya sunmustur.

* Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor.

* Kutup αyılαrı sıcαk ve nemli bir ortαmdα kαlırlαrsα kürklerinin rengi yeşile döner.

* Göktürkler ekşiyen yoğurdun ekşiliğini azaltmak için üzerine su döktüklerinde tesadüfen ayranı keşfetmişlerdir.

* Fillerin rengi aslında gri değil tam olarak kızıl-toprak rengidir. Gri görünümlerinin sebebi vakit geçirmeyi sevdikleri çamurlu sulardan çıkınca üzerlerindeki suyun kurumasıdır.

* Uzun süre haşlanan yumurta uzun zamanda öğütüleceği için vücudun harcadığı enerji miktarı yumurtadan daha fazladır. Haşlanmış yumurta bu yüzden çok iyi bir diyet yemeğidir.

* Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.

* Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.

* Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.

* Salatalığın yüzde 96'sı sudur.

* Bal bozulmayan tek gıdadır.

* En parlak cisim olan ayın ışığının bize ulaşması 1,3 saniye sürüyor.

* Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat uzundur.

* Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor.

* Dünyanın en çok satan telefonu iPhone değil Nokia'nın 2003 yılında satışa çıkardığı ve 250 milyon satan Nokia 1100'dur.

* Alışveriş arabaları ve sepetleri daha çok şey satın almanız için büyük yapılmıştır. Yapılan deneyler boyutu iki katına çıkarınca tüketimin yüzde 19 arttığını ortaya koymuştur.

* Ak-47 (Kalaşnikof) makinalı tüfeği 1947 yapımıdır; buna rağmen bir çok modern silahtan daha yüksek kullanım ve hasar puanına sahiptir.

* Soğan doğrarken sakız çiğnenirse göz yaşarması önlenir.

* Jackie Chan dünyadaki bütün dövüş sporlarında dünya şampiyonu olmuştur.

* İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.

* Ölüm anında dokunma ve görme hissinden sonra duyma yetisini kaybedilir. Kalp durduktan sonra ortalama 2 dk boyunca sesler algılanabilir.

* İnsomnia (uykusuzluk) şikayetiyle doktora başvuranların IQ değerlerinin normalden daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

* İnsanlar uykusunda koku alamaz. Yani, uykunuzda kucağınıza kokarca koysalar sarılıp uyursunuz.

* Oltayla tutulan balıklar, ağ ve torlarla tutulan balıklar gibi saatlerce acı çekmediğinden daha lezzetlidir.

* Niagara şelalesinden düşüp hayatta kalabilen ilk insan olan Bobby Leach, evinde portakal kabuğuna basarak düşmüş ve iç kanamadan ölmüştür

* Çakmak kibritten önce üretilmiştir.

* Dünyanın en sadık canlısı denziatıdır. Eşi öldükten kısa bir süre sonra o da ölür.

* Bir salkım üzümden 2 şer 2 şer kopardığınızda en son her zaman 1 adet kalır.

* İnsan yılda en az 1460 rüya görür.

* Çabuk kızaran insanların daha tutkulu aşıklar olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.

* Dünyada insanlara en çok verilen isim Muhammed'dir.

* Yıldız kayması diye adlandırılan şey atmosfere girdiğinde yanmaya başlayan küçük göktaşlarıdır.

* Cep telefonuyla konuşurken yürüyorsanız, yanınızdan biri geçtiğinde yere bakma eğilimine girersiniz.

* Google Earth programıyla Dünya'nın her yerini görüntüleyerek gezebilirsiniz. Ancak insanların % 95'i sadece kendi evine bakıyor.

* Anadolu ve Orta Asya'da, gelinin üzerine şans ve mutluluk getirmesi için darı atma geleneği vardır. "Darısı Başına" sözü buradan gelmektedir.

* Yorgunluk sadece fiziksel değil, duygusal olarak da yaşanır. Yani karşınızdaki sizi ne kadar çok severse sevsin bir süre sonra yorulacaktır.

* Ördeğin sesi yankı yapmaz.

* En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer.

* En zeki hayvanlardan biri olarak kabul gören kargalar, tıpkı insanlar gibi yaşlı ebeveynlerini yıllar sonra gidip ziyaret ederler.

* 1 kuruş maliyetinin 1,92 kuruş olması sebebiyle tedavülden kalkmıştır.

* Sinekler ellerini ovuşturup kafalarından geçirme hareketini, uçarken yapışan molekülleri temizlemek için yaparlar.

* İngiliz ölçü birimindeki 1 inç in İngiltere kraliçesi 1. Elizabeth 'in el baş parmağının ucundan ilk eklem yerine kadar olan uzunluğun cm cinsinden değeridir. (2,54 cm)

* Uyurken, TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız.

* Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.

* Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebi, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah olmasıdır. Bu dört minaredeki on şerefe de Kanuni'nin Osmanlı'nın onuncu padişahı olmasının bir işaretidir.

* Başkan John F. Kennedy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.

* Dünyanın en genç üniversite öğrencisi Ganesh Sittampalamdır.. Sittampalam üniversiteye başladığında daha 11,5 yaşındaydı.

* Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir.

* Develerin 3 tane kaşı vardır.

* Yunuslar bir gözü açık uyurlar.

* Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir.

* Zürafanın dili 35 cm. kadardır.

* Bir insanın su ve yemek olmadan yaşayabildiği en uzun süre 18 gündür.

* Istakozların kanı mavi renktedir.

* Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

* Fil zıplayamayan tek memelidir.

* Sığırların 4 tane midesi vardır.

* Kangurular geri-geri yürüyemezler.

* Erman Kunter, 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken, ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti.

* Kediler şeker tadını ayırt edemezler.

* Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler.

* Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.

* Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar.

* Zürafanın ses telleri yoktur.

* Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.

* Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.

* Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur.

* 2600 kadar kurbağa cinsi var.

* Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir.

* Sadece domuzlar güneşten yanabilir.

* Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.

* Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.

* Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.)

* Sadece dişi sivrisinekler ısırır.

* Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.

* Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir.

* Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini

* Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir.

* Çekirgenin kulağı dizindedir.

* Yeryüzünün en sıcak yeri Afrikada El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece)

* Yeryüzünün en soğuk yeri Antarktika’da Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 derece)

* Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu.

* İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı.

* Eski Romada şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşden daha değerli sayılırlardı.

* Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısırın El-Ezher üniversitesidir.

* İlk yeraltı tüneli 1 km. uzunluğundadır ve bundan 4 bin yıl önce Irak'ta Fırat nehrinin altından geçmiştir.

* Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara vermez.

* Dünyada 2000'e yakın halk ve 3000 e yakın dil var.

* Paristeki Versailles Sarayının 1300 odası vardır ve hiç tuvaleti yoktur.

* Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür.

* İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. Kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar.

* İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır.

* Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çinli Li Ching-Yuen 256 sene yaşamıştır. (1680-1933)

* Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir.

* Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir.

* Hindistan'ın ücra ve fakir bir köyünde yaşayan Dashrath Manjhi, en yakın doktorun 70 kilometre uzakta olması yüzünden, doktor geç geldiği için karısını kaybeder. O da 1960 yılında eline kazmasını alarak, aradaki yolu 40km kadar kısaltacak bir yol yapmaya başlar. Tam 22 yıl sonra 110 metre uzunluğunda, ve 9 metre genişliğinde yolu tamamlar.

* Pasifik'te küçük bir ada ülke olan Tuvalı her yıl hiçbir şey yapmadan 4 Milyon Dolar Kazanıyor! Bunun sebebi ülkenin kısaltmasının TV olması ve .tv uzantılı alan adlarının satışından elde edilen gelirlerden pay almaları!

* Radyoloji biliminin kurucusu ve radyoaktiviteyi keşfeden Marie Curie'nin çalışma notları, hala aşırı derecede radyoaktiftir. Bu yüzden özel izin, ve özel kıyafetlerle görülebilir.

* 1800'lerin ortasına kadar Istakoz, fakir yemeğiydi. Eskiden, en fakirler ve köleler ıstakozla beslenirmiş. Fare yemekle eş değer tutuluyormuş. Şimdiyse en sosyete yemeklerden..

* Berlin Duvarı yıkıldı ama, hala uzaydan bakınca Doğu Almanya ve Batı Almanya çok net bir şekilde fark edilebiliyor.. Sebebi, iki tarafta aydınlatma için farklı tarz ampullerin kullanılması!

* Titanik batmadan tam 14 yıl önce kitabı yazılmıştır. 1898 yılında yazılan kitabın adı Titan'ın Enkazı..  Evet ilk dikkat çeken benzerlik kitapta batan geminin adının Titan olması, gerçekte de Titanic olması. Ama sadece bununla kalmıyor! 1- Tita nic için batmaz deniliyordu, kitapta Titan için de aynı ifadeler kullanılıyor. 2- İkisinin de kapasitesi 3000 kişi. 3- Titanic 14 Nisan 1912'de Kuzey Atlantik'in 400 mil açıklarında buzdağına çarparak batıyor. Kitapta anlatılan Titan da, tamamen aynı şekilde, bir Nisan akşamı, Atlantik'in 400 mil açıklarında buzdağına çarparak batıyor !!! Kitabın yazarı kazadan sonra, bu kitabın fikri bana rüyamda geldi demiş..

* Rusya Pluto'dan daha büyüktür. Pluto: 16.650.000 kilometrekare / Rusya: 17.075.000 kilometrekare

* Dünya'nın En Yüksek Noktası Everest'te 3G Çeker! Everest parkurundaki 5200 metre yükseklikte bulunan ilk kamp alanına kurulan baz istasyonu sayesinde tüm Everest tırmanışı esnasında cep telefonunuz çeker.  İsveçmerkezli mobil operatör firması TeliaSonera'nın sahip olduğu Ncell (Nepal'in Mobil Operatörü) kurmuş baz istasyonunu..

* Gravity filminin bütçesi 100 Milyon Dolarken, Hindistan Mars Uydusu projesinin toplam bütçesi 73 Milyon Dolardır.

* Normal kutu kola suda batarken, kutu diyet kola batmaz..

* Pasifik okyanusundaki bir adanın içindeki gölün içindeki adanın içindeki gölün içinde bir ada daha vardır.

* Paraguay bayrağı dünyadaki önü ve arkası farklı olan tek bayraktır. Ortadaki logo önde değişik, arkada değişiktir.

* Süper Mario oyunundaki bulutlarla çalılar aynı şekillere sahiptir. Bulutlar beyaz, çalılar yeşile boyanmıştır.

* Aşırı sessizlik sizi delirtebilir. Dünyanın en sessiz yeri, Orfield Laboratuarlarındaki yankı odası.  Ses dalgalarının %99.99'unu absorbe edebilen yapısı ile insanları gerçekten çok ilginç bir şekilde etkiliyor. O kadar sessiz ki, kendinizi duymaya başlıyorsunuz. Kalp atışınız, midenizden gelen sesler, nefes alış verişiniz, hatta kanınızın pompalanmasının ve akışının sesi.  Yeteri kadar vakit geçiren denekler, dengelerini kaybedip halisünasyon görmeye başlamışlar. 45 dakikadan fazla dayanansa olmamış.

* Dubai'deki Burj Khalifa gökdeleni o kadar yüksektir ki, Güneş'in doğuş ve batışını 2'şer kez izleyebilirsiniz. Burj Khalifa'nın tepesindeyeken o kadar yüksektesinizdir ki, Dünya'nın yuvarlaklığını bile farkedebilirsiniz.  Tepedeyken Güneş'in doğduğunu gördüğünüz anda hemen asansörle en alta inerseniz, havanın aslında hala karanlık olduğunu ve Güneş'in doğmadığını görebilir, tekrar deniz üstünden doğuşunu izleyebilirsiniz.

* Venüs'te 1 Gün, 1 Yıldan Daha Uzundur. Venüs'ün kendi etrafında 1 tur dönmesi Dünya zaman ölçüsüyle tam 243 gün sürer.  Güneş etrafında 1 tur dönmesi ise 224.7 gün.

* Bir kavanoz balı 3000 yıl saklayabilirsiniz.

* Tüm Internet 540 Milyar Trilyon (10 Üzeri 21) Elektron ile birbirine bağlı. Toplam ağırlıkları yaklaşık 1 çilek kadar..

* İskambildeki papazlardan sadece kupa papazının bıyığı yoktur.

* Pablo Escobar'ın uyuşturucu karteli o kadar büyüktü ki, her yıl 2500 dolarlık paket lastiği alınırdı.. Paraları tutmak için.

* Dünyada 4300’den fazla ve birbirinden farklı din vardır.

* Karaoke kelimesi Japonca kara ve orkestra kelimelerinin kısaltılmasıdır. Kara ise Japonca’da boş anlamına gelir.

* Her iki kişiden 1 tanesi en son ne zaman telefonundan ayrı kaldığını hatırlayamıyor.

* İnsanların 3’te 2’si denize çiş yaptıklarını itiraf ediyorlar. Peki denize çiş yapmak zararlı mıdır? İdrarın, yüzde 95’i sudur, bunun dışında sodyum, klorür içerir, yani sofra tuzunun içeriklerir ki bunlar zaten denizsuyunda olan maddelerdir. İdrarın deniz suyunda olmayan tek içeriği üredir. Bilim adamlarıan göre üre deniz bitkileri için besleyici bile olmaktadır.

* Dünyada köken, dil, ırk gözetmeksizin bütün yeni doğan bebekler 440 hz yüksekliğinde ve “la” notasıyla ağlar.

* 60 yaşın üzerindeki her 4 kişiden 1’inin hiç dişi yoktur.

* Dünyadaki Facebook kullanıcılarının 189 milyonu (ülke nüfusumuzun 80 milyon civarlarında olduğunu hatırlatayım) Facebook’u yalnızca telefon uygulaması olarak biliyor ve yalnızca telefondan kullanıyor.

* Türk erkeklerinin boy ortalaması 1,72, kilo ortalaması ise 75,8 kilogramdır.

* Türk kadınlarının boy ortalaması ise 1,61, kilo ortalaması ise 66,9 kilogramdır.

* Develer hiç su içmeden 3 ay boyunca çölde yaşayabilirler.

* İnsanların saçları neden beyazlar biliyor musunuz? Çünkü aslında her insanın saçı zaten beyazdır fakat saç kökünden salgılanan bir pigment saçınıza renk verir. Bu pigmentin üretimi yaşınız ilerledikçe durur ve böylece saçlarınız doğal, beyaz rekli haline döner.

* Haşlanmış yumurta besin değerleri yüksek olsa bile sindirimi de bu ölçüde enerji yakıcı olduğu için iyi bir diyet yiyeceğidir.

* Karabasan yani uyku felci hakkında bilimsel olarak çok fazla veri olmaması ilginç bir konu olmakla birlikte, bazı ekstrem kaabasanların süreleri 4-5 saati bulabilmektedir.

* Kaptan korsanların kullandıkları tek göz bandının amacı, karanlık yerlere girildiğinde karanlığa alışma süresini ortadan kaldırmak içindir.

* Denizin 10 metre derinine indiğinizde kanınız yeşil görünür. Çünkü bu seviyeden sonra kırmızı ışık dalgası bulunmaz.

* General Douglas Mac Arthur'un Batı Cephesine atanmak için yaptığı iki başvuru da reddedilmiş. Ama yılmak bilmeyen Mac Arthur üçüncü kez başvurmuş ve böylelikle tarih kitaplarına geçmeyi başarmış.

* Basketbol yıldızı Michael Jordan lisedeyken basketbol takımından atılmış.

* Winston Churchill altıncı sınıftayken sınıfta kalmış. İngiltere Başbakanı olduğunda ise, tam 62 yaşındaymış. Başbakan olduktan sonra çok kez geri adım atmak zorunda kalmış ve büyük yenilgiler yaşamış. Yaşamının en büyük başarılarını emekli olduktan sonra elde etmiş.

* Ünlü opera sanatçısı Enrico Caruso'nun anne babası, oğullarının hep mühendis olmalarını istemişler. Caruso'nun müzik öğretmeni ise, onun sesinin hiç iyi olmadığını ve şarkı söylemesinin olanaksız olduğunu söylemiş.

* Albert Einstein 4 yaşına kadar konuşamamış. Okumayı ise yedi yaşında öğrenebilmiş. Öğretmeni Einstein'ı tanımlarken şu ifadeleri kullanmış: "Kafası çok yavaş çalışıyor. Üstelik çok asosyal ve aptalca düşlerin peşinde bir serseri. "Okuldan atıldığı için de Zürih Politeknik Okuluna kabul edilmemiş.

* Louis Pasteur üniversitedeyken vasat bir öğrenciymiş ve kimya dersinden aldığı ortalama not ise, 22 üzerinden 15'miş.

* Blue Book Mankenlik Ajansı'nın yöneticisi olan Emmeline Snively 1944 yılında Norma Jean Baker'e (Marilyn Monroe), "Bence sen ya sekreterlik yap ya da evlen; bu işi başaramazsın" demiş.

* Decca plak şirketi, ünlü İngiliz rock grubu Beatles ile çalışmayı reddettiğinde şöyle bir açıklama yapmış: "Tarzlarından hiç hoşlanmadık. Onlardan çok daha iyi gruplar var."

* Grand Ole Opry'nin menajeri Jimmy Danny 1954 yılında ilk performansından sonra Elvis Presley'i işten kovmuş. Presley'e ise şunları söylemiş: "Hiçbir işe yaramazsın, oğlum. Sen git kamyon sürücülüğüne dön!"

* Alexander Graham Bell 1876 yılında telefonu icat ettiğinde, kimse telefonu kullanmak istememiş. Başkan Rutherford Hayes ise bu konuda şunları dile getirmiş: "Çok gülünç bir buluş. Böyle bir aleti kim kullanır ki?"

* Thomas Edison elektrik ampulünü icat ettiği zaman, ampulü çalışır hale getirebilmek için 2000'in üzerinde deney yapmak zorunda kalmış. Bir gazeteci kendisine bu kadar başarısızlığa uğradıktan sonra neler hissettiğini sorunca, onu şöyle yanıtlamış: "Hiç başarısızlığa uğramadım ki. Ben elektik ampulünü icat ettim ve bu icat sadece 2000 aşamalı bir süreçti. "

* İşitme kaybı geçen yıllarla giderek artan Ludvig Van Beethoven, 46 yaşında tamamen sağır olmuş. Ancak, en büyük bestelerini - bu besteler arasında beş önemli senfoni vardır - yaşamının son yıllarında yapmış.

* Bence dünya pazarında ancak 5 bilgisayara yer var. "(Thomas J Watson, IBM, Yönetim Kurulu Başkanı. )

* Telefon denen bu aletin o kadar çok eksiği var ki, ona bir iletişim aracı demek ciddiyetten uzaktır. Bu aletin bizce hiçbir değeri yoktur. (Western Union dahili memorandum, 1876)

* Aktörlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?" (H. M. Warner, Warner Brothers, 1927)

* Onların soundunu sevmiyoruz, zaten gitar müziğinin de modası geçiyor. "(1962 de the Beatles'ı reddeden Decca Kayıt Şirketi. )

* Biz de Atari firmasına gittik ve, ‘Hey, bizim harika bir şeyimiz var, sizin bazı parçalarınızı bile imal edebiliriz. Bize parasal kaynak olmaya ne dersiniz? Ya da onu size verelim. Biz sadece onu yapmak istiyoruz. Maaşımızı ödeyin, sizin için çalışalım.' ‘Hayır', dediler. Sonrada Hewlett - Packart'a gittik. Onlar da, ‘Hey, size ihtiyacımız yok. Siz daha üniversiteyi bile bitirmemişsiniz, ' dediler. "(Apple Computer Inc. kurucusu Steve Jobs, Steve Wozniak'la birlikte tasarladıkları kişisel bilgisayarı, Atari and H-P'ye götürdüklerinde)

* Petrol çıkarmak için kuyu açmak mı? Yani toprağı delip petrol aramaktan mı söz ediyorsun? Sen delisin!" (Edwin L. Drake 1859'da bazı kuyu açıcılara iş teklifi götürdüğünde, onlar ona bu cevabı vermişlerdi. )

* Gelecekteki bilimsel ilerlemeler ne olursa olsun, insanlık Ay'a asla ulaşamayacaktır." (Dr. Lee De Forest, vakum tüpünün kaşifi ve televizyonun babası. )

* Keşfedilebilecek her şey keşfedilmiş bulunuyor. "(Charles H. Duell, commissioner, U. S. Office of Patents, 1899)

* Lokomotiflerin posta arabalarından iki kat daha hızlı gidebileceği hakkında beslenen kanaatten daha saçma ne olabilir?" (The Quarterly Review, England (March 1825)

* Ameliyatlarda acının dindirilmesi aptalca bir hayaldir. Onu aramaya çalışmak saçmalıktır. Ameliyatlardaki bıçak ve acı hastaların zihninde ebediyen birlikte yaşayacak iki kelimedir." (Dr. Alfred Velpeau (1839) French surgeon)

* İnsanların Ay'a seyahat edebileceklerini düşünmek, fırtınalı Kuzey Atlantik Okyanusunu buharlı gemiler kullanarak geçebileceklerini düşünmek gibidir. " (Dr. Dionysus Lardner (1838) Professor of Natural Philosophy and Astronomy, University College, London)

* Ay'a roket göndermek gibi aptalca bir fikir, habis uzmanlaşmanın düşünceye karşı kapıları sımsıkı kapalı hücrelerde çalışan bilimcileri hangi saçma noktalara götürebileceğinin bir örneğidir." (A. W. Bickerton (1926) Professor of Physics and Chemistry, Canterbury College, New Zealand)

* Paris sergisi kapanınca elektrik ışığı da sönecek ve artık ondan hiç söz edilmeyecek. "(Erasmus Wilson (1878) Professor at Oxford University)

* İyi bilgilenmiş kimseler bilirler ki, sesi teller üzerinden nakletmek imkansızdır, bu mümkün olsa bile böyle bir şeyin pratik bir değeri olamaz. "(Editorial in the Boston Post 1865)

* Geçen yıl hiç bir radikal gelişme ortaya çıkmamış olmasından anlaşılıyor ki otomobil gelişiminin son noktasına pratik olarak ulaşmıştır. "(Scientific American, Jan. 2, 1909)

* Havadan hafif ve uçabilen makineler imkansızdır. "(Lord Kelvin, ca. 1895, Biritish mathematician and physicist)

* Radyonun geleceği yoktur. "(Lord Kelvin, ca. 1897)

* Televizyon teorik ve teknik olarak mümkün olsa bile ben onun ticari ve finansal bakımdan imkansız olduğunu ve geliştirilmesi için çok fazla zaman harcamamak gerektiğini düşünüyorum. "(Lee DeForest, 1926 American radio Pioneer)

* ENIAC'ın üstündeki hesap makinesi 19,000 vakum tüpüyle donatıldığına ve 30 ton geldiğine göre, gelecekteki bilgisayarlarda belki de sadece 1,000 vakum tüpü bulunabilir ve onlar 1,5 ton ağırlığında filan olabilir."(Popular Mechanics, March 1949)

* Herkesin evinde bir bilgisayar bulunmasının gereği yok. "(Ken Olson, 1977, President, Digital Equipment Corp. )

* Nükleer enerjinin bir gün elde edilebileceğine dair en ufak bir gösterge bile bulunmuyor. Bu, atomu istediğimiz gibi parçalayabileceğimiz anlamına gelirdi. "(Albert Einstein, 1932)