Evliliğin Anlamı

Evliliğin Anlamı - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Hocaya sormuşlar:
- "Evliliğin anlamı nedir?"
Hoca şu cevabı vermiş:
- "Gündüzleri çifte hırlama, geceleri çifte horlama."

Kuru Fasulye Etkisi

Kuru Fasulye Etkisi - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Bir zamanlar kuru fasulyeye çılgınca düşkün bir adam varmış. Kuru fasulyeye bayılırmış, ama her zaman fasulyenin sonraki etkisi utandırıcı ve canlı bir tepki oluyormuş. Adam bir gün bir kıza rastlamış ve aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler. Fakat kız:
- "Ancak kuru fasulye yemeği bırakırsan seninle evlenmeyi kabul ederim" diye şart koşmuş. Adam da büyük bir fedakarlık gösterip fasulyeyi bırakmış. Kısa bir süre sonra evlenmişler.
Bir kaç ay sonra, bir akşam adam işte iken telefonu çalmış. Arayan adamın eşiymiş ve akşamleyin bir saat geç gelmesi için rica etmiş, adam da kabul etmiş.
İşten çıkan adam dışarıda bir saati doldurmak için gezinirken bir lokantadan gelen kuru fasulye kokusuna yenik düşmüş:
- "Sadece bir porsiyon yerim" diye içeri girmiş, fakat hızını alamamış. Bir, iki, üç, beş, yedi derken 10 porsiyona tamamlayıp dışarı çıkmış. Ancak, adam dışarı çıkar çıkmaz hemen gaz olayı başlamış. Adam da koşturarak karşıdaki parka gitmiş ve bir güzel başlamış gaz çıkarmaya. Fakat durmaya niyeti yok. Gaz çıkardıkça çıkarıyor. En sonunda:
- "Tamam artık kalmadı. Saat de zaten doldu, artık eve geri dönebilirim." demiş.
Eve gelmiş, zile basmış, karısı kapıyı açıp kocasının kucağına atlamış:
- "Kocacım sana bir sürprizim var fakat biraz bekle." deyip bir mendil bulmuş ve kocasının gözlerini bağlamış. Ardından kocasının koluna girip onu yemek masasının başındaki sandalyeye oturtmuş. Gözündeki bağı tam açacakken telefon çalmış. Karısı gözünü açmaması için yemin ettirdikten sonra telefona cevap vermeye gitmiş. Fakat bu arada adamın gaz olayı yine son haddine gelince bakmış karısı da hala telefonla konuşuyor, adam ağırlığını bir poposunun üstüne vermiş ve koyvermiş. Hem yüksek sesliymiş, hem de çürük yumurta kadar olgun. Hemen el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu çıkartmış, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatarak gene el yordamıyla yerine dönmüş. Karısı konuşmaya devam etmekteymiş. Adam:
- "Eee öyleyse fırsattan tekrar istifade edeyim." demiş. Bu sefer öbür poposunun üstüne ağırlığını vermiş ve tekrar gürültülü bir şekilde koyvermiş. Bu ödül bile kazanabilirmiş. Hemen tekrar el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu indirmiş, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatmış ve yerine dönmüş. Bu durum hanımının telefon konuşması sona erene kadar beş dakika daha devam etmiş. Mutlu bir şekilde gülümsemiş masumca. Karısı döndüğünde:
- "Seni beklettiğim için özür dilerim. Gözünü açtın mı? diye sormuş.
Kocası:
- "Gözümü hiç açmadım" diye yemin etmiş. Bunun üzerine karısı, adamın gözündeki bağı çözmüş ve bağırmış:
- "İyi ki Doğdun Aşkım, Happy Birthday To You."
Fakat bu sırada Doğum Günü Partisi için hazırlanmış masanın etrafında on iki adet misafir, ağızları bir karış açık, oturmuş adama bakıyorlarmış.

Mavi Elbiseli Adam

Mavi Elbiseli Adam - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel arabasıyla yola çıkmış. Bir gölün kenarından geçerken kırmızı elbiseli bir adam elini kaldırıp, durmasını işaret etmiş. Temel arabasını durdurmuş. Kırmızı elbiseli adam:
- "Merhaba, ben ormanın kırmızı elbiselisiyim, karnım çok aç. Bana yiyecek bir şeyler verir misin?" demiş.
Temel bir parça ekmek vermiş, teşekkürleri kabul edip yola devam etmiş. Dağlık bir bölgeden geçerken bu kez karşısına sarılar içinde bir adam çıkıp:
- "Ben bu dağın sarı elbiselisiyim. Çok susadım, suyun var mı?" demiş.
Temel bir şişe su verip yola devam etmiş. Yol asfalta çıkmış. Bir zaman geçtikten sonra mavi elbiseler içinde bir adam el kaldırıp, durmasını işaret etmiş. Temel sinirlenmiş:
- "Söyle bakalım asfaltın mavi elbiselisi, ne istiyorsun?" demiş.
Mavi elbiseli adam cevap vermiş:
- "Ehliyet ve ruhsat."

Belediye Otobüsü

Belediye Otobüsü - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel arkadaşı Dursun'a başından geçenleri anlatır:
- "Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı."
Dursun:
- "Sen ne yaptın?"
Temel:
- "Ben de bilet almışım gibi ona anlamlı anlamlı baktım."

Maske

Maske - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel bir gün ameliyat olacakmış. Doktorlar maskeyi takınca Temel:
- "Boşuna maske takmayın, ben hepinizi tanıyorum" demiş.

Benim Karı

Benim Karı - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel, boşanmak için mahkemeye başvurmuş. Hakim Temel'e sormuş:
- "Kiminle evlisin?"
Temel:
- "Benim karıyla" demiş.
Hakim sinirlenmiş:
- "Herhalde! Sen hiç erkekle evli olan birini tanıyor musun?"
Temel:
- "Tanıyorum tabi!"
Hakim:
- "Kim peki?"
Temel:
- "Benim karı"

1 Saat Geri

1 Saat Geri - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel'e gider:
- "Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Evdeki saatleri senden satın aldığım için ben de toplayıp sana getirdim. Bunları geri alacaksın." demiş.
Temel kendinden emin bir şekilde itiraz eder:
- "Öyle yağma yok. Saatlerin geri alınacağını ben de duydum ama, sadece 1 saat geri alınacakmış. Getirdiğin saatlerden sadece 1 tanesini alırım, diğerlerini almam."

Nefes Alamıyorum

Nefes Alamıyorum - Deli Fıkraları - Komikler Burada

Yaşamaktan iyice bıkan delilerden biri intihar etmeye karar verir. Eline bir ip alır, ipi önce beline, sonra yüksek bir ağaca bağlar, başlar sallanmaya. Durumu fark eden gardiyan sorar:
- "Sen ne yapıyorsun?" Deli:
- "İntihar ediyorum" der.
Gardiyan:
- "Hiç öyle intihar edilir mi? İpi beline bağlayacağına boğazına bağlasan ya" der.
Deli cevap verir:
- "Onu da denedim ama o zaman nefes alamıyorum."

Kafamı Dinlerim

Kafamı Dinlerim - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Bir hayli yaşlı olan Fadime ve Temel'e sormuşlar:
- "Kaç yaşındasınız?"
Fadime:
- "Seksen yedi yaşındayım. Ama yüz yaşıma kadar yaşayacağım." demiş.
Temel:
- "Ben de seksen yedi yaşındayım ama ben yüz bir yaşıma kadar yaşayacağım." demiş.
Temel'e tekrar sormuşlar:
- "Neden Fadime'den bir yıl fazla yaşamak istiyorsunuz?"
Temel cevap vermiş:
- "Hiç olmazsa bir yıl kafamı dinlerim."

Sokakta Ders

Sokakta Ders - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel'in çocuğunu sokakta ders çalışırken görenler, Temel'e nedenini sormuşlar.
Temel`in cevabı hazır:
- "Bu zamanda herkes çocuğunu dışarıda okutuyor."

İngilizce Tercüme

İngilizce Tercüme - Öğrenci Öğretmen Fıkraları - Komikler Burada

Öğretmen İngilizce dersinde öğrencisini sözlüye kaldırdı ve:
- "Oğlum, sana bir cümle vereceğim, sen bunu İngilizceye çevireceksin." dedi ve cümleyi verdi:
- "Çocuk, koştu koştu, denize düştü, boğuldu."
Öğrenci hemen yanıt verdi:
- "The boy dıkıdık dıkıdık, culup, glu, glu, glu."

Tıp İlmi

Tıp İlmi - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Nasrettin Hocaya sorarlar:
- "Hocam, Tıp İlmini bilir misiniz?"
Hoca:
- "Bilirim" der ve bildiklerini kısaca özetler:
- "Ayağını sıcak tut başını serin, kendine bir eş bul, düşünme derin."

Yolculuk Sohbeti

Yolculuk Sohbeti - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Uçağın havalanmasını beklerken, kitap okumak isteyen adamın yanında oturan yolcu, adama dönmüş ve:
- "Biliyor musunuz, bir yerde okumuştum. Eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana." demiş.
Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam, kitabı yavaşça kapatmış ve diğer yolcuya:
- "Hangi konuda sohbet etmek istersiniz?" diye sormuş.
Diğer yolcu:
- "Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz?" demiş.
Kitabını okumak isteyen adam:
- "Olabilir, bu ilginç bir konu ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. Bir at, bir inek ve bir keçi, üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket şeklinde, inek sıvı şeklinde, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar. Sizce neden?"
Sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış:
- "Bilmiyorum. Hiçbir şey aklıma gelmiyor" demiş.
Kitabını okumak isteyen adam:
- "Hiç bir bok hakkında bilgin yok. Ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istiyorsun?" demiş.

Karınca ve Ağustos Böceği

Karınca ve Ağustos Böceği - Hayvan Fıkraları - Komikler Burada

Karınca yaz boyunca çalışırken Ağustos Böceği saz çalmış.  Kış günü karınca sıcacık evinde afiyet içinde yaşıyorken bir gün kapısı çalınmış. Karınca:
- "Yine o aylak Ağustos Böceği" diye düşünmüş.  Kapıyı açınca bir bakmış gerçekten de Ağustos Böceği karşısında duruyor.
Karınca:
- "Tamam, sen yaz boyunca saz çaldın, şimdi aç kaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi? Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın böyle aç kalmazdın" demiş.
Ağustos Böceği de:
- "Merak etme. Bir şey isteyecek değilim. Ben yaz boyunca saz çalınca ayıptır söylemesi biraz para kazandım. Hatta meşhur da oldum. Şimdi Avrupa Turnesine gidiyorum, bir arzun var mı diye sormaya geldim" demiş.
Karınca bir bakmış, Ağustos Böceğinin hiç öyle aç bir hali yok. Üstü başı gayet düzgün, üzerinde bir kürk var, ağzında bir puro ve arkada da kocaman bir limuzin, önünde şoförü ile onu bekliyor.
Karınca:
- "Yok, bir şey istemiyorum. Ama Fransa'ya uğrayacaksın değil mi?" diye sormuş.  Ağustos Böceği de:
- "Evet" demiş.
Karınca:
- "İyi o zaman. Parise gidince, orada -La Fontaine- diye biri var, söyle ona, onun anasını avradını..." demiş.

İşi Bırakıyoruz

İşi Bırakıyoruz - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler, bağırıp çağırarak yollarının üzerindeki her çöp bidonuna tekme atarlar. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar ve onları durdurarak:
- "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 Lira vereceğim." der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara:
- "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı. Bundan böyle size sadece 50 Kuruş verebilirim." der.
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları ve:
- "Bakın henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 25 Kuruş verebilirim, tamam mı?" der.
İçlerinden biri:
- "Olanaksız bayım günde 25 Kuruş için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz bu işi bırakıyoruz." der.

NOT: Adam sigorta şirketinden emekli bir yöneticidir :)

Tilkinin Orucu

Tilkinin Orucu - Hayvan Fıkraları - Komikler Burada

Tilki ormanda gezmektedir. Bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür. Karnı çok açtır ama şüphelenir. Geyik budunu kontrol etmeye başlar ve bunun bir tuzak olduğunu görür. Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar.
Biraz sonra kurt gelir, geyik budunu ve yerde yatan tilki görür. Tilkiye sorar:
- "Ne yapıyorsun dostum?" Tilki cevap verir
- " Hiç. yatıyorum"
- "Burada bir geyik budu var"
- "Evet var"
- "Neden yemedin?"
Tilki sakince cevap verir:
- "Bu gün orucum"
Kurt kendinden emin:
- "Ben yiyeyim o zaman"
Tilki:
- "Buyur afiyet olsun" der.
Kurt geyik buduna uzanır uzanmaz bir patlama olur. Ortalığı toz duman kaplar. Kurt yaralanır ve hareketsiz kalır. Kurt perişan halde yatarken, tilki sakince geyik budunu yemeye başlar. Bunu gören kurt:
- "Lan şerefsiz hani oruçtun?"
Tilki pişkin pişkin:
- "Biraz önce top patladı duymadın mı?" der.

Dört Harfli Hayvan Adı

Dört Harfli Hayvan Adı - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

İki Trakyalı bulmaca çözüyormuş. Birisi sormuş:
- "Dört arfli bir ayvan adı?" Diğeri:
- "Oroz be ya." demiş.
 Öbürü biraz düşündükten sonra:
- "Dur emen yazmayalım indi de olabilir" demiş.

Rahatsız Ettim

Rahatsız Ettim - Sarhoş Fıkraları - Komikler Burada

Sarhoşun biri yolda giderken bir şişeye tekme atmış. İçinden bir cin çıkmış:
- "Dile benden ne dilersen" demiş.
Sarhoş:
- "Rahatsız ettim özür dilerim."

Suç Aleti

Suç Aleti - Sarhoş Fıkraları - Komikler Burada

İçki yasağının olduğu dönemde birini yakalarlar. Adam:
- "Bırakın, beni neden götürmek istiyorsunuz?" Görevliler:
- "İçki içmişsin. Seni suç aleti boş şişe ile yakaladık." demişler.
Bunun üzerine adam:
- "Bende zina aleti de var. Zina suçundan da mı yakalayacaksınız?" demiş.

Şemsiye İle Duş

Şemsiye İle Duş - Deli Fıkraları - Komikler Burada

Akıl hastanesinde doktor, şemsiye ile duş alan deliye sormuş:
- "Neden şemsiye ile duş alıyorsun?"
Deli cevap vermiş:
- "Havlumu almayı unutmuşum da."

Maymuna Dönmüşsün

Maymuna Dönmüşsün - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Hakim, sakalı uzamış Necip Fazıl'a:
- "Maymuna dönmüşsün Necip" demiş.
Necip Fazıl duvara dönerek:
- "Şimdi de duvara döndüm." demiş.

Asker Mektubu

Asker Mektubu - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel askerdedir, fakat kimi kimsesi yoktur. Bir gün Temel Başbakandan harçlık istemek için bir mektup yazar ve mektubu göndermesi için çavuşa verir. Çavuş da:
- "Temel hiç mektup göndermezdi acaba kime yazmış?" diye merak eder ve mektubu okur. Mektupta Temel'in Başbakandan 200 Lira harçlık istediğini okuyunca temele acır ve cebindeki 150 Lirayı zarfa koyup Temel'e verir. Temel parayı alınca bir mektup daha yazar. Çavuş yine mektubu okur ve mektup da şöyle yazar:
- "Sayın Başbakanım. Para için teşekkür ederim ama bundan sonra lütfen parayı banka hesabıma yatırın. Çünkü bizim lavuk çavuş gönderdiğiniz paranın 50 Lirasını yemiş."

Spagetti

Spagetti - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Fakat doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir; İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister. Hemşire:
- "Bebeğin doğduğunu sana nasıl haber vereceğim?" diye sorar. Doktor da:
- "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına "Spagetti" diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok" der. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider. Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora:
- "Sevgilim, bugün postadan senin adına İtalya'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım." der. Doktor:
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım" der ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahale sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar:
- "Spagetti, Spagetti, Spagetti, Spagetti. İkisi sosisli, ikisi sade!"

Fiyat Farkı


Fiyat Farkı - Politika Fıkraları - Komikler Burada

Meclis Genel Kurul Salonunun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş.
Birinci marangoz:
- "50 bin liraya olur bu iş. 20 bin lira malzeme, 20 bin lira işçilik, 10 bin lira da kâr." demiş. 
Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:
- "Siz aynı işi kaça yaparsınız?"
İkinci marangoz:
- "250 bin lira." demiş.
Bürokrat:
- "Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?" demiş.
İkinci marangoz:
- "100 bin lira bana, 100 bin lira size, 50 bin lira da bu marangoz arkadaşa veririz kapıyı yapar."

Yanlış Numara

Yanlış Numara - Komik Diyaloglar - Komikler Burada

- "Alo. Efendim."
- "Pardon galiba yanlış numara çevirdim."
- "Dikkat etsene geri zekalı."
- "Geri zekalı sensin, üstüne bir de kuş beyinlisin."
- "Ne? sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?"
- "Hayır."
- "Ben İstanbul Emniyet Müdürüyüm." (Biraz sessizlikten sonra)
- "Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?"
- "Hayır."
- "Ohhh çok şükür."

İşitme Kaybı

İşitme Kaybı - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Adam doktora gider:
- "Doktor bey, galiba karımda işitme kaybı başladı. Ne yapabiliriz?" Doktor:
- "Eve gittiğiniz zaman, karınızın arkasında, biraz uzakta durun. Normal bir sesle ona soru sorun. eğer sizi duymazsa biraz daha yaklaşın ve sorunuzu tekrarlayın. Hangi mesafede duyduğunu tespit edelim, ona göre bir tedavi uygularız. Adam eve döner. Karısı mutfakta yemekle uğraşmaktadır. Adam mutfağın kapısında durur ve normal bir sesle:
- "Hayatım, ne yiyoruz bu akşam?" diye sorar. Karısı cevap vermez. Adam bir iki adım atar ve bir kez daha sorar:
- "Hayatım, ne yiyoruz bu akşam?" Karısı yine cevap vermez. Adam kadının dibine kadar gelir ve tekrarlar:
- "Hayatım, ne yiyoruz bu akşam?" Karısı öfkeyle dönerek cevap verir:
- "Üçtür köfte diyorum ya!"

Çok İyide Oldu Çok Güzel İyi Oldu Tamam mı mp4

Yamazan

Yamazan - Çocuk Fıkraları - Komikler Burada

Adamın biri, yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur:
- "Senin adın ne?" diye sorar. Çocuk tam söyleyeceği sırada:
- "Dur! Ben tahmin edeyim! Fakat ipucu olarak baş harfini söyle" diyerek çocuğun sözünü keser. Çocuk:
- "Y" der. Adam başlar saymaya:
- "Yaşar!" Çocuk başını sallar.
- "Yusuf!" Çocuk yine başını sallar.
- "Yasin!" Adam "Y" ile başlayan bütün isimleri sayar, çocuk her seferinde başını sallar. Adam iyice sinir olur, kız isimlerini de saymaya başlar, çocuk yine başını sallar. Adam en sonunda:
- "Bilemedim, neymiş be senin ismin?" diye sorar. Çocuk cevap verir:
- "Yamazan!"

Latincesi

Latincesi - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Hasta, doktora derdini anlattı:
- "Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. canım hiç çalışmak istemiyor."
- "Şikayetiniz bunlar mı?"
- "Evet."
- "Bunun adı, tembellik."
- "Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?"

Dayak Manyağı

Dayak Manyağı - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Ben küçükken mahallede 10 kişilik bir gruptan dayak yemiştim.
- "Adamsanız tek tek gelin" dedim.
Sonra teker teker gelip beni tekrar dövdüler. Eve gidince abim:
- "Kim yaptı bunu sana? Hemen onları bana göster" dedi. Gittik. Çocukları bulduk. Bir de abimle beraber dayak yedik. Eve gelince abim:
- "Niye söylemiyon lan 10 kişi olduklarını?" dedi ve beni bir de abim dövdü.

Köpekle Konuşuyorum

Köpekle Konuşuyorum - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Mehmet Bey köpeğinin tasmasından tutmuş yolda giderken, hoşlanmadığı bir komşusuyla karşılaştı. komşusu sordu:
- "Bu eşekle nereye gidiyorsun?" Mehmet Bey:
- "Yahu bu köpek be. Köpekle eşeği birbirinden ayıramıyor musun?" diye komşusunu tersledi. Komşusu aldırışsız:
- "Ben köpekle konuşuyorum. Sen ne diye söze karışıyorsun?"

Son İstek

Son İstek - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Hapishanenin birinde idam mahkumunun infazı gerçekleşecekmiş. Her şeyi hazırlamışlar, mahkumu elektrikli sandalyeye oturtmuşlar. Hapishane müdürü mahkuma:
- "Son isteğin nedir?" diye sormuş. Mahkum:
- "Çok korkuyorum elimden tutar mısın?" demiş.

Dindar Ayı

Dindar Ayı - Cennet Cehennem Fıkraları - Komikler Burada

Ateist bir adam, bir gün ormanda gezerken etrafındaki güzelliklere bakıyor ve:
- "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş.
Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına baktığında ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış ve pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam:
- "Tanrım!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:
- "Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?" demiş. Adam utanç içinde:
- "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki ayıyı dindar yapabilirsiniz" demiş. Ses:
- "Peki" diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini ateiste indirmiş. Daha sonra iki elini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış:
- "Tanrım, senin rızan için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açıyorum, ham dolsun verdiğin nimetlere."

Ormanın Güzelliği

Ormanın Güzelliği - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Dursun Temel'e seslenmiş:
- "Temel şu ormanın güzelliğine bak."
Temel şöyle bir etrafına bakmış:
- "Ağaçlardan bir şey göremiyorum ki."

200 Lira

200 Lira - Fena Fıkralar - Komikler Burada

Yaşlı adam 'Viagra' adlı bir ilacın piyasaya salındığını duymuş ancak nereden ve nasıl temin edileceğini bilmiyormuş. Yaşlı adam bu konuda torununa başvurmuş. Bıçkın torun:
- "Büyükbaba, at bakalım ortaya 40 Lira,  o ilaçtan sana bulayım" demiş.  Büyükbaba:
- "Şimdi yanımda yok. Sen ilacı al, ben odana bırakırım 40 Lirayı."  demiş.
Torun ilacı sağlayıp büyükbabasına vermiş. Ertesi akşam işten dönünce odasına bakmış bir kenarda 200 Lira duruyor. Dışarı seslenmiş:
- "Büyükbaba ilaç 40 Liraydı sen 200 Lira vermişsin." Büyükbaba:
- "Ben 40 Lira verdim evlat, 160 Lira da büyükannen verdi."

Abdestsiz Namaz

Abdestsiz Namaz - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Nasrettin Hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan biri de onu izliyormuş. Namazı bittikten sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış:
- "Allah'ım sen namazımı kabul et."
Ağaçtaki adam:
- "Etmem" diye cevap vermiş. Hoca şaşırmış. Tekrarlamış:
- "Allah'ım sen kıldığım namazı kabul et."
- "Etmem."
Hocanın şaşkınlığı iyice artmış. Yine:
- "Allah'ım sen namazımı kabul et" demiş. Ağaçtaki adam tekrar:
- "Etmem" deyince hoca sinirlenmiş:
- "Etmezsen etme. Ben de zaten abdestsiz kılmıştım."

Morg

Morg - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Hasta:
- "Doktor beni morga mı götürüyorsunuz?" Doktor:
- "Evet."
Hasta:
- "Ama ben daha ölmedim ki."
Doktor:
- "Olsun, biz de daha morga gelmedik zaten."

Sahte Para

Sahte Para - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Oğlu, Kayserili babasından para ister:
-"Baba bana 500 lira verir misin?" der.
Baba:
- "400 Lira mı? Ne yapacaksın lan 300 Lirayı? 200 Lira neyine yetmiyor. Al sana 100 Lira." der ve çıkartıp 50 Lira verir.
Oğlu pişkin pişkin güler:
"Bana zaten 50 Lira lazımdı." der.
Babanın yanıtı :
- "Bak kerataya, sahte para vermesem beni kazıklayacaktı."

Bir Tek Ben Bildim

Bir Tek Ben Bildim - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Küçük Temel, okul dönüşü annesine:
- "Bugün öğretmen bir soru sordu, bir tek ben bildim."
Annesi:
- "Soru neydi, uşağım?"
Temel:
- "Bizim evin adresi"

Foto Muhabiri

Foto Muhabiri - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu, sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti. Gazetesine iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen uyanık foto muhabiri çemberleri aşamayınca:
- "Yol verin. Yol verin. Ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmaya başladı.
Kenara çekilip yol verdiler. Foto muhabiri yaklaştı. Arabanın önünde bir eşek yatıyordu.

Getirin Yakalım

Getirin Yakalım - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Necip Fazıl çok sigara içiyormuş, bir gün öğrencinin biri yanına gelmiş:
- "Efendim, ben rüyamda bütün bitkilerin Allah'a secde ettiğini, fakat bir tek tütünün secde etmediğini gördüm" demiş.
Necip Fazıl bunun üzerine şu cevabı vermiş:
- "Getirin yakalım o kafiri."

Huzur Evi

Huzur Evi - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Adam, 80 yaşına gelmiş olan babasını huzur evine bırakır. Bir hafta sonra da gidip ziyaret eder. Halini, hatırını sorar:
- "Nasılsın baba? İyi bakıyorlar mı sana burada? Bir şeye ihtiyacın var mı?" Babası:
- "Oğlum, bu huzur evi çok güzel. Bana burada çok iyi bakıyorlar. Her akşam yatmadan önce bir bardak sütlü kakao, bir de viagra veriyorlar. Allah razı olsun, çok memnunum, hiç bir şeye ihtiyacım yok." der. Ziyaret sonunda adam hemen hemşireyi bulur:
- "Hemşire hanım, babam bir şeyler anlatıyor. Yatarken bir bardak sütlü kakao bir de viagra veriyormuşsunuz, doğru mu?" Hemşire:
- "Doğru. Doktor beyin talimatı. Sütlü kakao çabucak uyutuyor, viagra da yuvarlanıp yataktan düşmesine engel oluyor."

Titanik

Titanik - Asker Fıkraları - Komikler Burada

Hitler, ele geçirilen İngiliz, Fransız ve Yahudi üç esire bir şans tanımak istemiş:
- "Size birer soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş. İngiliz'e sormuş:
- "Titanik kaç yılında battı?"
İngiliz hemen cevap vermiş:
- "1912."
Hitler İngiliz'i göndermiş. Bu kez Fransız'a sormuş:
- "Titanik'te kaç kişi öldü?" Fransız cevap vermiş:
- "1050."
- "Tamam, sen de gidebilirsin." demiş ve Fransız'ı özgür bırakmış. Hitler daha sonra Yahudi'ye dönerek:
- "Say lan ölenlerin isimlerini." demiş.

Futbol Konuşuruz

Futbol Konuşuruz - Cennet Cehennem Fıkraları - Komikler Burada

Einstein ölünce, insanlığa olan katkılarından dolayı cennete gitmeye hak kazanmış. Einstein, sevinçle cennetteki villasına yerleşmiş ve yaşamaya başlamış. Bir gece geç saatlerde purosunu tüttürüp kitap okurken kapısı çalmış. Merakla kapıyı açınca karşısında bir adam görmüş. Adam:
- "Benim IQ'um 180" demiş.
Einstein çok sevinmiş ve hemen adama:
- "Gel içeri, seninle Quantum fiziği, izafiyet teorisi ve biraz da felsefe konuşalım" demiş ve adamı bir hafta misafir etmiş.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra yine bir akşam kapı çalınmış. Einstein kapıyı açınca karşısında yine bir adam görmüş. Adam:
- "Benim IQ'um 90" demiş.
Einstein:
- "Gel seninle siyaset ve ekonomi konuşalım" demiş ve adamı içeri almış. Einstein bu adamı da villasında bir hafta misafir etmiş.
Aradan yine biraz vakit geçmiş ve bir gece vakti kapısı tekrar çalınmış. Einstein bakmış yine bir adam:
- "Benim IQ'um 1,5" demiş. Einstein bakmış bakmış:
- "Buyur içeri, konuğum ol. Seninle de futbol konuşuruz." demiş.

Üstüme Düşecektim


Üstüme Düşecektim - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Bizim Temel uyuyormuş. Birden yataktan düşmüş. Sonra düştüğü yerden kalkmış ve yatağa geri yatmış. Biraz sonra tekrar yataktan düşmüş ve sevinerek mırıldanmış:
- "İyi ki kalkmışım, yoksa üstüme düşecektim."