-->

Komikler Burada

En Komik ve En Eğlenceli Fıkralar, En komik Videolar, En komik Resimler, En Güzel Hazır Mesajlar.

31 Mart 2017 Cuma

Kuru Fasulye Etkisi

Kuru Fasulye Etkisi - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Bir zamanlar kuru fasulyeye çılgınca düşkün bir adam varmış. Kuru fasulyeye bayılırmış, ama her zaman fasulyenin sonraki etkisi utandırıcı ve canlı bir tepki oluyormuş. Adam bir gün bir kıza rastlamış ve aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler. Fakat kız:
- "Ancak kuru fasulye yemeği bırakırsan seninle evlenmeyi kabul ederim" diye şart koşmuş. Adam da büyük bir fedakarlık gösterip fasulyeyi bırakmış. Kısa bir süre sonra evlenmişler.
Bir kaç ay sonra, bir akşam adam işte iken telefonu çalmış. Arayan adamın eşiymiş ve akşamleyin bir saat geç gelmesi için rica etmiş, adam da kabul etmiş.
İşten çıkan adam dışarıda bir saati doldurmak için gezinirken bir lokantadan gelen kuru fasulye kokusuna yenik düşmüş:
- "Sadece bir porsiyon yerim" diye içeri girmiş, fakat hızını alamamış. Bir, iki, üç, beş, yedi derken 10 porsiyona tamamlayıp dışarı çıkmış. Ancak, adam dışarı çıkar çıkmaz hemen gaz olayı başlamış. Adam da koşturarak karşıdaki parka gitmiş ve bir güzel başlamış gaz çıkarmaya. Fakat durmaya niyeti yok. Gaz çıkardıkça çıkarıyor. En sonunda:
- "Tamam artık kalmadı. Saat de zaten doldu, artık eve geri dönebilirim." demiş.
Eve gelmiş, zile basmış, karısı kapıyı açıp kocasının kucağına atlamış:
- "Kocacım sana bir sürprizim var fakat biraz bekle." deyip bir mendil bulmuş ve kocasının gözlerini bağlamış. Ardından kocasının koluna girip onu yemek masasının başındaki sandalyeye oturtmuş. Gözündeki bağı tam açacakken telefon çalmış. Karısı gözünü açmaması için yemin ettirdikten sonra telefona cevap vermeye gitmiş. Fakat bu arada adamın gaz olayı yine son haddine gelince bakmış karısı da hala telefonla konuşuyor, adam ağırlığını bir poposunun üstüne vermiş ve koyvermiş. Hem yüksek sesliymiş, hem de çürük yumurta kadar olgun. Hemen el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu çıkartmış, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatarak gene el yordamıyla yerine dönmüş. Karısı konuşmaya devam etmekteymiş. Adam:
- "Eee öyleyse fırsattan tekrar istifade edeyim." demiş. Bu sefer öbür poposunun üstüne ağırlığını vermiş ve tekrar gürültülü bir şekilde koyvermiş. Bu ödül bile kazanabilirmiş. Hemen tekrar el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu indirmiş, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatmış ve yerine dönmüş. Bu durum hanımının telefon konuşması sona erene kadar beş dakika daha devam etmiş. Mutlu bir şekilde gülümsemiş masumca. Karısı döndüğünde:
- "Seni beklettiğim için özür dilerim. Gözünü açtın mı? diye sormuş.
Kocası:
- "Gözümü hiç açmadım" diye yemin etmiş. Bunun üzerine karısı, adamın gözündeki bağı çözmüş ve bağırmış:
- "İyi ki Doğdun Aşkım, Happy Birthday To You."
Fakat bu sırada Doğum Günü Partisi için hazırlanmış masanın etrafında on iki adet misafir, ağızları bir karış açık, oturmuş adama bakıyorlarmış.

Mavi Elbiseli Adam

Mavi Elbiseli Adam - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel arabasıyla yola çıkmış. Bir gölün kenarından geçerken kırmızı elbiseli bir adam elini kaldırıp, durmasını işaret etmiş. Temel arabasını durdurmuş. Kırmızı elbiseli adam:
- "Merhaba, ben ormanın kırmızı elbiselisiyim, karnım çok aç. Bana yiyecek bir şeyler verir misin?" demiş.
Temel bir parça ekmek vermiş, teşekkürleri kabul edip yola devam etmiş. Dağlık bir bölgeden geçerken bu kez karşısına sarılar içinde bir adam çıkıp:
- "Ben bu dağın sarı elbiselisiyim. Çok susadım, suyun var mı?" demiş.
Temel bir şişe su verip yola devam etmiş. Yol asfalta çıkmış. Bir zaman geçtikten sonra mavi elbiseler içinde bir adam el kaldırıp, durmasını işaret etmiş. Temel sinirlenmiş:
- "Söyle bakalım asfaltın mavi elbiselisi, ne istiyorsun?" demiş.
Mavi elbiseli adam cevap vermiş:
- "Ehliyet ve ruhsat."

30 Mart 2017 Perşembe

Nefes Alamıyorum

Nefes Alamıyorum - Deli Fıkraları - Komikler Burada

Yaşamaktan iyice bıkan delilerden biri intihar etmeye karar verir. Eline bir ip alır, ipi önce beline, sonra yüksek bir ağaca bağlar, başlar sallanmaya. Durumu fark eden gardiyan sorar:
- "Sen ne yapıyorsun?" Deli:
- "İntihar ediyorum" der.
Gardiyan:
- "Hiç öyle intihar edilir mi? İpi beline bağlayacağına boğazına bağlasan ya" der.
Deli cevap verir:
- "Onu da denedim ama o zaman nefes alamıyorum."

29 Mart 2017 Çarşamba

İngilizce Tercüme

İngilizce Tercüme - Öğrenci Öğretmen Fıkraları - Komikler Burada

Öğretmen İngilizce dersinde öğrencisini sözlüye kaldırdı ve:
- "Oğlum, sana bir cümle vereceğim, sen bunu İngilizceye çevireceksin." dedi ve cümleyi verdi:
- "Çocuk, koştu koştu, denize düştü, boğuldu."
Öğrenci hemen yanıt verdi:
- "The boy dıkıdık dıkıdık, culup, glu, glu, glu."

Tıp İlmi

Tıp İlmi - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Nasrettin Hocaya sorarlar:
- "Hocam, Tıp İlmini bilir misiniz?"
Hoca:
- "Bilirim" der ve bildiklerini kısaca özetler:
- "Ayağını sıcak tut başını serin, kendine bir eş bul, düşünme derin."

28 Mart 2017 Salı

Yolculuk Sohbeti

Yolculuk Sohbeti - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Uçağın havalanmasını beklerken, kitap okumak isteyen adamın yanında oturan yolcu, adama dönmüş ve:
- "Biliyor musunuz, bir yerde okumuştum. Eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana." demiş.
Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam, kitabı yavaşça kapatmış ve diğer yolcuya:
- "Hangi konuda sohbet etmek istersiniz?" diye sormuş.
Diğer yolcu:
- "Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz?" demiş.
Kitabını okumak isteyen adam:
- "Olabilir, bu ilginç bir konu ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. Bir at, bir inek ve bir keçi, üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket şeklinde, inek sıvı şeklinde, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar. Sizce neden?"
Sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış:
- "Bilmiyorum. Hiçbir şey aklıma gelmiyor" demiş.
Kitabını okumak isteyen adam:
- "Hiç bir bok hakkında bilgin yok. Ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istiyorsun?" demiş.

Karınca ve Ağustos Böceği

Karınca ve Ağustos Böceği - Hayvan Fıkraları - Komikler Burada

Karınca yaz boyunca çalışırken Ağustos Böceği saz çalmış.  Kış günü karınca sıcacık evinde afiyet içinde yaşıyorken bir gün kapısı çalınmış. Karınca:
- "Yine o aylak Ağustos Böceği" diye düşünmüş.  Kapıyı açınca bir bakmış gerçekten de Ağustos Böceği karşısında duruyor.
Karınca:
- "Tamam, sen yaz boyunca saz çaldın, şimdi aç kaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi? Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın böyle aç kalmazdın" demiş.
Ağustos Böceği de:
- "Merak etme. Bir şey isteyecek değilim. Ben yaz boyunca saz çalınca ayıptır söylemesi biraz para kazandım. Hatta meşhur da oldum. Şimdi Avrupa Turnesine gidiyorum, bir arzun var mı diye sormaya geldim" demiş.
Karınca bir bakmış, Ağustos Böceğinin hiç öyle aç bir hali yok. Üstü başı gayet düzgün, üzerinde bir kürk var, ağzında bir puro ve arkada da kocaman bir limuzin, önünde şoförü ile onu bekliyor.
Karınca:
- "Yok, bir şey istemiyorum. Ama Fransa'ya uğrayacaksın değil mi?" diye sormuş.  Ağustos Böceği de:
- "Evet" demiş.
Karınca:
- "İyi o zaman. Parise gidince, orada -La Fontaine- diye biri var, söyle ona, onun anasını avradını..." demiş.

İşi Bırakıyoruz

İşi Bırakıyoruz - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler, bağırıp çağırarak yollarının üzerindeki her çöp bidonuna tekme atarlar. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar ve onları durdurarak:
- "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 Lira vereceğim." der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara:
- "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı. Bundan böyle size sadece 50 Kuruş verebilirim." der.
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları ve:
- "Bakın henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 25 Kuruş verebilirim, tamam mı?" der.
İçlerinden biri:
- "Olanaksız bayım günde 25 Kuruş için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz bu işi bırakıyoruz." der.

NOT: Adam sigorta şirketinden emekli bir yöneticidir :)

27 Mart 2017 Pazartesi

Tilkinin Orucu

Tilkinin Orucu - Hayvan Fıkraları - Komikler Burada

Tilki ormanda gezmektedir. Bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür. Karnı çok açtır ama şüphelenir. Geyik budunu kontrol etmeye başlar ve bunun bir tuzak olduğunu görür. Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar.
Biraz sonra kurt gelir, geyik budunu ve yerde yatan tilki görür. Tilkiye sorar:
- "Ne yapıyorsun dostum?" Tilki cevap verir
- " Hiç. yatıyorum"
- "Burada bir geyik budu var"
- "Evet var"
- "Neden yemedin?"
Tilki sakince cevap verir:
- "Bu gün orucum"
Kurt kendinden emin:
- "Ben yiyeyim o zaman"
Tilki:
- "Buyur afiyet olsun" der.
Kurt geyik buduna uzanır uzanmaz bir patlama olur. Ortalığı toz duman kaplar. Kurt yaralanır ve hareketsiz kalır. Kurt perişan halde yatarken, tilki sakince geyik budunu yemeye başlar. Bunu gören kurt:
- "Lan şerefsiz hani oruçtun?"
Tilki pişkin pişkin:
- "Biraz önce top patladı duymadın mı?" der.

26 Mart 2017 Pazar

Dört Harfli Hayvan Adı

Dört Harfli Hayvan Adı - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

İki Trakyalı bulmaca çözüyormuş. Birisi sormuş:
- "Dört arfli bir ayvan adı?" Diğeri:
- "Oroz be ya." demiş.
 Öbürü biraz düşündükten sonra:
- "Dur emen yazmayalım indi de olabilir" demiş.

Rahatsız Ettim

Rahatsız Ettim - Sarhoş Fıkraları - Komikler Burada

Sarhoşun biri yolda giderken bir şişeye tekme atmış. İçinden bir cin çıkmış:
- "Dile benden ne dilersen" demiş.
Sarhoş:
- "Rahatsız ettim özür dilerim."

Suç Aleti

Suç Aleti - Sarhoş Fıkraları - Komikler Burada

İçki yasağının olduğu dönemde birini yakalarlar. Adam:
- "Bırakın, beni neden götürmek istiyorsunuz?" Görevliler:
- "İçki içmişsin. Seni suç aleti boş şişe ile yakaladık." demişler.
Bunun üzerine adam:
- "Bende zina aleti de var. Zina suçundan da mı yakalayacaksınız?" demiş.

25 Mart 2017 Cumartesi

Şemsiye İle Duş

Şemsiye İle Duş - Deli Fıkraları - Komikler Burada

Akıl hastanesinde doktor, şemsiye ile duş alan deliye sormuş:
- "Neden şemsiye ile duş alıyorsun?"
Deli cevap vermiş:
- "Havlumu almayı unutmuşum da."

Maymuna Dönmüşsün

Maymuna Dönmüşsün - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Hakim, sakalı uzamış Necip Fazıl'a:
- "Maymuna dönmüşsün Necip" demiş.
Necip Fazıl duvara dönerek:
- "Şimdi de duvara döndüm." demiş.

Asker Mektubu

Asker Mektubu - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel askerdedir, fakat kimi kimsesi yoktur. Bir gün Temel Başbakandan harçlık istemek için bir mektup yazar ve mektubu göndermesi için çavuşa verir. Çavuş da:
- "Temel hiç mektup göndermezdi acaba kime yazmış?" diye merak eder ve mektubu okur. Mektupta Temel'in Başbakandan 200 Lira harçlık istediğini okuyunca temele acır ve cebindeki 150 Lirayı zarfa koyup Temel'e verir. Temel parayı alınca bir mektup daha yazar. Çavuş yine mektubu okur ve mektup da şöyle yazar:
- "Sayın Başbakanım. Para için teşekkür ederim ama bundan sonra lütfen parayı banka hesabıma yatırın. Çünkü bizim lavuk çavuş gönderdiğiniz paranın 50 Lirasını yemiş."

Spagetti

Spagetti - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Fakat doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir; İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister. Hemşire:
- "Bebeğin doğduğunu sana nasıl haber vereceğim?" diye sorar. Doktor da:
- "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına "Spagetti" diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok" der. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider. Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora:
- "Sevgilim, bugün postadan senin adına İtalya'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım." der. Doktor:
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım" der ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahale sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar:
- "Spagetti, Spagetti, Spagetti, Spagetti. İkisi sosisli, ikisi sade!"

24 Mart 2017 Cuma

Fiyat Farkı


Fiyat Farkı - Politika Fıkraları - Komikler Burada

Meclis Genel Kurul Salonunun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş.
Birinci marangoz:
- "50 bin liraya olur bu iş. 20 bin lira malzeme, 20 bin lira işçilik, 10 bin lira da kâr." demiş. 
Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:
- "Siz aynı işi kaça yaparsınız?"
İkinci marangoz:
- "250 bin lira." demiş.
Bürokrat:
- "Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?" demiş.
İkinci marangoz:
- "100 bin lira bana, 100 bin lira size, 50 bin lira da bu marangoz arkadaşa veririz kapıyı yapar."

Yanlış Numara

Yanlış Numara - Komik Diyaloglar - Komikler Burada

- "Alo. Efendim."
- "Pardon galiba yanlış numara çevirdim."
- "Dikkat etsene geri zekalı."
- "Geri zekalı sensin, üstüne bir de kuş beyinlisin."
- "Ne? sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?"
- "Hayır."
- "Ben İstanbul Emniyet Müdürüyüm." (Biraz sessizlikten sonra)
- "Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?"
- "Hayır."
- "Ohhh çok şükür."

23 Mart 2017 Perşembe

Çok İyide Oldu Çok Güzel İyi Oldu Tamam mı mp4

22 Mart 2017 Çarşamba

Yamazan

Yamazan - Çocuk Fıkraları - Komikler Burada

Adamın biri, yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur:
- "Senin adın ne?" diye sorar. Çocuk tam söyleyeceği sırada:
- "Dur! Ben tahmin edeyim! Fakat ipucu olarak baş harfini söyle" diyerek çocuğun sözünü keser. Çocuk:
- "Y" der. Adam başlar saymaya:
- "Yaşar!" Çocuk başını sallar.
- "Yusuf!" Çocuk yine başını sallar.
- "Yasin!" Adam "Y" ile başlayan bütün isimleri sayar, çocuk her seferinde başını sallar. Adam iyice sinir olur, kız isimlerini de saymaya başlar, çocuk yine başını sallar. Adam en sonunda:
- "Bilemedim, neymiş be senin ismin?" diye sorar. Çocuk cevap verir:
- "Yamazan!"

21 Mart 2017 Salı

Latincesi

Latincesi - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Hasta, doktora derdini anlattı:
- "Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. canım hiç çalışmak istemiyor."
- "Şikayetiniz bunlar mı?"
- "Evet."
- "Bunun adı, tembellik."
- "Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?"

Dayak Manyağı

Dayak Manyağı - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Ben küçükken mahallede 10 kişilik bir gruptan dayak yemiştim.
- "Adamsanız tek tek gelin" dedim.
Sonra teker teker gelip beni tekrar dövdüler. Eve gidince abim:
- "Kim yaptı bunu sana? Hemen onları bana göster" dedi. Gittik. Çocukları bulduk. Bir de abimle beraber dayak yedik. Eve gelince abim:
- "Niye söylemiyon lan 10 kişi olduklarını?" dedi ve beni bir de abim dövdü.

Köpekle Konuşuyorum

Köpekle Konuşuyorum - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Mehmet Bey köpeğinin tasmasından tutmuş yolda giderken, hoşlanmadığı bir komşusuyla karşılaştı. komşusu sordu:
- "Bu eşekle nereye gidiyorsun?" Mehmet Bey:
- "Yahu bu köpek be. Köpekle eşeği birbirinden ayıramıyor musun?" diye komşusunu tersledi. Komşusu aldırışsız:
- "Ben köpekle konuşuyorum. Sen ne diye söze karışıyorsun?"

Son İstek

Son İstek - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Hapishanenin birinde idam mahkumunun infazı gerçekleşecekmiş. Her şeyi hazırlamışlar, mahkumu elektrikli sandalyeye oturtmuşlar. Hapishane müdürü mahkuma:
- "Son isteğin nedir?" diye sormuş. Mahkum:
- "Çok korkuyorum elimden tutar mısın?" demiş.

Dindar Ayı

Dindar Ayı - Cennet Cehennem Fıkraları - Komikler Burada

Ateist bir adam, bir gün ormanda gezerken etrafındaki güzelliklere bakıyor ve:
- "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş.
Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına baktığında ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış ve pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam:
- "Tanrım!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:
- "Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?" demiş. Adam utanç içinde:
- "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki ayıyı dindar yapabilirsiniz" demiş. Ses:
- "Peki" diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini ateiste indirmiş. Daha sonra iki elini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış:
- "Tanrım, senin rızan için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açıyorum, ham dolsun verdiğin nimetlere."

20 Mart 2017 Pazartesi

200 Lira

200 Lira - Fena Fıkralar - Komikler Burada

Yaşlı adam 'Viagra' adlı bir ilacın piyasaya salındığını duymuş ancak nereden ve nasıl temin edileceğini bilmiyormuş. Yaşlı adam bu konuda torununa başvurmuş. Bıçkın torun:
- "Büyükbaba, at bakalım ortaya 40 Lira,  o ilaçtan sana bulayım" demiş.  Büyükbaba:
- "Şimdi yanımda yok. Sen ilacı al, ben odana bırakırım 40 Lirayı."  demiş.
Torun ilacı sağlayıp büyükbabasına vermiş. Ertesi akşam işten dönünce odasına bakmış bir kenarda 200 Lira duruyor. Dışarı seslenmiş:
- "Büyükbaba ilaç 40 Liraydı sen 200 Lira vermişsin." Büyükbaba:
- "Ben 40 Lira verdim evlat, 160 Lira da büyükannen verdi."

Abdestsiz Namaz

Abdestsiz Namaz - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Nasrettin Hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan biri de onu izliyormuş. Namazı bittikten sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış:
- "Allah'ım sen namazımı kabul et."
Ağaçtaki adam:
- "Etmem" diye cevap vermiş. Hoca şaşırmış. Tekrarlamış:
- "Allah'ım sen kıldığım namazı kabul et."
- "Etmem."
Hocanın şaşkınlığı iyice artmış. Yine:
- "Allah'ım sen namazımı kabul et" demiş. Ağaçtaki adam tekrar:
- "Etmem" deyince hoca sinirlenmiş:
- "Etmezsen etme. Ben de zaten abdestsiz kılmıştım."

Morg

Morg - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Hasta:
- "Doktor beni morga mı götürüyorsunuz?" Doktor:
- "Evet."
Hasta:
- "Ama ben daha ölmedim ki."
Doktor:
- "Olsun, biz de daha morga gelmedik zaten."

19 Mart 2017 Pazar

Sahte Para

Sahte Para - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Oğlu, Kayserili babasından para ister:
-"Baba bana 500 lira verir misin?" der.
Baba:
- "400 Lira mı? Ne yapacaksın lan 300 Lirayı? 200 Lira neyine yetmiyor. Al sana 100 Lira." der ve çıkartıp 50 Lira verir.
Oğlu pişkin pişkin güler:
"Bana zaten 50 Lira lazımdı." der.
Babanın yanıtı :
- "Bak kerataya, sahte para vermesem beni kazıklayacaktı."

Foto Muhabiri

Foto Muhabiri - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu, sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti. Gazetesine iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen uyanık foto muhabiri çemberleri aşamayınca:
- "Yol verin. Yol verin. Ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmaya başladı.
Kenara çekilip yol verdiler. Foto muhabiri yaklaştı. Arabanın önünde bir eşek yatıyordu.

Getirin Yakalım

Getirin Yakalım - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Necip Fazıl çok sigara içiyormuş, bir gün öğrencinin biri yanına gelmiş:
- "Efendim, ben rüyamda bütün bitkilerin Allah'a secde ettiğini, fakat bir tek tütünün secde etmediğini gördüm" demiş.
Necip Fazıl bunun üzerine şu cevabı vermiş:
- "Getirin yakalım o kafiri."

18 Mart 2017 Cumartesi

Huzur Evi

Huzur Evi - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Adam, 80 yaşına gelmiş olan babasını huzur evine bırakır. Bir hafta sonra da gidip ziyaret eder. Halini, hatırını sorar:
- "Nasılsın baba? İyi bakıyorlar mı sana burada? Bir şeye ihtiyacın var mı?" Babası:
- "Oğlum, bu huzur evi çok güzel. Bana burada çok iyi bakıyorlar. Her akşam yatmadan önce bir bardak sütlü kakao, bir de viagra veriyorlar. Allah razı olsun, çok memnunum, hiç bir şeye ihtiyacım yok." der. Ziyaret sonunda adam hemen hemşireyi bulur:
- "Hemşire hanım, babam bir şeyler anlatıyor. Yatarken bir bardak sütlü kakao bir de viagra veriyormuşsunuz, doğru mu?" Hemşire:
- "Doğru. Doktor beyin talimatı. Sütlü kakao çabucak uyutuyor, viagra da yuvarlanıp yataktan düşmesine engel oluyor."

17 Mart 2017 Cuma

Titanik

Titanik - Asker Fıkraları - Komikler Burada

Hitler, ele geçirilen İngiliz, Fransız ve Yahudi üç esire bir şans tanımak istemiş:
- "Size birer soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş. İngiliz'e sormuş:
- "Titanik kaç yılında battı?"
İngiliz hemen cevap vermiş:
- "1912."
Hitler İngiliz'i göndermiş. Bu kez Fransız'a sormuş:
- "Titanik'te kaç kişi öldü?" Fransız cevap vermiş:
- "1050."
- "Tamam, sen de gidebilirsin." demiş ve Fransız'ı özgür bırakmış. Hitler daha sonra Yahudi'ye dönerek:
- "Say lan ölenlerin isimlerini." demiş.

Futbol Konuşuruz

Futbol Konuşuruz - Cennet Cehennem Fıkraları - Komikler Burada

Einstein ölünce, insanlığa olan katkılarından dolayı cennete gitmeye hak kazanmış. Einstein, sevinçle cennetteki villasına yerleşmiş ve yaşamaya başlamış. Bir gece geç saatlerde purosunu tüttürüp kitap okurken kapısı çalmış. Merakla kapıyı açınca karşısında bir adam görmüş. Adam:
- "Benim IQ'um 180" demiş.
Einstein çok sevinmiş ve hemen adama:
- "Gel içeri, seninle Quantum fiziği, izafiyet teorisi ve biraz da felsefe konuşalım" demiş ve adamı bir hafta misafir etmiş.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra yine bir akşam kapı çalınmış. Einstein kapıyı açınca karşısında yine bir adam görmüş. Adam:
- "Benim IQ'um 90" demiş.
Einstein:
- "Gel seninle siyaset ve ekonomi konuşalım" demiş ve adamı içeri almış. Einstein bu adamı da villasında bir hafta misafir etmiş.
Aradan yine biraz vakit geçmiş ve bir gece vakti kapısı tekrar çalınmış. Einstein bakmış yine bir adam:
- "Benim IQ'um 1,5" demiş. Einstein bakmış bakmış:
- "Buyur içeri, konuğum ol. Seninle de futbol konuşuruz." demiş.

Keçi Resmi

Keçi Resmi - Çocuk Fıkraları - Komikler Burada

Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu. Babası kızın elindeki bomboş kağıdı görünce sordu:
- "Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?"
- "Çimenlikte bir keçi resmi."
- "Çimenler nerede?"
- "Keçi hepsini yedi."
- "Ya keçi?"
- "Yiyecek bir şey kalmayınca o da gitti."

16 Mart 2017 Perşembe

Neden Çarptın

Neden Çarptın - Çocuk Fıkraları - Komikler Burada

Konuşma özürlü çocuk yeni taşındığı mahallesinde okula gitmek için otobüs bekliyormuş. Otobüs karşıdan görününce el sallayıp bağırmaya başlamış:
- "Toför bey, Toför bey Thur!" diye. Şoför durağa gelince durmayıp devam etmiş. Çocuğun ve onu evin penceresinden seyreden annesinin Son derece canı sıkılmış. Ertesi gün aynı saatte otobüs görününce annesinin eline verdiği bir bez parçasını sallayarak:
- "Toför bey, Toför bey. Thur. Thur.!" demiş. Yine durmadan geçmiş şoför. Üçüncü gün artık yolun ortasında durup ellerini kollarını sallayıp:
- "Toför. Töför. Thur. Thur.!" demiş. Hızla yaklaşan otobüs kırılmadık kemiğini bırakmaksızın çarpmış çocuğa. Olay yerine gelen polis çocukcağızı ambulansa yerleştirmiş ve şoföre sormuş:
- "Zavallı çocuğu gördüğün halde neden çarptın?" diye. Şoför:
- "Tayanamatım petemenke.! Tünlertir penle talka getiyor ettoluettek.!" demiş.

Pul

Pul - Politika Fıkraları - Komikler Burada

Başkan Bush'un yeni talimatı:
- "Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak"
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor. Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş:
- "Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?" Yetkili:
- "Sürdük efendim, demiş ve eklemiş:
- "Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi"

Tabiat Bilgisi

Tabiat Bilgisi - Öğrenci Öğretmen Fıkraları - Komikler Burada

Temizlikçi bir kadın dışarıdan ilkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisi soruları ve cevapları şöyle:
Soru : "Mide ne iş yapar?"
Cevap : "Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür."
Soru : "Akciğer ne iş yapar?"
Cevap : "Solunum yapar. Bizi yaşatır."
Soru : "Kalp ne iş yapar?"
Cevap : "Dolaşım yapar."
Soru : "Beyin ne iş yapar?"
Cevap : "Bizim apartmanda kapıcılık yapar."

Sünnet Derileri

Sünnet Derileri - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Bir ürolog bilimsel takılıp sünnet işini sünnetçilere bırakmamış. 20 yıllık meslek yaşamında kestiği sünnet derilerini özenle saklamış. Emekli olduğunda da bir deri ustasına götürüp:
- "Bu derilerden bana öyle bir şey yap ki 20 yıllık hatıralarım yaşasın" demiş. Bir hafta sonra yapılan eşyayı almaya gittiğinde ne görsün, ufacık bir cüzdan. Canı sıkılmış ve:
- "O kadar çok deriden yapa yapa bunu mu yaptın?" demiş. Ama usta da ustaymış, maharetini göstermiş:
- "Haklısın ufacık görünüyor ama o cüzdan okşayınca bavul oluyor" demiş.

15 Mart 2017 Çarşamba

Gül Aşıladık

Gül Aşıladık - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Trabzon Tarım Toplantısında herkes yaptığı yeni şeyleri anlatıyordu. Sıra Temel'e gelince:
- "Kuru fasulyeye gül aşıladık yellenince gül kokuyor."

14 Mart 2017 Salı

Kavuk Getirsinler

Kavuk Getirsinler - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Nasrettin Hoca, Timur Han'ın askerlerinin yanından geçerken askerlerin nişancı komutanı tarafından çağrılır.
- "Hocam şu ağaca yaslanın da askerlerimin hünerlerini size gösteriyim."
Askerlere emir verir:
- "Rahat."
- "Hazır ol."
- "Ateş." kelimesi ile hocanın kavuğuna tam 10 ok gelmiş. Kavuk delik deşik olmuştur.
Komutan:
- "Hocam askerlere söyleyeyim de size yeni bir kavuk getirsinler." der. Hoca:
- "Komutanım izin verin bir adet de şalvar alsınlar." der. Komutan:
- "Hocam biz sizin şalvarınıza bir şey yapmadık ki, ne oldu hayırdır?" diye sorar. Hoca da:
- "Yok canım ben biliyorum, onun da kavuk gibi giyilecek hali kalmadı."

Artık Takmıyorum

Artık Takmıyorum - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Adamın biri, şiddetli ishal şikayetiyle Çapa Hastanesine başvurur. İşlemleri devam ederken, karışan kağıtlar sonucunda adamı dahiliye servisi yerine psikiyatri servisine havale ederler. Aradan bir hafta geçip taburcu olma günü gelince arkadaşı bizim adamı karşılamaya gelir ve:
- "Nasıl oldu? İshalin geçti mi?" diye sorar. Bizimki de cevabı yapıştırır:
- "Hayır geçmedi, ama artık takmıyorum."

Öksürük Şurubu

Öksürük Şurubu - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel odanın içinde zıplıyormuş. Karısı:
- "Ne oldu, ne yapıyorsun öyle?" diye sormuş. Temel:
- "Öksürük şurubu içtim." demiş. Karısı:
- "Niye zıplıyorsun peki?" demiş. Temel de:
- "Sorma şişenin üzerinde iyice çalkalayın yazıyormuş, ben fark etmemişim."

13 Mart 2017 Pazartesi

Bir İnsan Hikayesi

Hakan Özkahya, inşaat teknikeriydi. İşsizdi. Sivaslıydı Hakan. Bekardı. 30 yaşındaydı. Para kazanıp bir hayat kurması gerekiyordu. Bir gün tesisat teknikerliği işi buldu.
- "Nerede?" diye sordu.
-  "Sibirya'da" dediler.
Rusya'nın en doğusunda, buzlar üzerine kurulmuş Anadir'de ihale alan bir Türk firmasında çalışacaktı. Kabul etti. Anadir'de çalışma koşulları çok ağırdı. Isı - 40 dereceydi. Kış 9 ay sürüyor, 3 ay gece olmuyordu.  Rus işçiler haftada 6 gün, günde 8 saat çalışarak 1000 dolar alırken, Türk işçiler o para için haftada 7 gün, günde 14 saat çalışmak zorundaydı. Ayda sadece 1 gün izin vardı. Yılmadı, çalıştı. Tekniker olarak işçilerden daha fazla kazanıyor, ayda 1500 dolar biriktirebiliyordu. Ama Sibirya'da, soğukta oksijensizlikten ciğerler büyüyor, ciddi sağlık sorunları baş gösteriyordu.
2 yılın sonunda Türkiye'ye döndü. Sivas'ta iş kurmak istiyordu. Olmadı. Biriktirdiği paranın bir kısmı hasta olan annesiyle babasının tedavisine gitti. O da İstanbul'a yerleşmeye karar verdi. Orada bir ev alacak, iş bulacak ve aile kuracaktı. Lakin biriktirdiği para, İstanbul'da ev almaya da yetmedi. İş de yoktu. Yine bir gurbet işi bulabildi Hakan. Afganistan'daki Amerikan askeri kampında iş alan bir Türk şirketi eleman arıyordu. Bavulu toplayıp bu kez Afgan yollarına düştü. Kutuplardan çöllere savrulmuştu. Herat'ta kuruluydu şantiye. Koşullar felaketti. Çalışanlar sobasız hangarlarda yerde yatıyordu. Yetersiz besleniyor, üşüyorlardı. Ayda 700 dolar içindi bunca eziyet. 3 ayın sonunda tedavi için izin aldı Hakan. En ucuz hava yolu şirketinden Türkiye'ye kestirdi biletini. Uçağı geçen hafta Herat'tan havalandı. Kâbil'e yaklaşırken 104 yolcusuyla düştü. Hakan'ın cesedi Kâbil'in doğusundaki bir karlı dağda bulundu. Okuyup "Vah vah" deyip geçtiğimiz haberlerin arkasında yürek burkan insan hikayeleri gizli. Sadece insan hikayeleri de değil; "döviz geliyor" diye gurbette işçilerinin denetimsiz, sefil şartlarda çalışmasına göz yuman bir ülkenin, ucuz işçilik sayesinde ihale alıp hiç gidip görmediği coğrafyalarda çalışanlarını köle gibi çalıştıran şirket patronlarının, ucuza daha çok adam taşıyabilmek için bakım harcamalarından kısan "uçan tabutlar"ın, bu uçak firmalarını ve işçileri perişan eden şirketleri uyarmayan elçiliklerin, kendi canları pahasına kazanılmış başarı haberlerinde hiç adları geçmeyip ancak kazada can verdiklerinde haber olabilen, kurtulduğunda ise kazandığını sağlık harcamalarına döken "Allah'a emanet" yüz binlerce işçinin, mühendisin, teknisyenin ve Anadolu'da onları bekleyen acılı yüreklerin de hikayesi bu.
Bu ülkenin çocukları, yaban elde karın tokluğuna çalışan işçiler, ırkçılar tarafından linç edilmiş gurbetçiler, savaş bölgesinde katledilmiş kamyoncular, dönüş uçağında, ikinci sınıf yolcu olmaktan ne zaman kurtulacak?

Kaplumbağa

Kaplumbağa - Öğrenci Öğretmen Fıkraları - Komikler Burada

Ücra bir köyün tek sınıflı ilkokuluna müfettiş geleceği haberi alınır. Bunu duyan ilkokulun tek öğretmeni panikler. Çünkü çocuklar 2. sınıfta olmalarına rağmen çok zor okumaktadırlar. Öğretmen müfettişin geleceği gün sınıfta ufak bir konuşma yapar:
- "Bakın çocuklar bugün okulumuza müfettiş gelecek. Muhtemelen de tahtaya bir şeyler yazıp okumanızı isteyecek. Müfettiş tahtaya bir şey yazmaya başlarsa hemen bana bakın ben size ne yazdığını anlatırım, siz de okumuş gibi yapıp söylersiniz."
Çocukların aklına yatmış bu tabii. Müfettiş gelmiş, kısa hoşbeşten sonra öğretmen çocuklardan birine:
- "Kalk bakalım. Şu tahtaya yazdığımı oku." demiş ve başlamış kocaman harflerle "kaplumbağa" yazmaya. Bunu gören öğretmen müfettişe çaktırmadan çocuğa bir güzel anlatmış ne olduğunu tahtadakinin. Müfettiş:
- "Oku bakalım oğlum ne yazıyor?" demiş. Öğrenci:
- "Tos - ba - ğa."

Üçgenin Alanı

Üçgenin Alanı - Öğrenci Öğretmen Fıkraları - Komikler Burada

İlkokulda, matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde öğretmiş:
- "Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür."
Çocuk bunu güzelce ezberlemiş. Akşam babası evde sormuş:
- "Bugün okulda ne öğrendiniz?" Çocuk:
- "Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını öğrendik babacığım." demiş. Baba:
- "Yaa öyle mi, peki nasıl?" diye sormuş. Çocuk:
- "Bir üçkenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür." demiş. Baba:
- "Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu şöyle: Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir." demiş.
O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oğlunun konuşmasını dinleyen dede, dayanamayıp söze girmiş:
- "İkinizin de tarifi yanlış. Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darpının nısfına müsavidir."

12 Mart 2017 Pazar

Bisiklet

Bisiklet - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Meksikalının biri her gün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla Amerika'dan ülkesine gitmek için gümrükten geçermiş.
Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış ve Meksikalıya:
- "Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten?" demiş. Meksikalı:
- "Kum" demiş.
Gümrük Memuru kum torbasına elini sokmuş, karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Meksikalı aylarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Her seferinde aynı şekilde geçen Meksikalıda hiç bir şey bulamamak gümrük memurunu deli ediyormuş ama yapabileceği bir şey de yokmuş.
1 yıl sonra Gümrük Memuru bir barda içki içerken, sınırda arayıp durduğu Meksikalının da aynı barda olduğunu görmüş. Hemen yanına gitmiş ve:
- "Artık ben emekli oldum ve sana bir şey yapamam. Çok iyi biliyorum ki sınırdan bir şey kaçırıyordun. 1 yıldır içim içimi yiyor. Lütfen bana söyler misin?  Gümrükten ne geçiriyordun?" demiş.
Meksikalı kafasını hafifçe çevirip mırıldanmış:
- "Bisiklet,"

I Am Sorry

I Am Sorry - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel, Amerika'da bir bara girip bira istemiş. O anda bara bir Alman gelmiş. Barmeni kenara çekip  barmenin kafasına bir elma koymuş. Biraz uzaklaştıktan sonra silahıyla barmenin kafasındaki elmaya nişan alarak ateş etmiş ve elmayı tam ortasından vurmuş. Ardından:
- "I Am Red Kid" demiş. Temel Almana hayran kalmış.
Biraz sonra bara bir Fransız gelmiş. O da barmeni kenara çekip barmenin kafasına bir elma koymuş. Fransız elmayı ok ile tam ortasından vurmuş ve:
- "I Am William Tell" demiş.  Temel Fransız'a da hayran kalmış.
Bunlardan cesaret alan Temel de elmayı vurmak istemiş. O da barmeni kenara çekip barmenin kafasına bir elma koymuş. Dışarı çıkıp tekrar içeri girmiş ve silahıyla barmenin kafasındaki elmaya ateş etmiş. Temel barmeni alnının ortasından vurmuş. Barmenin öldüğünü anlayan Temel:
- "I Am Sorry" demiş.

Kahverengi Pantolon

Kahverengi Pantolon - Asker Fıkraları - Komikler Burada

Osmanlı donanmasıyla Venedik donanması arasında savaş çıkmış. Venedik donanmasının komutanı Andrea Doria imiş. Gözcü, Osmanlı donanmasının yaklaştığın fark edince hemen Andrea Doria'ya haber vermiş:
- "Ufukta gemiler göründü. Osmanlı yaklaşıyor." Andrea Doria sormuş:
- "Kaç gemi var?" Gözcü:
- "10-20 kadar." Komutan hemen emir erini çağırmış:
- "Oğlum hemen bana kırmızı gömleğimi getir." demiş. Emir eri şaşırmış:
- "Neden kırmızı gömleğinizi giyiyorsunuz komutanım?" diye sormuş. Andrea Doria:
- "Savaşırken yaralanırsam kan izi belli olmasın ve de askerlerin cesareti kırılmasın diye" demiş. Bu arada gözcü tekrar:
- "Efendim gemiler 50 kadar oldular." diye seslenmiş.
Andrea Doria heyecanlanmış ve emir erine tekrar seslenmiş:
- "Kırmızı gömleği boş ver. Sen bana kahverengi pantolonumu getir."