Yaşlılıktan

Yaşlılıktan - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Yaşlı amcanın biri binbir sıkıntı ve ızdırap içinde doktora gitmiş.
Doktor:
- "Neyiniz var?" demiş.
Yaşlı amca başlamış şikayetlerini anlatmaya. Muayene derken, ilaç yazılmasını beklerken, sevgili doktor her şikayetin arkasından:
- "Yaşlılıktan amca yaşlılıktan" diyormuş.
Bir iki derken amca dayanamamış, sinirinden doktora bir tokat patlatmış.
Doktor:
- "Ne yapıyorsunuz? demiş.
Hasta gayet pişkin pişkin:
- "Yaşlılıktan oğlum yaşlılıktan" demiş.

Başka Kimse

Başka Kimse - Sarhoş Fıkraları - Komikler Burada

Adamın biri bir gün kafayı iyice çekip eve doğru yola koyulmuş ve önündeki çukuru görmeden güm diye içine düşmüş. Başlamış bağırmaya:
- "Kimse yok mu? kimse yok mu?"
Bu arada, oradan geçen bir hacı amca gelip bakmış, adam zurna gibi sarhoş. Hacı amca:
- "Bak hemşerim, seni bu çukurdan çıkarırım ama, söz ver bir daha içmeyeceksin."
Adam düşünmüş ve başlamış bağırmaya:
- "Başka kimse yok mu?"

Nereden Biliyorsun

Nereden Biliyorsun - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Yeni evli çift, balayından dönerler ve kadın kocasına:
- "Üç tane nur topu gibi evladımız olacak." der.
Koca:
- "İyi de nereden biliyorsun?"
Kadın:
- Kendileri annemin evinde bekliyorlar."

Bu Kış Soğuk

Bu Kış Soğuk - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

John, kan ter içinde odun kesmekteyken, biraz uzakta bir Kızılderilinin durduğunu fark etmiş. Kızılderili John'a şöyle bir bakıp:
- "Bu kış soğuk." demiş ve gitmiş.
John ise:
- "Yerliler bunca senedir doğayla iç içe yaşıyor, elbet bir bildiği vardır" diyerek daha fazla odun kesmeye başlamış.
Biraz sonra başka bir Kızılderili ortaya çıkmış ve John'a bakıp:
- "Bu kış çok soğuk." deyip kaybolmuş.
İyice paniğe kapılan John, deli gibi odun kesmeye başlamış. Kan revan içinde tükenecek haldeyken başka bir Kızılderili yaklaşmış:
- "Bu kış çok çok soğuk." demiş.
Kızılderili tam gidecekken, John onun gitmesine izin vermemiş ve:
- "Nereden biliyorsun?" diye sormuş.
Kızılderili gayet sakin şöyle demiş:
- "Atalarımız der ki; Beyaz adam ne kadar çok odun keserse, kış o kadar soğuk olur."

Odun Atamıyoruz

Odun Atamıyoruz - Cennet Cehennem Fıkraları - Komikler Burada

Bir adam varmış, eğilen birini görünce hemen parmak atarmış. Bir gün bu adam ölmüş. Melekler, adamı alıp cehenneme götürmüşler. Zebaniye:
- "Bu adam cayır cayır yanacak" demişler ve dönüp gitmişler. Bir zaman geçmiş, melekler, adamı merak edip, cehenneme gitmişler. Bir bakmışlar ki cehennem buz gibi. Hemen Zebaninin yanına gidip sormuşlar:
- "Biz sana bu adam cayır cayır yanacak dedik. Burası neden buz gibi?"
Zebani cevap vermiş:
- "Bu lavuğu buraya koydunuz koyalı, eğilip de bir odun atamıyoruz ki."

Mezarlığın Önünde

Mezarlığın Önünde - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel otomobil hırsızlığı suçlaması ile mahkemeye çıkarılmıştır.
Hakim:
- "Söyleyecek bir sözün var mı?" diye sorar.
Temel:
- "Ben sahibi yoktur zannetmiştim hakim bey."
Hakim:
- "Ne alaka yahu? Neden öyle düşündün?"
Temel:
- "Mezarlığın önünde park edilmişti."

Yunus Balığı

Yunus Balığı - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel bir gün ölmüş ve öbür tarafa gitmiş. Öteki dünyada, görevliler listeye bakmışlar ve Temel'e:
- "Ya senin adın listede yok, sen bugün ölmeyecektin, yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara göre insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?" demişler.
Temel biraz düşündükten sonra:
- "Yunus olayım." demiş ve anında yunus olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmiş ki Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş.
Görevli sormuş:
- "Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?"
Temel masum bir şekilde cevaplamış:
- "Yüzme bilmiyorum, boğuldum."

İdrar Tahlili

İdrar Tahlili - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar:
- "Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?"
Adam:
- "Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler." der.
Bu sefer Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Ne olduğunu anlayamayan adam Temel'e sorar:
- "Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın?"
Temel:
- "Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim."

Otomatik Lamba

Otomatik Lamba - Sarhoş Fıkraları - Komikler Burada

Adam geç saatte zil zurna sarhoş eve geldi. Karısı uyuyordu. Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra karısının yanına geldi ve kadını uyandırdı.
- "Karıcığım"
- "Ne var?"
- "Sen ne mükemmel bir kadınsın be, bir tanesin."
- "Ne oldu gene?"
- "Ne olacak tuvaletimize o otomatik lambayı ne zaman taktırdın? Harika olmuş."
- "Ne diyorsun sen ne lambası?"
- "Valla ne bileyim hayatım, tuvaletin kapısını açınca ışık yanıyor, kapatınca sönüyor."
Bunu duyan kadın öfkeyle yerinden fırladı:
- "Allah belanı versin pis sarhoş, yine mi buzdolabına işedin?"

Kevser

Kevser - Öğrenci Öğretmen Fıkraları - Komikler Burada

İmam Hatip Lisesinde teftiş yapan bir müfettiş sınıfa girer. Ders Kuran-ı Kerim dersidir. Müfettiş bir öğrenciyi kaldırarak ismini sorar.
Öğrenci:
- "Fatih" diye cevap verir.
Müfettiş:
- "Peki öyleyse yavrum, Fatiha suresini oku bakalım." der.  Çocuk sureyi okur. Sıra başka bir öğrenciye gelmiştir.
Müfettiş sorar:
- "İsmin ne çocuğum?"
Çocuk cevap verir:
- "İsmim Yasin ama, arkadaşlar bana kısaca Kevser derler."

Sırıtmanı Engeller

Sırıtmanı Engeller - Fena Fıkralar - Komikler Burada

Genç rahibelerden biri koşarak gelir ve baş rahibenin önünde diz çökerek:
- "Değerli hemşire, sormayın başıma neler geldi."
- "Neler geldi kızım?"
- "Arka bahçede çiçek topluyordum, nereden geldi bahçıvanın oğlu ortaya çıktı ve maalesef bana..."
- "Sahip mi oldu?"
- "Evet"
- "Hımmmm, peki kızım sen şimdi git, mutfaktan bir limon al, kes ve suyunu iç."
- "Aaa, limon hamileliği önler mi?"
- "Hamileliği önlemez de, en azından sırıtmanı engeller."

Jean Claude Van Damme

Jean Claude Van Damme - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Bir gün, ünlü aktör Jean Claude Van Damme,  Trabzon'da film çekmeye gelmiş. Bir sahnede, çatıdan diğer çatıya atlayarak katillerden kurtulacakmış. Gecenin bir yarısı, film çekimleri devam ediyormuş. Fakat bizim Temel'in çekimlerden haberi yokmuş. Çekim sırasında, Jean Claude Van Damme bir çatıdan diğer çatıya atlamış ama atladığı çatının altındaki odada Temel yatıyormuş. Temel gürültüyü duyunca sinirli bir şekilde:
- "Kim var ordaaa?" diye bağırmış.
Çatıdaki:
- "Jean Claude Van Damme." demiş.
Temel de:
- "Gelirsem oraya dördünüzü de döverim."

Doktor Kızacak

Doktor Kızacak - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Bir köyde, ateşli bir hasta varmış. Köylüler hastayı kasabaya doktora getirmişler. Doktor hastaya fitil vermiş ve:
- "Köye döndüğünüz gibi hastaya bunu anal yoldan verin" demiş.
Köylüler:
- "Tamam doktor bey" deyip köye gelmişler. Köyde birbirlerine:
- "Anal yol ne demek?" diye sormuşlar. Fakat kimse bilememiş. Bu nedenle hastaya bir türlü ilacı verememişler. Hastanın durumu da gitgide kötüleşmeye başlamış. Bunun üzerine köylüler, doktora telefon etmeye karar vermişler. Muhtar doktora telefon edip:
- "Doktor bey, cahilliğimize verin, biz bunu ne yapacağımızı anlamadık." demiş.
Doktor:
- "Anüsten verin." demiş. Muhtar:
- "Tamam doktor bey" deyip telefonu kapatmış ve köylülere dönüp:
- "Doktor anüsten verin dedi" demiş.
Köylüler yine birbirlerine:
- "Anüs nedir?" diye sormuşlar fakat yine kimse bilememiş. Köylüler tekrar:
- "Doktoru arayıp öğrenelim" demişler. Muhtar, doktoru arayıp:
- "Kusura bakma doktor bey, biz yine ne yapacağımızı bilemedik." demiş.
Karşıdan doktor bir şeyler söylemiş. Muhtar köylülere dönmüş:
- "Doktor, makattan verin dedi" demiş.
Köylüler yine birbirlerine:
- "Makat nedir?" diye sormuşlar ama makat ne bilen yok. Hasta da gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyor. son çare, doktoru bir kez daha aramaya karar vermişler. Yine muhtar, telefonun başına geçmiş. Ama bir yandan da:
- "Arayıp duruyoruz ama, doktor çok kızacak"  diye söylenmeye başlamış. Sonunda telefonu açmış ve durumu anlatmış. Doktor yine bir şeyler söylemiş.
Telefonu kapatan muhtar, yüzü kızarmış olarak köylülere dönmüş:
- "Ben size doktor kızacak demiştim, götüne sokun dedi."

Fitil

Fitil - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Yaşlı ve cahil bir köylü, bağırsaklarında duyduğu rahatsızlıktan dolayı bir doktora gitmiş ve şikayetlerini uzun uzun doktora anlatmış. Doktor, muayeneden sonra, yaşlı adama bir fitil yazmış ve bir hafta sonra tekrar gelmesini istemiş. Bir hafta sonra yaşlı adam doktora gelip:
- "Durumumda hiçbir düzelme olmadı" demiş.
Doktor bu duruma biraz şaşırıp, daha güçlü bir fitil yazarak yaşlı adamı evine yollamış.
Bir hafta sonra yaşlı köylü tekrar aynı sorunla gelmiş. Doktor bu kez, en kuvvetli fitillerden birini yazıp, adamı göndermiş. Bir hafta sonra yaşlı adam sinirli bir şekilde hastaneye gelip doktorun önüne ilaç kutusunu atmış ve:
- "Verdiğin bu ilaçlar, hiç bir işe yaramıyor." diye çıkışmış.
Doktor sonunda dayanamayıp sormuş:
- "Amca ne yapıyorsun sen bunları? Yoksa yutuyor musun?"
Yaşlı köylü, kızgın bir şekilde cevap vermiş:
- "Ne yapacaktım ya, kıçıma mı sokacaktım."

Hayvanat Bahçesi

Hayvanat Bahçesi - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel, bir maymunu tasmasından tutarak gezdirirken yolda hayvan sever bir arkadaşına rastlar.
Arkadaşı:
- "Temel bu hayvana yazık değil mi? Onu hayvanat bahçesine götürsene" der.
Temel de:
- "Tamam" der.
İki gün sonra, Temel, aynı arkadaşıyla yine karşılaşır.
Arkadaşı sorar:
- "Hani hayvanat bahçesine götürecektin maymunu?"
Temel:
- "Götürdüm da, şimdi de sinemaya götürüyorum."

Kavanozun Kapağı

Kavanozun Kapağı - Doktor Hemşire Fıkraları - Komikler Burada

Bir gün seksenlik ihtiyar, sperm testi yaptırmak için doktora gider. Doktor adama bir kavanoz verir ve:
- "Bunu doldurup yarın bana getirin." der.
 Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. Doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar. İhtiyar anlatmaya başlar:
- "Doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim gene olmadı. Karımı çağırdım, o da sağ ve sol eliyle denedi, gene olmadı. Baktık olacak gibi değil, komşunun karısını çağırdık, o da iki eliyle denedi gene olmadı. Doktor kendini tutamamış ve:
- "Ne yaptınız siz? komşunun karısını da mı çağırdınız?" diye sormuş.
İhtiyar da:
- "Ne yapalım, bir türlü açamadık şu lanet kavanozun kapağını."

İçkiyi Bıraktım

İçkiyi Bıraktım - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel her gün meyhaneye gidiyormuş ve her gün üç bira içiyormuş. Bu durum bir süre sonra barmenin dikkatini çekmiş ve merak edip, sebebini sormuş:
- "Niye hep üç tane bira içiyorsunuz?"
Temel:
- "Biz üç kardeşiz ve hepimiz dünyanın farklı yerlerindeyiz. Hepimiz, bara girdiğimizde birbirimizin yerine de içeriz. Diğer ikisi olmadığından öteki iki birayı onların yerine içiyorum." demiş.
Yine bir gün Temel bara gelmiş ve iki bira istemiş. Barmen biraları verdikten sonra sormuş:
- "Hayırdır bugün iki bira içiyorsunuz, Allah rahmet eylesin, kardeşinizin biri öldü herhalde?"
Temel cevap vermiş:
- "Hayır ben içkiyi bıraktım da."

İsmimiz Okunsun

İsmimiz Okunsun - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel ile Dursun, İstanbul’da minibüsle bir yere gidiyorlarmış.
Her durağa yaklaştıklarında minibüs şoförü:
- "Levent, Fatih, Eyüp" diyormuş.
Bir türlü istedikleri durağa varamayan Dursun çok sıkılmış ve Temel'e sormuş:
- "Ula Temel biz ne zaman ineceğiz?"
Temel de cevap vermiş:
- "Ula Dursun çatlama. İsmimiz okunsun ineriz."

Temel ve Maymun

Temel ve Maymun - Temel Fıkraları - Komikler Burada

NASA uzay üssünde, yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel, maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumaya başlamış.
Maymunun görevleri;
- "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak, her iki saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak, mekik içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek, yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek."
Maymunun görevlerini okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış:
- "Maymunu iyi besle."

Neden Konuşmadın

Neden Konuşmadın - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Adam, bir yıldır hiç konuşmadığı karısından ayrılmak ister ve mahkemeye başvurur.
Hakim adama sorar:
- "Bir yıldır, karınla neden konuşmadın ve ona tek bir söz bile söylemedin?"
Adam cevap verir:
- "Lafını kesmek istemedim, hakim bey."

Özel Hayat

Özel Hayat - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel, bir gün, keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş.
Arkadaşı Dursun, yolda onu görüp:
- "Ula Temel, ne yapıyorsun?"
- "Ula Dursun, görmüyor musun? Köpeğimi gezdiriyorum."
- "Ula Temel, bunun boynuzları var."
- "Valla, ben onun özel hayatına karışmıyorum."

Çaresizlik

Çaresizlik - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Hakim, Temel'e sorar:
- "Neden adamın başına sandalyeyle vurdun?"
Boynu bükük Temel:
- "Ne yapayım efendim, çaresizlik. Masayı kaldıramadım ki."

Üç Vampir

Üç Vampir - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Üç vampir, köyün birini basıyorlar. Birinci vampir gidiyor ve bir süre sonra geliyor. Ağzı burnu kan içinde. ötekiler hemen soruyorlar:
- "Ne yaptın anlat bakalım?"
Vampir anlatmaya başlıyor:
- "Şu caddeyi görüyor musunuz?"
- "Görüyoruz."
- "Caddenin başındaki evi görüyor musunuz?"
- "Görüyoruz."
- "İşte oradaki insanların kanını içtim." diyor.
İkinci vampir de gidiyor ve bir süre sonra geliyor. Onun da ağzı burnu kan içinde. Ötekiler hemen soruyorlar:
- "Sen ne yaptın anlat bakalım?"
Vampir böbürlenerek anlatmaya başlıyor:
- "Şu yolu görüyor musunuz?"
- "Görüyoruz."
- "Yolun sonundaki ahırı görüyor musunuz?"
- "Görüyoruz."
- "İşte oradaki atların kanını içtim." diyor.
Üçüncü vampir de gidiyor ve uzun bir süre sonra geliyor. Bununda ağzı burnu kan içinde. Ötekiler hemen soruyorlar:
- "Sen ne yaptın anlat bakalım?"
Vampir ağlamaklı anlatmaya başlıyor:
- "Şu yolun sonundaki ahırı görüyor musunuz?"
- "Görüyoruz."
- "Önündeki direği görüyor musunuz?"
- "Görüyoruz."
- "İşte ben o direği görmedim."

Parfüm

Parfüm - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

Yaşlı kadın, lüks otelin en üst katından iniyordu. Ara katlardan birinde, asansör durdu. Kapı açıldı. Genç ve güzel bir kız içeri girdi. Onunla birlikte, asansörü yoğun bir parfüm kokusu da doldurdu. Yaşlı kadın, parfüm kokusunu derin derin içine çekince, genç kız mağrur bir eda ile kadına baktı ve:
- "Giorgio - Beverly Hills. Küçücük bir şişesi bile 100 bin lira." dedi.
Biraz sonra asansör yine durdu. Yine çok şık, genç bir kadın girdi. O da buram buram parfüm kokuyordu. Yaşlı kadın yine koklamaktan kendini alamadı. Yeni binen Genç kadın da yaşlı kadına dönerek, kibirli bir Tavırla:
- "Chanel 5 numara. Mini mini bir şişesi bile 150 bin lira." dedi.
Biraz sonra asansör, yaşlı kadının ineceği katta durdu. Kadın asansörden çıkmadan büyük bir gürültü çıkartarak yellendi. Sonra da asansörde kalan iki alımlı genç kadına dönerek:
- "Ayşe kadın fasulye. Kilosu 7,5 lira."

Seninkini Arayalım

Seninkini Arayalım - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

İki adam, Alışveriş Merkezinde karılarını kaybetmiş, hararetle arıyorlarmış. Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar:
- "Ne oluyor birader" demeye kalmamış, birisi:
- "Kardeş, kusura bakma, karımı kaybettim de onu arıyorum." demiş.
Diğeri:
- "Sende kusura bakma, ben de karımı arıyorum." demiş.
Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki:
- "Arkadaşım, madem ikimiz de karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım. Eğer rastlarsak, Alışveriş Merkezinin önüne gitmesini söyleriz'' demiş.
Diğeri:
- "Tamam" demiş ve başlamış karısını tarif etmeye:
- "Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor" demiş ve diğer adama:
- "Senin karın nasıl biri" diye sormuş.
Diğer adam cevap vermiş:
- "Boşver benimkini, seninkini arayalım."

Hawaii Köprüsü

Hawaii Köprüsü - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Adamın biri, California'da bir kumsalda yürürken, ayağı eski bir lambaya takılmış. Adam lambayı kumların içinden çıkarmış ve ovalamış. Bir süre sonra, lambadan cin çıkmış. Adam çok şaşırmış.
Cin başlamış konuşmaya:
- "Tamam, beni lambadan kurtardın ama bu ay içindeki dördüncü çıkarılışım ve bu işten sıkılmaya başladım. Bu yüzden, 3 dileği unut. Sadece 1 dilek hakkın var!" demiş.
Adam oturmuş ve bir süre düşündükten sonra:
- "Her zaman Hawaii'ye gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz beni çok kötü tutar. Benim için Hawaii'ye bir köprü yap. Böylece arabayla oraya gidebileyim" demiş.
Cin gülmüş ve:
- "Bu imkansız. Bu işin lojistiğini düşün. Köprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün. Olmaz, başka bir dilek düşün" demiş.
Adam:
- "Tamam" demiş ve güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda:
- "Dört kere evlendim ve boşandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onunla ilgilenmediğimi söylerdi. Bu yüzden, kadınları anlayabilmeyi diliyorum. Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini, onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum." demiş.
Bunun üzerine Cin:
- "Köprü iki şeritli mi olsun, dört şeritli mi?"

İki Organ

İki Organ - Cennet Cehennem Fıkraları - Komikler Burada

Meleğin biri Adem’e gelip:
- "Sana bir iyi bir de kötü haberim var" der.
Adem:
- "O zaman önce iyi haberi ver" der.
Melek:
- "Sana iki yeni organ verilecek. Birinin adı Beyin. Yeni şeyler üretmeni, problemleri çözmeni, Havva ile zeki sohbetler etmeni sağlayacak. İkinci organın adı ise henüz belli değil. Bu sana inanılmaz zevk verecek, üremeni sağlayarak dünyanın nüfusunu arttırmaya yarayacak, Havva'yı çok memnun edebileceksin, sana daha da aşık olacak" der.
Adem çok heyecanlanır:
- "Bunlar harika hediyeler. Böyle güzel iki haberden sonra hangi haber kötü gelebilir ki?" diye sorar. Melek Adem'e üzüntü içinde bakar ve:
- "Bu iki organı, asla aynı anda kullanamayacaksın!" der.

Tercih

Tercih - Öğrenci Öğretmen Fıkraları - Komikler Burada

İki mühendislik öğrencisi kampüs içerisinde yürürken biri diğerine sorar:
- "Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun?"
Diğeri cevap verir:
- "Dün tek başıma dolaşırken, bir yandan da okulu bitirince ne iş yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana:
- "Hangisini istiyorsan al." dedi.
Diğer öğrenci arkadaşını doğrularcasına, başını sallayarak:
- "İyi seçim yapmışsın, elbiseler belki sana uymayabilirdi."

Canlı Balık


Kumkapı'da bir balıkçı bağırıyor:
- "Canlı balık, canlı balık."
Yaşlı bir teyze yaklaşıp soruyor:
- "Evladım balıklar taze mi?"
- "Canlı balık, canlı balık."
- "Evladım balıklar taze mi?"
- "Teyze, canlı diyoruz ya işte."
- "A evladım, ben de canlıyım ama, taze miyim?"

İki Tavuk

İki Tavuk - Karışık Fıkralar - Komikler Burada

İki fakir muhabbet etmektedir. Fakir adamın biri diğer fakir arkadaşına sorar:
- "Arkadaş mesela, senin iki araban olsa birini bana verir miydin?"
- "Tabii ki verirdim."
- "Kardeşim, peki iki evin olsaydı, birini bana verir miydin?"
- "Ne demek tabii ki verirdim."
- "Peki iki tavuğun olsaydı birini bana verir miydin?"
- "Hayır, veremem."
- "Peki niye veremezsin?"
- "İki tavuğum var da onun için."

Sinyal Vermediniz

Sinyal Vermediniz - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel, bir gün arkadaşına telefon etmiş. Karşısına sekreter çıkmış.
Temel:
- "Ben telesekretere not bırakacaktım." demiş.
Sekreter kız:
- "Notunuzu bana bırakabilirsiniz." demiş.
Temel uzunca bir süre beklemiş. Ses çıkmamış.
Sekreter kız:
- "Hala bir şey söylemediniz" diye sorunca Temel cevap vermiş:
- "Sinyal vermediniz ki."

Çok Geziyor

Çok Geziyor - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Komşuları Nasrettin Hocaya dert yanıyorlar:
- "Yahu Hoca senin karı çok geziyor."
Hoca:
- "Olur mu canım? O kadar gezse, arada bir bizim eve de uğrar."

Müsrif Kadın

Müsrif Kadın - Kayserili Fıkraları - Komikler Burada

Kayserili iki arkadaş aralarında konuşurlarken, biri diğerine karısından dert yandı:
- "Yahu bizim hanım çok müsrif. Para yetişmiyor. İnanmazsın, Pazartesi 100 lira istedi, Salı 200 lira, Çarşamba 400, dün de 700 lira."
- "Acıdım sana vallahi, nereye harcıyormuş bu parayı?"
- "Ne bileyim ben, verdiğim yok ki."

Süpermen

Süpermen - Karı Koca Fıkraları - Komikler Burada

Adam sabaha karşı altıda evine gelmiş.
Eşi başlamış sorular sormaya:
- "Dün gece neredeydin Süpermen?"
- "Müşterileri yemeğe çıkardım patronla."
- "Peki sonra ne yaptınız Süpermen?"
- "Bir bara götürdük, striptiz kulübüne."
- "Sen ne yaptın orada Süpermen?"
- "Hiiç, sadece bir bira içtim ve patronla müşterileri otele bıraktık."
Adam ardından sormuş:
- "Neden bana geldiğimden beri Süpermen diyorsun?"
Eşi cevaplamış:
- "Sadece Süpermen külotunu pantolonunun üstüne giyiyor da ondan."

Roman Lazım

Roman Lazım - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel kırtasiyeye girmiş, tezgahtara:
- "Bana bir roman lazım." demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş:
- "Efendim ağır mı olsun, hafif mi?"
Temel:
- "Fark etmez, nasıl olsa arabam dışarıda."

Nasıl Isıtıyorsunuz

Nasıl Isıtıyorsunuz - İngiliz Alman Fransız Fıkraları - Komikler Burada

Fransız, İngiliz ve Türk, bir uçak kazasında ölüp, cehenneme gitmişler. Zebani, bunları karşılamış ve kayıt işlemlerine başlamış. Bizimki içeriye bir göz atıp, terlemeye başlayınca, Zebaniye dönüp merakla:
- "Abi sizin işiniz de zor valla. Nasıl ısıtıyorsunuz burayı?" diye sormuş.
Zebani bizimkinin yüzüne bakıp şöyle demiş:
- "Türksün sen dimi?"

Ülkemi Seviyorum

Ülkemi Seviyorum - İngiliz Alman Fransız Fıkraları - Komikler Burada

Bir Alman, bir Fransız, bir de bizim Temel gizli bir örgüt tarafından yakalanırlar ve bunlara sorulur:
- "Ülkeni mi daha çok seviyorsun, yoksa karını mı?"
İlk önce Alman'a sormuşlar. Alman tabii ki:
- "Ülkemi" demiş.
- "Tamam o zaman, al şu silahı, içeride karın var, git öldür." demişler.
Alman girmiş içeri, 5 dakika sonra çıkmış:
- "Ne oldu?" demişler.
- "Vuramadım, karımı daha çok seviyormuşum." demiş.
Fransız'a sormuşlar.
Fransız da:
- "Ülkemi" demiş.
- "Tamam, al şu silahı, gir, odada karın var öldür." demişler.
Fransız da öldüremeden çıkmış:
- "Karımı daha çok seviyormuşum" demiş.
Sıra Temel'e gelmiş. Temel de:
- "Ülkemi seviyorum." demiş.
- "Al şu silahı, içeride karın var, git öldür." demişler.
Temel içeri girmiş. 15 dakika sonra içeriden tak-tuk-çat-çut sesler gelmiş. Temel dışarı çıktığında sormuşlar:
- "Ne oldu, içeride bu kadar kaldın?" demişler.
Temel de:
- "Ne olacak, verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı, ben de sandalye ile karımın kafasını kırdım." demiş.

Kuyruk Acısı

Kuyruk Acısı - Yaşanmış Hikayeler - Komikler Burada

Zamanın birinde, bir oduncu, ormanda odun keserken, çalı arasında bir yılana rastlamış. Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak üzereyken, bir an göz göze gelmiş. Yaradan'a olan aşkı -yılan bile olsa- yaratılana yansımış ve yılana vurmaya kıyamamış. Yılan da duygulanmış ve dile gelmiş:
- "Ey insanoğlu, sen bana kıyamadın, ben de sana iyilik edeceğim'' demiş.
Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş. Biraz sonra ağzında bir altın lira ile dönmüş ve:
- "Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın lira vereceğim." demiş.
Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün şenlik olmuş. Ailesi dahil hiç kimseye olanı biteni anlatmamış. Herkes sadece oduncunun çok çalıştığı için durumunun düzeldiğini zannetmiş. Oduncu yıllar boyu her gün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile buluşmuş ve altınını almış. Bir gün oduncu ağır hastalanmış. Kuyunun başına gidemez olmuş. Birkaç gün geçince bolluğa alışmış evinde, darlık başlamış. Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış:
- "Kör kuyunun başına git ve oğlum olduğunu söyle, yılan sana altın verecek." demiş.
Oğlu inanmamış ama gitmiş. Yılan önce saklanmış, sonra ortaya çıkmış. Onun oduncunun oğlu olduğuna iyice kanaat getirince de kuyuya inip bir altın getirmiş. Oğlan önce inanmadığı hikayenin gerçek olduğunu görünce hırsa kapılmış:
- "Kim bilir daha ne kadar altın var kuyunun içinde." diye düşünmüş. Hırsla yılanı öldürmek için bir hamle yapmış, ıskalamış ama yılanın kuyruğunu koparmış. Yılan da can havliyle dönüp oğlanı sokmuş ve öldürmüş. Akşam yaklaşıp da oğlu gelmeyince, oduncu iyice endişelenmiş. Hasta yatağından sürünerek bile olsa kalkmış. Kuyunun başına gitmiş ki oğlu cansız yatıyor. Yılan da o anda görünmüş; kuyruğu yok ve kanlar içinde. Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş. Canının parçası oğlu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılan da yaralı:
- "Hatalı olan oğlum olmalı." demiş ve yılandan özür dilemiş:
- "Tekrar dost olalım." demiş. Yılan ise acı acı gülümsemiş:
- "Çok isterdim ama sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı varken biz artık dost olamayız." demiş.

Cephanelik

Cephanelik - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Komutan sorar:
- "Söyle bakalım Temel, cephanelik önünde nöbet tutuyorsun, birden cephanelik infilak etti, ne yaparsın?"
- "Herkesin duyması için, havaya bir el ateş ederim komutanım."

Yerinizi Bildirin

Yerinizi Bildirin - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Pilot Temel, telsizde var gücüyle bağırıyordu:
- "Ula, sağ motor bozuldu. Düşüyorum, düşüyorum. Meydey düşüyorum. Kule düşüyorum."
Kule hemen cevapladı:
- "Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."
Temel gayet ciddi:
- "Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."

Hacker Temel

Hacker Temel - Temel Fıkraları - Komikler Burada

- "Sayın Mesajı Alan Kişi;
Şu anda bir Türk Laz Virüsü almış bulunuyorsunuz.
Biz, Trabzon-Türkiye'de henüz yeterli teknolojik imkanlara sahip olmadığımızdan, bu bir Manuel virüstür.
Lütfen, kendi hard diskinizdeki bütün dosyaları kendiniz silerek yok ediniz ve bu mail bildiğiniz herkese gönderiniz.
Bize yardımcı olduğunuzdan dolayı çok teşekkür ederiz."
Hacker Temel

Sinyal

Sinyal - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Temel bir meydanda arabasıyla 220. turunu atmaktaymış. Görenler sormuşlar:
- "Niye aynı yerde dönüp duruyorsun."
Temel cevap vermiş:
- "İsteyerek olmuyor, arabanın sinyali takıldı da."

Maça Gitmiyorum

Maça Gitmiyorum - Spor Fıkraları - Komikler Burada

İki fanatik futbolsever kendi arasında konuşmaktadır.
- "Maça gitmiyor musun?"
- "Ne diye maça gideyim? Oynanan futbol değil ki. Hakemler kötü. Oynanan oyun itiş kakış. Saatlerce gişe önünde, kuyrukta bekle. İçeride kavga gürültü. Çıkışta vasıta bulamıyorsun."
- "Ben de tıpkı senin gibi maça gitmiyorum. Beni de senin gibi, karım bırakmıyor."

Enayi

Enayi - Hayvan Fıkraları - Komikler Burada

Bir araştırmacı, sabır ve dikkatle çalışarak iki fareye, acıktıkları zaman burunları ile bir zile basmayı öğretti. Üç gün sonra bu farelerden biri diğerine şöyle diyordu:
- "Enayiyi amma alıştırdık ha. Her zile bastığımızda bize peynir veriyor."

Denizin Suyu

Denizin Suyu - Çocuk Fıkraları - Komikler Burada

İki çocuk oturmuş konuşuyorlardı.
Biri sordu:
- "Balıklar acaba terler mi?"
- Tabii ki terler."
- "Nereden biliyorsun?"
- "Terlemeselerdi denizin suyu tuzlu olur muydu?"

Kırk Yıllık Sirke

Kırk Yıllık Sirke - Nasrettin Hoca Fıkraları - Komikler Burada

Bir arkadaşı Nasrettin Hoca'ya sormuş:
- "Hocam sizde kırk yıllık sirke varmış."
Nasrettin Hoca da:
- "Var" demiş.
Arkadaşı:
- "Biraz versene ilaç yapacağım" demiş.
Nasrettin Hoca:
- "Her isteyene verseydim, o sirke, kırk yıl durur muydu sence?" demiş.

Heyecanlı Damat - Komik Videolar

Opera


Dursun Temel'i alıp operaya götürmüş.
Temel, opera söyleyen kadını görünce Dursun'a sormuş:
- "Adam niye kızmış kadına?"
- "Kızmamış. Nereden çıkardın?"
- "O zaman, kadın niye bağırıyor?"

Çıplaklar Kampı

Çıplaklar Kampı - Fena Fıkralar - Komikler Burada

Yaşlı adam dul kaldıktan sonra, vakit geçirmek için turla, Avrupa seyahatine çıkmış. Konakladıkları otelde, yerel gazetede gördüğü 'çıplaklar kampı' ilanı üzerine kampa gitmeye karar vermiş. Tur operatörüne giderek:
- "Ben hasta oldum. Bu nedenle, 'bir haftalık çevre illeri gezisine' gidemeyeceğim, dönüşte beni buradan alın." diyerek, doğru çıplaklar kampının yolunu tutmuş. Yaşlı adam, kampın kapısından içeri girmiş, her taraf yemyeşil, deniz masmavi, resepsiyonda iki tane çıplak kız. Kızlardan biri:
- "Hoş geldiniz efendim."
- "Hoş bulduk yavrucuğum"
- "Ne kadar kalacaksınız?"
- "Bir hafta." demiş.
Kayıtlar yapılmış. İhtiyar adam odasına yerleştikten sonra, kurallar gereği soyunarak aşağı inmiş. Ancak utanıyor, önünü, arkasını tutarak, ağaçların arasında gezerken, uzakta çıplak bir esmer hatun görünce bizim altmışlık ihtiyarın yaşlı kuşu havalanmaya başlamış. Tam o esnada çalıların arasından sarışın bir kız çıkmış ve:
- "Buyrun efendim. Beni çağırdınız."
- "Çağırmadım."
- "Çağırdınız efendim, kuş havalanınca ben gelirim." demiş.
İhtiyar oracıkta işi bitirip, bir de teşekkürden sonra, uzaklaşmış. Bizim ihtiyar inanamamış. Cennette olduğunu zannederek, çimlere uzanıp yorgunluk atmaya başlamış. İşte o rehavetle 'zooorrrt' diye bir gaz koyvermiş. O anda çalıların arasından NBA basketbolcusu gibi bir zenci çıkmış. Kalın bir sesle:
- "Buyrun beni çağırdınız."
- "Kimseyi çağırmadım evladım."
- "Çağırdınız efendim, zooorrrt yapınca ben gelirim" demiş ve bizim moruğu halletmiş. Bizim ihtiyar arkasını tuta tuta, homurdanarak, eşyasını toparlamış, doğru resepsiyona hesabını kesmeye gelmiş. Resepsiyondaki kız:
- "Nereye gidiyorsunuz efendim, daha geleli iki saat oldu. Daha birçok sürprizimiz var."
- "Kızım bana bak, ben altmış yaşındayım. Benim kuş, haftada bir kaç defa havalanır ama ben günde en az 20 defa gaz çıkarırım."

Yedek

Yedek - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Futbolcu Temel, yeni bir kulübe transfer olmuş.
Kendisiyle yapılan röportajda:
- "Şimdi yedekte kalmak için çalışıyorum." demiş.
Muhabir:
- "Herhalde, takıma girmek için demek istediniz?"
- "Yoo, yedekte kalmak için dedim."
- "Neden?"
- "Maçları daha rahat seyretmek için."

Temelin Vasiyeti

Temelin Vasiyeti - Temel Fıkraları - Komikler Burada

Yolculuktan dönen İdris, kahvede oturanlara sordu:
- "Yahu bizim Temel nasıl öldü?"
- "Kalpten gitti." dediler.
- "Vasiyeti falan var mıydı?"
- "Vardı. Beni denize gömün" demişti.
- "Gömdünüz mü?"
- "Gömdük ama, mezarını kazarken çok kayıp verdik."